Avukat, Yazar, Şair Galip Erdem edebi kişiliği, hayat hikayesi ve eserleri merak ediliyor. Kitap severler arama motorlarında Galip Erdem hakkında bilgi edinmeye çalışıyor. Galip Erdem hayatını, kitaplarını, sözlerini ve alıntılarını sizler için hazırladık. İşte Galip Erdem hayatı, eserleri, sözleri ve alıntıları...

Doğum Tarihi: 1930

Doğum Yeri: Rize

Ölüm Tarihi: 1997

Ölüm Yeri: Gazi Üni.

Galip Erdem kimdir?

10 Mart 1930 tarihinde Rize'nin Fındıklı ilçesinde doğdu. İlkokulu Fındıklı'da bitirdikten sonra babasının memuriyetindan dolayı ortaokulu Bitlis ve Siirt'te, liseyi Erzurum'da okudu. A. Ü. Hukuk Fakültesi'ni bitirdi (1959).

Çalışma hayatına 1953 yılında PTT'nin Yenişehir şubesinde başladı. Millî Emlâk Genel Müdürlüğü'nde (1954), İETT'de (1956), GİMA T.A.Ş.'de (1957-1959) çalıştı. 1959'da kısa süre Bayındırlık Bakanlığında Tevfik İleri'nin müşaviri oldu. Avukatlık stajını İzmir'de tamamladı (1963). 1966'dan itibaren Millî Eğitim Bakanlığında, Başbakanlıkta, Turizm Bakanlığında müşavirliklerde bulundu. 1982'de emekliye ayrıldı ve aldığı emekli ikramiyesini 12 Eylül Darbesiyle hapse atılan ülkücülere dağıttı. Emekliliğinden sonra avukatlık yaptı. MHP ve Ülkücü Kuruluşlar Davasının avukatlığını üstlendi. Hapisteki ülkücülere ve geride kalan ailelerine yardım için arkadaşlarıyla Sosyal Güvenlik ve Eğitim Vakfı'nı kurdu ve başkanlığını yürüttü.

Galip Erdem renkli bir kişiliktir. Şiir, deneme ve fıkra dalında yazdı. Kendisine özgü üslûbu vardır. İlk şiiri 'Bayrak' 1948'de Başsanat dergisinde çıktı. Yazıları 1950'den itibaren Karakedi, Türk Yurdu (1959), Tercüman (1960), Ölçü (1960), Son Havadis (1961), Yeni İstanbul (1962-1963), Düşünen Adam (1962), Babıâli'de Sabah (1965), Zafer (1966), Bizim Anadolu (1969), Devlet (1969), Töre (1971), Ocak (1871), Bozkurt (1974), Ortadoğu (1974), Hergün (1977), Yeni Sözcü (1981), Bakış (1981) gazete ve dergilerinde yayınlandı. 1958-1960 arasında Türk Yurdu dergisinin genel yayın müdürlüğünü yaptı.

Kitap haline gelmemiş yüzlerce yazısı bulunmaktadır. Ayrıca yayınlanmamış elliye yakın şiiri vardır.

Yazılarında kullandığı takma adların bazıları: Bilge Erdem, İlteriş Metin, Elif Bilge, Murat Bilge, Mehmet Rasim, Aptali.

12 Mart 1997 tarihinde Ankara'da vefat etti.

ESERLERİ:

Denemeleri:

Ülkücünün Çilesi (1975),

Sosyalizm ve Milliyetçilik Üzerine Mektuplar (1975),

Suçlamalar (2 cilt, 1975-1976),

Mektuplar (Gazetelerde 'Mektup' başlığı ile yazdığı yazıları, 1986),

Kenan Evren'e Açık Mektup (12 Eylül 1980'de darbeyi yapan grubun başındaki isim Kenan Evren'e darbeden bir ay sonra gönderilen açık mektup, Yücel Hacaloğlu yayınladı, 2002).

Şiirleri ise kitaplaşmamıştır.

--reklam--

Galip Erdem Kitapları - Eserleri

  • Ülkücünün Çilesi
  • Suçlamalar -1 / Sağcılık-Faşizm
  • Suçlamalar -2 / Irkçılık
  • Milliyetçilik ve Sosyalizm Üzerine Mektuplar
  • Türk Kimdir? Türklük Nedir?
  • Mektuplar
  • Ülkücünün Çilesi
  • Milliyetçilik ve Sosyalizm Üzerine Mektuplar

