Türk Yazar Hatice Meryem edebi kişiliği, hayat hikayesi ve eserleri merak ediliyor. Kitap severler arama motorlarında Hatice Meryem hakkında bilgi edinmeye çalışıyor. Hatice Meryem hayatını, kitaplarını, sözlerini ve alıntılarını sizler için hazırladık. İşte Hatice Meryem hayatı, eserleri, sözleri ve alıntıları...

Doğum Tarihi:

Doğum Yeri: 1968 İstanbul

Hatice Meryem kimdir?

1968 Kasım'ında İstanbul'da doğdu. 9 Eylül Üniversitesi İİBF Mali­ye Bölümü'nden mezun oldu. Üç buçuk yıl bir bankada çalıştı. 1994 yılında mesleği­ni bırakıp Londra'ya gitti. Orada temizlikçilik, çocuk bakıcılığı, ütücülük, gazete da­ğıtıcılığı gibi çeşitli işlerde çalıştı. 1996-2001 yıllan arasında Öküz dergisinin Genel Yayın Koordinatörlüğü'nü yaptı. 1999 yılında Varlık dergisinin düzenlediği "Yaşar Nabi Nayır Gençlik Ödülleri Yarışması"nda "Siftah" adlı öyküsü öykü dalında dik­kate değer bulundu. 2000 yılında Siftah adlı öykü kitabı Varlık Yayınlan'ndan çıktı. Öyküleri Varlık ve E dergisinde yayımlandı. Amatör olarak fotoğrafçılıkla uğraşıyor. Sinek Kadar Kocam Olsun Başımda Bulunsun adlı kitabı 2002 yılında yayımlanmış ayrıca Ankara Devlet Tiyatrosu tarafından sahneye konmuştur. 2008 yılında İnsan Kısım Kısım Yer Damar Damar, 2013'te ise Beyefendi adlı kitapları İletişim Yayınları tarafından yayımlanmıştır.

--reklam--

Hatice Meryem Kitapları - Eserleri

  • Bir Kadını Öldürmeye Nereden Başlamalı?
  • Sinek Kadar Kocam Olsun Başımda Bulunsun
  • Yetim
  • Aklımdaki Yılan
  • İnsan Kısım Kısım, Yer Damar Damar
  • Beyefendi

