Doğum Tarihi: 1974
Doğum Yeri: Düzce
Jan Devrim kimdir?
1974 Düzce doğumlu. İlk yazılarını yerel dergi ve gazetelerde yayınladı. Ardından, Endülüs, Düşçınarı ve Ayvakti dergilerinde öyküleri yayınlandı. Bilgisayar Programcısı ve Bilgi Teknolojileri Uzmanı olarak çalışıyor. Evli ve iki çocuk babası.
--reklam--
Jan Devrim Kitapları - Eserleri
- Benim Kişisel Kıyametim
- Kayıp Bahçenin Çocukları
- Meczubun Oğlu
- Sakin Bir Gün İçin
- Türk Hikayesi Antolojisi
- Bu Şarkıları Beni Ağlatmak İçin mi Yazdılar?
--reklam--
Jan Devrim Alıntıları - Sözleri
- "Beyzadem, bilmek lazım ki insan, marifetli olmadığı bir şeyde ne kadar acemi ise, o kadar hata ediyor, cahillik para ile silinmiyor, onur ve şeref para ile alınmıyor." (Sakin Bir Gün İçin)
- Ve aslında kimse ölmüyor. Ve aslında devrim olmuyor. Ve aslında sadece kadınların yap-bozdaki yerine ufak bir parça daha ekleniyor. Ya da bir parça daha çıkartılıyor hayattan. (Benim Kişisel Kıyametim)
- Ve artık anlıyorum. Yıllar önce tertemiz bir inançla başladığım yolculuğun şiddetle nasıl kirletilmeye çalışıldığını. (Benim Kişisel Kıyametim)
- Duvarlarda acımasız bir yazı: "Binalardan mutfak dolapları ve pencereler sökülür Peki ya hatıralarımız? Onları daha fazla acı vermesin diye kim sökecek? 17 Ağustos 1999 ve 12 Kasım 1999'da Düzce iki ayrı depremle sallandı, şahidim. Rabbimin kudreti sonsuzdur, şahidim. O mutlak hakimdir ve bu dünya geçicidir şahidim. Elveda Düzce. (Kayıp Bahçenin Çocukları)
- Beyzadem, bilmek lazım ki insan, marifetli olmadığı bir şey de ne kadar acemi ise, o kadar hata ediyor, cahillik para ile silinmiyor, onur ve şeref para ile alınmıyor. (Sakin Bir Gün İçin)
- ⏰Mutluydum. Ustalaşıyordum,okulum bitmek üzereydi. Babam, yavaş yavaş emeklilik planını yapmaya başlamıştı. Ben geçecektim dükkanın başına, benim için gelecekti artık ağır misafirler. En güzel saatleri alacak, şehre getirecektim. Eve ekmek getiren ben olacaktım... (Sakin Bir Gün İçin)
- Yüreğimize reklam panoları asacaklar, çok korkuyorum. Beni anla ve unut, seni sevmekten vazgeçiyorum. Lütfen ağlama... (Sakin Bir Gün İçin)
- O günden sonra artık bir an bile yalnız değildim. Soframda, yatağımda, çalışma masamda bir misafir, dişleri hiddet ve kinden kısık, gözlerinde boşa gitmiş bir ömrün bütün bıkkınlığı toplanan bir zavallı vardı ve bana pişmanlığın şuuruyla kısılmış sesi durmadan fısıldıyordu. "Ömrünü ömrünü ne yaptın?" ve ben bütün uzviyetimde bir yılan gibi gezen bu zehirli sesin tenbihi altında yapacağımı unutuyor, anı ve mekanı unutuyor, başta kendim olmak üzere her şeyden, yaşanmış ömrümden, gelecek senelerimden, bütün etrafımdan nefret ediyor, kaçmak, kaybolmak, kurtulmak istiyordum. (Türk Hikayesi Antolojisi)
- Ağlayamadım. Kendimi tuttum, içimdeki usluluk beni aldı götürdü. Elimde ayakkabılarım batmış güneşin mirası alacakaranlığı izledim birkaç saniye... Güneşte her gün, hiç aksatmadan, hiç itiraz etmeden batıyordu. Sonra doğmak üzere... (Sakin Bir Gün İçin)
Yorumlar
0 yorum