Türk Oyuncu ve Yönetmen. Haldun Dormen edebi kişiliği, hayat hikayesi ve eserleri merak ediliyor. Kitap severler arama motorlarında Haldun Dormen hakkında bilgi edinmeye çalışıyor. Haldun Dormen hayatını, kitaplarını, sözlerini ve alıntılarını sizler için hazırladık. İşte Haldun Dormen hayatı, eserleri, sözleri ve alıntıları...

Doğum Tarihi: 1928

Doğum Yeri: Mersin

Haldun Dormen kimdir?

Babası, Kıbrıslı aydın bir işadamı olan Sait Ömer Bey, annesi İstanbullu bir paşa kızı olan Nimet Rüştü Hanım'dır. Bir yaşına basmadan, ailesi İstanbul, Şişli’ye yerleşti. Sahneye ilk defa Galatasaray Lisesi’nde ortaokul öğrencisi iken çıktı. Lise öğrenimini Robert Kolej’de tamamladı.[1] Sekiz yaşında geçirdiği bir kaza sonucu sol ayağı sakatlandı.

Tiyatro eğitimini ABD’de Yale Üniversitesi’nde aldı.[1] İstanbul’a döndüğünde önce Muhsin Ertuğrul yönetimindeki Küçük Sahne'ye girdi ve Cinayet Var adlı oyundaki dedektif rolüyle ilk kez seyirci karşısına çıktı. Bir buçuk yıl Muhsin Ertuğrul ile çalıştıktan sonra Beyoğlu Parmak sokağın arkasında 60 kişilik bir salonu olan Cep Tiyatrosu'nu kurdu. 1957’de Papaz Kaçtı komedisi ile Dormen Tiyatrosu’nu kurdu. Cep Tiyatrosu’ndaki Erol Günaydın, Nisa Serezli, Metin Serezli, Erol Keskin gibi isimler Dormen Tiyatrosu’nun kadrosunu oluşturdu. Topluluk en parlak dönemini 1957-1972 yılları arasında yaşadı. 1961’de Türkiye’de sahnelenen ilk müzikal olarak bilinen Sokak Kızı İrma’yı sahneledi.

1966'da sinemacılık yapan Dormen, bu dönemde iki film yönetti: Ekrem Bora ile Belgin Doruk’un rol aldığı Bozuk Düzen (1966) ve Müşfik Kenter, Nedret Güvenç, Belgin Doruk’un rol aldığı Güzel Bir Gün İçin (1967). Bozuk Düzen, 3. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde en iyi film birincilik ödülünü, Güzel Bir Gün İçin ise 4. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde En İyi Komedi Filmi ödülü aldı. Ödüllere rağmen filmler gişe başarısı sağlamayınca sinemadan vazgeçip yeniden tiyatroya döndü.

Dormen Tiyatrosu, 1972’de Ses Tiyatrosu’nda Ayı Masalı adlı oyunla perdelerini açtı. Bit Yeniği, Şahane Züğürtler gibi oyunlar sahneledi. 1977’de televizyonun yaygınlaşması sonunucu artan ekonomik sıkıntılar yüzünden tiyatroyu kapatmak zorunda kaldı. Dormen, 1977’den sonra televizyonculuk ve radyoculuk yaptı. Milliyet Gazetesi’nde 8 yıl boyunca gazetecilik yaptı. 1980’lerde yeniden tiyatroya döndü. 1984’te Dormen Tiyatrosu yeniden perdelerini açtı. Ancak 2001 yılından yaşanan ekonomik kriz ve 17 Ağustos depremi sonrasında tiyatronun elverişsiz konumu yüzünden deprem korkusuyla seyirci sayısının düşmesi tiyatronun yeniden kapanmasına neden oldu.

Haldun Dormen, 11 oyun yazdı. İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü'nde ders verdi, Hacettepe Üniversitesi tarafından Onursal Bilim Doktoru olarak ödüllendirildi. Televizyon için de çok sayıda program hazırlayan Dormen, çeşitli televizyon dizilerinde rol alarak ününü arttırdı. Yapı Kredi Sigorta adlı sigorta şirketine sanat danışmanlığını sürdüren Haldun Dormen, 1997’den beri verilmekte olan Afife Jale Ödülleri’nin gerçekleştirilmesine ön ayak olmuştur.

Dormen, 1959’da halkla ilişkiler alanında dünyaca tanınan bir isim olan Betül Mardin ile evlenmiş, sekiz yıl süren bu evliliğinden Ömer adlı bir oğlu dünyaya gelmiştir. Haldun Dormen, anılarını "Sürç-ü Lisan Ettikse", "Antrakt", "İkinci Perde" adlı kitaplarında toplamıştır. Bulvar komedisi ve vodvil türünde uzmanlaşmış bir tiyatro yönetmenidir. 1998 yılında Kültür Bakanlığı'nca verilen Devlet Sanatçısı unvanını almıştır.

