Doğum Tarihi:
Doğum Yeri: Rusya
Irina Andreeva kimdir?
Memleket Rusya
Yaşadığı yer Kuşadası
--reklam--
Irina Andreeva Kitapları - Eserleri
- Kurutulmuş Kelebekler
- Kemikten Yapboz
- Kördüğüm
- Kapan
- Şüpheli Ölüm
- Aklımdaki Şeytan
- Lanetli Ev
--reklam--
Irina Andreeva Alıntıları - Sözleri
- Cebinde kala kalmış tek mermiyi çıkaran Nona onu izlerken ölümün ne kadar basit olduğunu düşündü. (Kapan)
- Lütfen Tanrı'm, dedi içinden, benim burada olduğumu unutma. (Kurutulmuş Kelebekler)
- Meğer pisliğin son nokta denen bir şeyi yokmuş. Tükenmek yokmuş. Yaşananlar bedenine birer ruh, Azrail gibi gerine gerine yerleşip kök salıyormuş ve bakıyorsun ki, sen yoksun hiç olmamışsın, sadece bataklığın içindesin. Nefret, kin intikam var gözünün ruhunun perdesinde.. (Kapan)
- Çaresizliğime gözlerini kapatan, duyarsızlığımın cehaletine mahkûmdur. (Kemikten Yapboz)
- "Hayat bu kadar basit. Bir varsın, bir bakıyorsun yoksun. Hepsi bundan ibaret. Birbirini kırmaya değmez." (Kapan)
- Deniz dolmadan taşar mı? (Kapan)
- "Bir ihtiyacın var mı?" sorusunun nasıl bir samimiyetle söylendiğini bilmesem de bunun en zor günlerimde değer biçilmez olduğunu biliyordum. (Şüpheli Ölüm)
- "Zihnimi varlığımdan koparsam, vicdanımı ruhumdan koparamıyorum." (Kemikten Yapboz)
- Sence kör şoför arabayı ne kadar sağlıklı kullanır, sen onu de bana, ya ona güvenen yolcular? (Kapan)
- ... kuruntu beynin katilidir, gizli dedektifi de... (Kapan)
- “Yanılmışlar, benden kalan enkaz bile şu an varlığımdan daha tehlikeli idi.” (Şüpheli Ölüm)
- Çaresizlik, Açlıktan ölmek üzere olan mideye benzer, Aklı yok, düşünemez. (Kapan)
- Oysa öfke yüreğinin içinde yuva bulduysa, kolay kolay oradan taşınıp gitmezdi. (Kemikten Yapboz)
- Korku benimle olabilir, nerede tutacağımın kararını ise ben veririm; toprağa yakın ayak tabanlarımda ya da soluğumun karıştığı gökyüzünde... (Kemikten Yapboz)
- Gözlerini ağır ağır kaldırdı. Karşısında duran dolabın üç kapağının üç aynasında da kendini gördü. Bir tanesi yere çömelmiş, gözyaşlarına boğuluyordu. Bir diğeri kalın zincirlere bağlı, siyah toprağa esirdi. Oradan kopmaya çalışıyordu, ama kopamıyordu. Üçüncüsü suskun, durgundu ve gözünün perdesinde koca bir boşlukla sersemlemişti. (Kurutulmuş Kelebekler)
- Zihnimi varlığımdan koparsam, vicdanımı ruhumdan koparamıyorum. (Kemikten Yapboz)
- “Bu benim Dünyam” geveledi ve hüzünle gülümsedi. “Nasıl yani?” diye sorduğumda, “Çok basit. Ben de kelebeklerin ömrü kadar kısa fakat sakin, kavgasız, sorunsuz bir dünya istiyorum.” “Ya bu içindeki halka?” “Bu benim dünyam işte...” (Şüpheli Ölüm)
- Sigara dumanından sararmış tavana gözlerimi diktim. Bir ses bekliyordum, bir işaret... Bir belirti... Birinin kaba da olsa “Kendine gel!” diye bağırışını... (Şüpheli Ölüm)
- "Bir ihtiyacın var mı?" sorusunun nasıl bir samimiyetle söylendiğini bilmesem de bunun en zor günlerimde değer biçilmez olduğunu biliyordum. (Şüpheli Ölüm)
- Hayattan, yazgının avucuna bırakacaklarını beklemek, bencillik değil, korkaklıktır. (Kemikten Yapboz)
Yorumlar
0 yorum