Doğum Tarihi: 1889
Doğum Yeri: Paris
Ölüm Tarihi: 1963
Ölüm Yeri:
Jean Cocteau kimdir?
Jean Cocteau, soylu bir ailenin oğlu olarak Paris’te 1889 yılında dünyaya gelmiştir. Çok iyi bir sanat eğitimi almış ve daha küçük yaşlarda edebiyat çevresi içinde büyümüştür. Ailenin soylu ve zengin olması ona pek çok kapıyı da açmıştır.
Jean Cocteau, lise yıllarında şiir ve öyküler yazmaya başlamış ve çeşitli öykülerini kendisi sinema ve tiyatroya uyarlamıştır. Zamanla dahi bir sanatçı olarak anılmaya başlamıştır. 2. Dünya Savaşı sırasında Sahtekar Thomas ve Büyük Sapma isimli romanları ile Müthiş Çocuklar öykülerini yayınlamıştır. Müthiş çocuklar isimli hikayede, ayakta duramayan bir gencin dünyadan kaçışını anlatmıştır. Genelde ağır dramları ile kendini kanıtlayan yazar, bir dönem Picasso’nun yaptığı sahne dekorları ve Honnegger, Milhaud gibi müzisyenler ile birlikte mitolojik öyküler sahnelemiştir. Meşhur dram mitolojik öyküler olan Antigone, Oedipe-Roi, Kral Oedipus gibi öyküleri kendi tarzı ile yorumlamıştır. Senaryoları ve sinema filmleri ile klasikler arasına giren yazarın meşhur filmleri; Şairin kanı, Edebi dönüş, Güzel ile Canavar sayılabilir. Ayrıca sinema ve tiyatro için pek çok insanda eğitmiştir. Jean Cocteau, 11 Ekim 1963 yılında vefat etmiştir.
--reklam--
Jean Cocteau Kitapları - Eserleri
- İnsan Sesi
- Dehşet Çocuklar
- Sahteci Thomas
- Beyaz Kitap
- Bir Meçhulün Güncesi
- Derin Uykunun Söylevi
- İki Başlı Kartal
- Orphée
--reklam--
Jean Cocteau Alıntıları - Sözleri
- Yaşamı yutarak öğreniyordu. (Sahteci Thomas)
- Hayat, uzun bir ölümdür. (Derin Uykunun Söylevi)
- Yalnızca nefretten nefret etmek. (Bir Meçhulün Güncesi)
- Kılık değiştiren yazgısallığın kurnazlığı, bize özgür olma yanılsaması verir ve sonunda her zaman aynı biçimde faka bastırır. (Beyaz Kitap)
- Ama Tanrı kendisinin bu kadar yürekten sevilmesine bile izin verir mi? (Beyaz Kitap)
- "Az sorar az anlatır." (Derin Uykunun Söylevi)
- Doğru olan ile çoğunluğun doğru dediğini birbirine karıştırmamalı (Dehşet Çocuklar)
- Kılık değiştiren yazgısallığın kurnazlığı, bize özgür olma yanılsaması verir ve sonunda her zaman aynı şekilde faka bastırır. (Beyaz Kitap)
- Önemli hiçbir şey, zaten bilinen hiçbir şeye benzemediği için tanınmaz olmaktan başka bir şey yapamaz. (Bir Meçhulün Güncesi)
- Sonra bana telefon edeceğine söz vermiştin, onun üzerine, düşün birçok rüyalar gördüm. Bu telefon güya senin tarafından bana indirilen bir darbe oluyor, ve ben düşüyorum. Yahut, güya boğuluyorum, gırtlağım sıkılıyor. Sonra, güya Otöy'deki apartımana benzeyen bir denizin dibinde, bir dalgıç başlığına merbut bir hava borusu ile sana bağlı imişim. Sana boruyu kesme diye yalvarıyorum. İşte böyle bir takım rüyalar ki anlatıldığı zaman manasız ve aptalca, fakat uykuda sahih imiş gibi oluyor, müthiş... (İnsan Sesi)
- "Uygun olduğunda hepimiz kendimizi kandırıyoruz ... Kesin durumları kabul etmek çok zaman alır ..." (İnsan Sesi)
- . Şairler, yaşamak için sık sık ölmek zorundadırlar, sadece kalplerinin kırmızı kanını değil, ruhlarının beyaz kanını da dökerler. ... (Beyaz Kitap)
- Gerçek şıklığın özensizliği vardı. (Sahteci Thomas)
- Aşk, Henriette’i en düşük tinsel ısılara duyarlı bir barometreye, bir Stradivarius’a dönüştürüyordu. (Sahteci Thomas)
- Felsefeyi karmaşıklaşmış şiir olarak adlandıran Montaigne, Platon'un yalnızca tutarsız bir şair olduğunu ileri sürerken haklıdır. Platon, insanı iki ayaklı ve tüysüz bir hayvan olarak tanımlayarak gülünçlüğün üstesinden geliyorsa, bunun nedeni, ''doğa esrarlı bir şiirden başka bir şey değildir'', demesidir. (Bir Meçhulün Güncesi)
- Mümkün, fakat insan istediği kadar şüphe etsin, felaketi beklesin darbe gelince gene sırtüstü düşüyor .......... (İnsan Sesi)
- Haksız bir mahkumiyet soyluluğun en yüksek unvanıdır. (Bir Meçhulün Güncesi)
- "Senin benimle kesinlikle suçüstü yakalanmaman gerek." (Derin Uykunun Söylevi)
- Onlar görünüşe bakarlar. Onlara bir şey anlatamazsın . . . . . . Onlara bazı şeyleri asla anlatamazsın . . . . . . . . En iyisi benim gibi yapmak, onalara aldırmamaktır . . . . . . . (İnsan Sesi)
- Bir mucize sürerse, öyle kabul edilmiyor. Bu yüzden hayaller böylesine hızla gözden uzaklaşıyor. (Sahteci Thomas)
Yorumlar
0 yorum