Dormen, şu anda Aydınlık gazetesinde köşe yazarlığının yanı sıra Medyapım Akademi'nin yöneticiliğini yapmakta ve oyunculuk dersleri vermektedir. Bu akademide hem yetişkinlere hem de çocuklara yönelik oyunculuk, tv yapımcılığı ve diğer kişisel gelişim dersleri verilmektedir.

--reklam--

Haldun Dormen Kitapları - Eserleri

  • Anılar
  • Hisseli Harikalar Kumpanyası
  • Yaşlanmaya Vaktim Yok
  • Kantocu
  • Nerde Kalmıştık?
  • Olmak Yada Olmak
  • Sürç-ü Lisan Ettikse...
  • İkinci Perde
  • Antrakt
  • Yıldız Ile Haldun

--reklam--

Haldun Dormen Alıntıları - Sözleri

  • “Yaşınıza göre ne kadar genç görünüyorsunuz maşallah!” diyenlere yanıtım hep aynı,yıllardır aynı hem de hiç değişmiyor:”Yaşlanacak vaktim yok da ondan.” (Yaşlanmaya Vaktim Yok)
  • Ne yazık ki tevazu gösteri dünyasında pek çok kimsenin başaramadığı bir sanattır. (Yaşlanmaya Vaktim Yok)
  • Espri ile her şey daha kolay öğretilir. (Anılar)
  • Tiyatrolar ölmez, ölemez. Yaşasın tiyatro... (Nerde Kalmıştık?)
  • Ülkemizde fazla başarı göze batar. (Nerde Kalmıştık?)
  • Her tarafından su da alsa gemi gidiyordu gene de.. (Anılar)
  • Yıldız Kenter artık oynamıyor. Onsuz Türk tiyatrosu bomboş kaldı gibi. Yıldız'sız bir tiyatro sezonu bana çok anlamsız geliyor. (Nerde Kalmıştık?)
  • Benim Yale'deki oyunculuk hocam Miss Welch "doğru casting(rol bölümü) yaparsanız savaşın yarısını baştan kazanmış sayılabilirsiniz" derdi. Bugüne kadar sahneye koyduğum yüz ellinin üstünde oyunda ve izlediğim binlerce gösteride bunun ne kadar doğru olduğunu kendime tekrarlayın durdum. (Yaşlanmaya Vaktim Yok)
  • Kendimi bildim bileli yıldız olarak ün kazanmayı düşünmüştüm. (Anılar)
  • Galatasaray'daki o inanılmaz baskı ve insanı hayatından bezdiren disiplin... Hala kabus gibi hatırlıyorum o demir parmaklıklardan içeri girdiğim pazartesi sabahlarını. (Anılar)
  • Tiyatro çevresinde herkesten değişik olmak bir kusur değil, erdemdir. (Anılar)
  • Yale Üniversitesi'nin Tiyatro bölümü dünyanın en iyi tiyatro okuludur. (Anılar)
  • İnsanların etrafıma toplanıp bakmasına, kalabalık bir yerde çevremdekilerin yüksek sesle konuşup ilgi çekmesine, tahammül edemem. (Anılar)
  • Eğitimin kesinlikle sonu yoktur. (Nerde Kalmıştık?)
  • Varlık Vergisi, Köy Enstitülerinin kapatılması, 6-7 Eylül olayları ve de Kürtlerin bunca yıl her bakımdan yok sayılıp tamamen ihmal edilmesi, çok inandığım ve parçası olmaktan gurur duyduğum Cumhuriyet tarihimizin affedilmez kara lekeleridir. (Nerde Kalmıştık?)
  • "Olmak ya da Olmamak" -Artık Aramızda Olmayanlar -Olmak ya da Olmak -Bunları da Bilmekte Yarar Var (Yaşlanmaya Vaktim Yok)
  • Tiyatroya dair hiçbir şey bilmiyordum. Sonra bu hepsi birbirinden canavar insanların arasında nasıl sahneye çıkacaktım? (Anılar)
  • O kadar çok çalışıyorum ki yaşlanmaya vakit bulamıyorum. (Nerde Kalmıştık?)
  • Annem, "Yazıklar olsun... Bu kadar uğraş didin, oğlun artist olmaya kalksın." "Sürüneceksin... Belliydi zaten ilk günden..." "Üstelik yeteneğin de yok, N'apalım, köçek olur çıkarsın sonunda..." (Anılar)
  • Herkes her rolü oynar, düşüncesi tamamen yanlıştır. Ne kadar yetenekli olursa olsun her oyuncu her rolü oynayamaz. (Yaşlanmaya Vaktim Yok)