Doğum Tarihi:
Doğum Yeri:
Kerime Şenyücel kimdir?
İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümünden mezun olduktan sonra TRT’de Televizyon Programları Yapımcısı ve Belgesel Yönetmeni olarak çalışmaya başladı. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, Çağdaş Gazeteciler Cemiyeti, Belgesel Sinemacılar Birliği üyesi ve 30 yılı aşkın bir belgeselcilik geçmişi var. 2004 -2009 döneminde EBU (Avrupa Yayın Birliği) Belgesel Grubunda yönetim kurulu üyeliği yaptı. Belgesel filmleri dünyanın birçok ülkesinde gösterilen Senyücel’in ödülleri arasında Türkiye Gazeteciler Cemiyetinın 2001 (Halfeti-Suya Dönüşen Topraklar); Radyo Televizyon Gazetecileri Birliği’nin En İyi Belgesel Film 2003 (Zeugma: Dün… Bugün) ve 2006 Ödülleri (Osmanoğlu’nun Sürgünü) de var. Berlin ve Rotterdam dahil birçok film festivalinde jüri üyeliği yaptı. Osmanlı Hanedan Vakfı tarafından “Onursal Üyelik” nişanı ile taltif edilen Senyücel İngilizce ve Fransızca biliyor.
--reklam--
Kerime Şenyücel Kitapları - Eserleri
- Hanedanın Sürgün Öyküsü
--reklam--
Kerime Şenyücel Alıntıları - Sözleri
- "Siz kanunen Türkiye'ye gidebilirsiniz." diyorlardı ama bırakmıyorlardı. Ben ne şehzadeyim, ne sultanzadeyim. Babam sultanzade...Abdurrahman Sami Necip... Benim aile içinde bir unvanım yok. Türkiye'ye dönmeye hakkım vardı. Ama babam beyzade olduğu için gidemiyordum. Tek başına çocuk, nasıl gideyim Türkiye'ye? Vatanıma bırakmadılar. Her zaman insan kendi vatanını ister değil mi? Ben istedim. Vatanıma gitmek istedim kaç sene evvel. Bırakmadılar: "Hanedan'dan alışverişi vardır, giremez!" Nedir bu kadar Hanedan'dan korktukları ?Efendim, siz Sultan Vahidettin'in torununun bilmem nesi." Sultan Vahidettin de benim alışverişim yok. Sultan Vahidettin Mediha Sultan'ın kardeşi, Mediha Sultan benim büyükannem, o kadar. Bırakmadılar..." (Hanedanın Sürgün Öyküsü)
- "Başucumuzda her zaman bir kase içerisinde bir avuç vatan toprağı vardı. Bir de bayrak... Hiç bir zaman unutmadık onu..." Osman Nami Osmanoğlu (2. Abdülhamid 'in Torunu) (Hanedanın Sürgün Öyküsü)
- 29 Ekim 1923'te Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin Cumhuriyet'i ilan etmesiyle Osmanlı Devleti 620 yıllık şerefli bir yaşamdan sonra tarihe gömülmüştü. Kadınlar ve çocuklar dahil Osmanlı Ailesi'nin bütün fertlerinin, Türkiye Cumhuriyeti hudutları içinde oturmaları sonsuza dek yasaklanıyor, Türk vatandaşlığından çıkarıldıkları belirtiliyordu.Memleketi terk etmeleri için , padişahların erkek evlatları şehzadelere 24 saat, kız evlatları sultanlara ise 10 gün süre verildi. İki hafta sonra Türkiye'de 144 kişilik Osmanlı Hanedanı'ndan hiç kimse kalmamıştı. Bir yıl süreli ve dönüşü olmayan pasaportlarıyla, Almanların "heimatlos", " vatansız " diye niteledikleri statüde yurtdışına gönderildi Osmanlı Ailesi . Çoğu kısa zamanda geri dönebileceklerini umdu. Ama vatanlarına dönebilmek için kadınların 28, erkeklerinse 50 sene beklemesi gerekiyordu. (Hanedanın Sürgün Öyküsü)
- Başucumuzda her zaman bir kâse içerisinde bir avuç vatan toprağı vardı. Bir de bayrak... Hiçbir zaman unutmadık onu... (Hanedanın Sürgün Öyküsü)
- " Başucumuzda her zaman bir kase içerisinde bir avuç vatan toprağı vardı. Bir de bayrak... Hiçbir zaman unutmadık onu..." Osman Nami Osmanoğlu ( II. Abdülhamid'in Torunu) (Hanedanın Sürgün Öyküsü)
- Memleketi terk etmeleri içinn padişahın erkek evlatlatı şehzadelere 24 saat, kıs evlatlara ise 10 gün süre verildi. İki hafta sonra Türkiye'de 144 kişilik Osmanlı Hanedanı'ndan hiç kimse kalmamıştı. Bir yıl süreli ve dönüşü olmayan pasaportlarıyla, Almanların ''heimatlos'', ''vatansız'' diye nitelendirdikleri statüde yurtdışına gönderildiler. (Hanedanın Sürgün Öyküsü)
- Kültürünüze tutunmak olağanüstü önemli. Belki de hatıralarla dolu bir bavuldan sonra sizin için en önemli olan şey, diliniz. Catherine Melek Sami (Hanedanın Sürgün Öyküsü)
- Ertuğrul Osman 1974'te Osmanlı Hanedanı'nın erkek üyelerinin de genel af kapsamına alınmasını şöyle anlatıyor: ''Af çıktı .''dediler. Biz de '' Hiçbir zaman kabahat işlemediğimiz için affa ihtiyacımız yok.'' dedik (Hanedanın Sürgün Öyküsü)
Yorumlar
0 yorum