--reklam--

Galip Erdem Alıntıları - Sözleri

  • Kültür ve ona bağlı olarak iktisadî sömürgeciliğin karşısına dikilen en zorlu engel, milliyetçiliktir. Zira milliyetçiler, bir milletin ancak kendi kültür değerlerini benimsediği, yapısının özelliklerine bağlı kaldığı ve diğer milletlerinkine benzemeyen şartlarına uyduğu sürece kalkınabileceğine inanırlar. Propaganda kitaplarının yazdıkları ne olursa olsun, tarih boyunca geçirilen sayısız denemelerden her milletin yalnız kendini düşündüğünü, başka bir milletin güçlenmesini istemediği dersinin çıkarılması gerektiğini bilirler. Galip Erdem, Milliyetçilik ve Sosyalizim Üzerine Mektuplar Ötüken Neşriyat, 5. Baskı: İstanbul-2018, syf: 235-236 (Milliyetçilik ve Sosyalizm Üzerine Mektuplar)
  • Biz Milliyetçiliği asla ayırıcı değil, bilakis birleştirici bir fikir olarak kabul ediyoruz ve onu ırkçılık ile karıştıranlara şüpheli bir gözle bakıyoruz. (Suçlamalar -2 / Irkçılık)
  • Sosyalistlerin milliyetçi olabileceklerine yine de inanan varsa buyursun, akıl hastanelerimizde boş yatak arasın. (Suçlamalar -2 / Irkçılık)
  • Siyaset pazarının kabadayıları hâlâ öğrenemediler mi ki, uçurumun kenarında güreş tutulmaz. (Ülkücünün Çilesi)
  • Bir kavim ki, kendini başkalarından aşağı görür ve başkalarını kendisinden üstün sayar o kavim aşağı bir kavimdir. Bir millet ki, yabancıların ahlâkını, zevkini, felsefesini kendinin-kinden üstün bulur, yabancıların kültürünü benimser, o millet 《millet》adına lâyık değildir. (Suçlamalar -2 / Irkçılık)
  • 30 Ağustos Zaferi şüphesiz bir mucizedir. İslâm ahlâk ve faziletini yaşamanın, Türklük gurur ve şuuruna bağlanmanın bir mucizesi. Başkumandan Gazi Mustafa Kemal Paşa'dan isimsiz son neferine varıncaya kadar, 30 Ağustos'un cümle kahramanları, Sultan Alparslan ve yiğitleri gibi, mukaddes bir davanın yolcuları idiler. (Mektuplar)
  • "Milliyetçilik, bir milleti 'millet' olmaktan çıkarıp 'halk yığını' haline getirdikten sonra onun yalnız iktisadi refahını düşünmekle olmaz. Çünkü insanlarda yalnız mide değil, zihniyet ve inanç da vardır. Milliyetçilik yüz yıllardan kopup gelen manevî bir mirastır. Büyüklük duygusudur. Tarih şuurudur. Mukaddes hodgâmlıktır. Yaratılış hasılasıdır." -Hüseyin Nihâl Atsız (Suçlamalar -1 / Sağcılık-Faşizm)
  • Dündar Taşer " vatan, milliyet ve mukaddesatın korunduğu yerdir." (Suçlamalar -2 / Irkçılık)
  • Alparslan Türkeş, " Milliyetçilik, bir milletin meşru haklarının teminini hedef alan, o milletin sevgisinden ve mensubiyetinden doğan şuurun ve aksiyonun ifadesidir." (Suçlamalar -1 / Sağcılık-Faşizm)
  • Hak beklediğin bir yolda yalnız bile kalsan yürümelisin. Önüne mezarını çıkarsalar yine de geri dönmemelisin. Galip Erdem, Milliyetçilik ve Sosyalizim Üzerine Mektuplar Ötüken Neşriyat, 5. Baskı: İstanbul-2018, syf: 197 (Milliyetçilik ve Sosyalizm Üzerine Mektuplar)
  • Türk ırkçılığı soy şuuruna dayanır. (Suçlamalar -2 / Irkçılık)
  • Ne garip ve hazin tecelli : Milliyetçilere sövme yarışmasına katılanların pekçoğu, komünistlerin hızlandığı yıllarda, faşistlikle suçlan maktan kurtulamamışlardır. (Mektuplar)
  • Yenilmemenin tek sırrı vardır: Nefsini yenmek! Ama nefsini yenmek, söylendiği kadar kolay bir iş değildir. Nefsini yenebilen bir yiğit, bütün dünyayı yenmiş sayılır. (Milliyetçilik ve Sosyalizm Üzerine Mektuplar)
  • Kısacası milletimizi yaşatmak için ölürüz, fakat demokrasi uğruna sâdece konuşuruz. (Suçlamalar -1 / Sağcılık-Faşizm)
  • Şu halde, milliyetçiliğin sağ veya solun politikası olup olmadığını sormak bir yanlış anlayış olur. Milliyetçilik, bunların ikisi de değildir. (Suçlamalar -2 / Irkçılık)
  • Meşrutiyet islamcılarının bir kısmı, imparatorluğu yaşatmak için Ümmet Birliği ülküsüne sarılırken, gerçekten samimiydiler. (Suçlamalar -2 / Irkçılık)
  • Nitekim Avrupalılar ve Amerikalılar, memleketimizle ilgili propaganda faaliyetlerinde, Türk Milliyetçiliği Ülküsünün gelişmemesine özellikle dikkat etmişlerdir. Milliyetçi çevrelere sokulmaktan bile kaçınmış, az gelişmiş bazı beyinleri milliyetçiliği zararlı gösterecek bir biçimde titizlikle yıkamış ve çok defa başarı sağlamışlardır. (Mektuplar)
  • Milliyetçilerin, zaman ve şartlara göre değiştirilen çeşitli damgalarla "Resmen" suçlanması, 1944 yılından itibaren başlamıştır. (Suçlamalar -1 / Sağcılık-Faşizm)
  • Kültür ve ona bağlı olarak iktisadi sömürücülüğün karşısına çıkan en zorlu engel, milliyetçiliktir. Zira milliyetçiler, bir milletin ancak kendi kültür değerlerini benimsediği, yapısının özelliklerine bağlı kaldığı ve diğer milletlerinkine benzemeyen şartlarına uygun tedbirlerle kalkınabileceğine inanırlar. (Mektuplar)
  • İtalyan birliği'nden önce, Venedik ve Ceneviz cumhuriyetlerinin tarihi müşterek değildi, ama İtalya'da iki ayrı millet yoktu. (Suçlamalar -2 / Irkçılık)