--reklam--

Hatice Meryem Alıntıları - Sözleri

  • beklemekten yorulunmaz beyefendi beklemek en eski düşünme biçimi beklemek ağır aksak bir isyanın adı (Beyefendi)
  • Terliklerini sürüye sürüye geliyor yanına. Hep böyle yapar. Sürür terliklerini. Sırf onun yüzünden sürüyen terlik sesini seviyorsun. Onu ve onun sevdiği her şeyi seviyorsun. Varlığın onun varlığıyla ancak bir anlam kazanabiliyor. Onsuz bir hiçsin. Buna kalben inanıyorsun. (Bir Kadını Öldürmeye Nereden Başlamalı?)
  • İnsan yavrusu annesiz hayatta kalamıyor, ölüyor dedim. Annelik, insan soyunun sürmesi için en elzem kaynak, en mühim vazife dedim. Bu mühim vazife kesinlikle cinsiyet farkı gözetilmeksizin insanlığın geleceği için yeni baştan ele alınmalı dedim. Günümüz dünyasında ebeveynlerin çocuklarına -bilerek ya da bilmeyerek- ettiği zulmün haddi hududu yok, belki de en doğrusu çocukları anne babaların insafına bırakmamaktır, belki de tarçın ve süt kokulu evler inşa edilmeli, belki de çocuklar oralarda bol miktarda şefkat duygusu yüklenilmiş robot anne babalar tarafından büyütülmelidir dedim. Hem böylece insanlık ilk kez çocukluğunda yara almamış, aile içi şiddete maruz kalmamış, şiddeti aileden görüp tanımamış bir kuşakla tanışmış olur dedim. Dedim de dedim. (Yetim)
  • ...hayat gaddar, bu kadar yufka yürekli olma yiğidim... (Sinek Kadar Kocam Olsun Başımda Bulunsun)
  • evde her an her dakika bir cinayetin işlenebileceğini söylerdim. “yok artık!” der, abarttığımı söylerlerdi. ebeveynlerimin birbirlerini çok sevdiklerini, işte bu yüzden böyle şiddetli kavgalar ettiklerini söylerlerdi. şaşkına uğrardım. göz göre göre yaklaşan bir cinayeti önleyebilecekken hiçbir şeyin yapılamayışına. insanlığa inancımı kaybettiğim zamanlardı. (Bir Kadını Öldürmeye Nereden Başlamalı?)
  • Huzursuzluğun o an büstünü yapacak olsalar, bu siz olurdunuz. (Bir Kadını Öldürmeye Nereden Başlamalı?)
  • Benim ol, yaşatayım kız seni.. (Bir Kadını Öldürmeye Nereden Başlamalı?)
  • "2009 yılında televizyon ekranlarında devrin adalet bakanı çıktı ve açıkladı. O yıl erkek şiddetiyle öldürülen kadın sayısı 963'tü. Bu, o yıl terörle savaşta ölenlerin sayısından fazlaydı." (Bir Kadını Öldürmeye Nereden Başlamalı?)
  • "istersen babanın evine dön Filiz, yeniden evlenirsin, çocuğun da olur hem!" derdi. "Yok," derdim, "Yok, ben bir yere gitmem, yanından ayrılmam, ne yapalım kadir Mevla'm böyle uygun görmüş, hem belli mi olur yaradanım işi, sen bakma doktora, nice doğuramayan kadın ansızın çatır çatır doğuruyor, nice... " (Sinek Kadar Kocam Olsun Başımda Bulunsun)
  • Sevgi bazen gözüme ne kadar itici görünüyordu. (Yetim)
  • (...) onu görür görmez içimde kurumaya yüz tutmuş bir çıranın tutuştuğunu hissettim. (Aklımdaki Yılan)
  • Kozluk'ta bir kadın yatak döşek hastaysa, değil bir komşusu, padişah gelse kılını kıpırdatmazdı ve inim inim inleyerek daha da perişan ederdi kendini.Yatağın yorganın hakkını verirdi.Bir misafir,bir yabancı gibi durmazdı içinde.Bir kardeş gibi sarılırdı yorgana.Mezara girer gibi gömülürdü yatağa.Yastık ne tarafta, çarşaf ne yanda bilmezdi hiç!Yolunu şaşırmış bir yolcu gibi gözlerini kaydırır, müebbet hapse mahkûm biri gibi umutsuzca susar, ziyaretçilerine anlatacaklarını aralayabildiği gözleriyle anlatırdı yalnız. (İnsan Kısım Kısım, Yer Damar Damar)
  • İnsan kendine söz geçirmez, geçiremezse başkaları diş tırnak geçirir, bunu bilmiyor muydum? (Yetim)
  • Kabusların gerçeğe, gerçeklerin kabusa dönüstugu zamanlardi. (Yetim)
  • Evliliğinde acıdan başka bir şey bulmayan bir kadın, kızına evliliği telkin etmemeliydi. (Aklımdaki Yılan)
  • kentleri aldık bilinçaltımızın kabesi yaptık köy ölüm çünkü beyefendi kelimelerimizin kentindeyiz burada sizinle yanyanayken bile (Beyefendi)
  • Beklemekten yorulunmaz beyefendi Beklemek en eski düşünme biçimi Beklemek ağır aksak bir isyanın adı (Beyefendi)
  • kadınlık destanının ilk mısraı “erkekleri seviniz” başımızın üstünde yeriniz var beyefendi ikinci mısra-ı da şöyle “kelimelerini de size kaba davranana kadar ve hoşnut edenlerini tutun kıymetli yatağınızda diğerlerini çalıştırın ey hanımlar tarlaya ırgat verin başka ne işe yararlar yatakta mutlu etmedikçe sizi biz sizi memnun etsin diye yarattık onları” yatak sağlık sıhhattir beyefendi neşedir yaşamın ta kendisidir yatağına sahip çıkacak yeni kadın beyefendi bir an önce edinecek kendine ait bir yatak yoksa altına kaçıracak daha kaç nesil daha (Beyefendi)
  • oturup karşılıklı birer kahve içsek unutsak kaldığımız yerleri unutsak kaldığımız yerlerdeki tüm kelimeleri (Beyefendi)
  • Ben oğlumun karısı olsaydım eğer... şaşacak bir şey yok bunda, her kadın bir oğul doğurduktan sonra, kocası 'dost'u olur doğallıkla. (Sinek Kadar Kocam Olsun Başımda Bulunsun)