Doğum Tarihi: 1958
Doğum Yeri: İzmir
Levent Mete kimdir?
Hacettepe Tıp Fakültesi mezunu. Psikiyatri doçenti. Şizofrenide düşünce, dil ve dikkat bozukluklarını konu alan çalışmalarıyla üç kez Türk Psikiyatri Derneği Araştırma Ödülü’nü kazandı. Şizofreni, En Uzak Ülke (1998) ve Depresyon, Hüzünden Melankoliye (1999) adlı kitapları, Aşk Romanları Yazan Adam (2000) ve Terapi (2002) adlı romanları, Sokaktan Geçen Dünya (2002) adlı deneme kitabı yayınlandı. İzmir Devlet Tiyatrosu’nda sahnelenen Albay Kuş adlı oyuna danışmanlık yaptı. Halen Atatürk Eğitim Hastanesi Psikiyatri Kliniği’nde klinik şefi olarak çalışıyor.
--reklam--
Levent Mete Kitapları - Eserleri
- Şizofreni
- Terapi
- Aşk Hastalığı
- Ustasından Depresyon Tahlilleri
- Rika'nın Beyninde
- Büyücüler
- Şizofreni Müzesi
- Kadınlar Çağı
- Depresyon
- Aşk Romanları Yazan Adam
- Oğlum İçin Bir Masal
--reklam--
Levent Mete Alıntıları - Sözleri
- Dokunulmaz görünen kişilerin yara alabildiğini görmek, insanı rahatlatıyor çünkü; uğradığı haksızlığı başkalarıyla paylaşmış ve bu sayede üzerine düşen yükü hafifletmiş gibi hissetmesini sağlıyor. (Terapi)
- Hüzün zayıflıktı çünkü ve zayıflık her çeşit demir yüreğin açık unutulmuş arka kapısıydı. (Terapi)
- Kendimi bataklığa saplanmış bir hayvan, yapışkan kağıda yakalanmış bir sinek, kolundan bacağından zincirlenmiş bir insan gibi hissediyordum. "Şizofreni işte bu ağırlıktır." dedi Arieti'nin sesi. "Azalıp hafiflemeyi bir türlü becerememektedir. Kendini dünyanın büyük karmaşasından ayırıp çıkamaz, derli toplu tek bir kişi gibi hissedemez, dikkatini toplayamaz, hiçbir konuyla temiz bir zihinle ilgilenemezsin." (Şizofreni Müzesi)
- Kadınlar erkeklere oranla üç kat daha fazla intihar girişiminde bulunuyor, buna karşın ekeklerde ölümle sonlanma oranı daha yüksek. (Ustasından Depresyon Tahlilleri)
- Sevgi , kocaman karınlı ve tombuldu. (Terapi)
- Eğer bir eşitlik peşinde koşulacaksa , bunun peşinden koşulmalı asıl ; karanlık iç dünyaları önemsizleştirerek silen , gündelik hayatın kâbusa dönüştüğü evrensel mutsuzluğun peşinde. (Terapi)
- Gerçeklikten kopmak zorunda kalan ve erişkinlik dönemine özgü zihinsel özellikleri terk ederek çocukluğun erken dönemlerine doğru gerileyen kişinin kendisini ve içinde bulunduğu, önceki bölümlerde örneklerini verdiğimiz dünya, bilinçdışının izlerini taşır. Bu anlamda şizofreni "bilinçdışının bilinç haline gelmesi" olarak nitelenebilir. Söz konusu olgu, kişinin bilinçdışını baskı altında tutan barajın yıkılmasıyla buradan fışkıran şiddetli içgüdüsel isteklerin ve olağandışı yaşantıların saldırısına uğradığını düşündürür. Bilinç, etrafta serbestçe dolaşan bilinçdışı hayaletlerle doludur. (Şizofreni)
- Şimdilik suyu üzerinde kalmayı sürdürmek yeterliydi , sonunda beklediğim gemi ufukta görünecek , beni bu kâbuslar denizinden alıp götürecekti. (Terapi)
- Kendimi ele vermek yerine , önüme uzatılan bıçağın sırtında yürüyerek belirsizliği sürdürüyordum. (Terapi)
- Dış görünümlerin ötesine geçerek, söz konusu bozukluğa eşlik eden zihinsel süreçleri tanımlayan ilk araştırmacıysa Eugen Bleuler'dir. Bleuler 1911'de yayınladığı Erken Bunama ve Şizofreniler Grubu adlı kitabında, bu bozukluğun mutlaka yıkımla sonlanmasının gerekmediğine dikkat çekerek, "erken bunama" yerine zihin yarılması anlamına gelen "schizophrenia" teriminin kullanılmasını önerdi. (Şizofreni)
- Bazen insanları öylesine değersiz görüyor , o denli aşağıda bir yere koyuyordum ki günün birinde sıradan bir davranışları bile beni şaşırtıyor , anlamsız sıkıntılara sürüklüyordu. (Terapi)
- Bilinçdışının bilince çıktığı ve dolayısıyla şizofrenide olduğu gibi düşünce sürecine egemen olduğu bir alan da düşlerdir. Bu nedenle bazı yazarlar şizofreniyi uyanıkken görülen bir düşe benzetirler. Uykudayken, bilinçdışını baskı altında tutan güçler zayıflar ve burada kapalı tutulanlar kılık değiştirerek bilinç alanına sızar. (Şizofreni)
- Bazı yazarlar şizofreniyi uyanıkken görülen bir düşe benzetirler. (Şizofreni)
- Hazır kalıpları kullanmak için özel bir yaratıcılığa ihtiyaç duymayabilirdiniz ; ama bir öncüyseniz , mutlaka bazı küçük buluşlar yapmanız , daha önce akıl edilmemiş fikirler geliştirmeniz gerekiyordu. (Terapi)
- "İnsanın iki büyük zevki vardır. Birisi sex elbette." "Diğeri?" "Diğeri şiddet. Öldür Allah doymuyorlar." (Rika'nın Beyninde)
- Şizofrenide düşünce süreciyle birlikte dil kullanımı da dönüşüm geçirir. Toplumsal uzlaşmayla belirlenmiş içerikleri boşaltılan ve dolayısıyla kişiye özgü yeni birer içerik kazanan kavramlarla yapılan konuşmanın anlaşılması güçleşir. (Şizofreni)
- Acı çekmesi gerekse , elini kestiği anda duyulan türden bir şey olurdu bu en fazlasından. (Terapi)
- Araba kullanırken yanındakilerle sohbet eden bir sürücünün yola gösterdiği ilgi gibiydi bu. Elda, arabanın yolda tutulması kadar önemliydi bir taraftan, ama aynı zamanda kesilmeden sürüp giden konuşmanın ve bitmek bilmez tartışmaların gölgesinde kalıyordu. (Rika'nın Beyninde)
- Rüya görmekte olduğumu biliyordum ama bunun bir faydası olmuyor, rüya gördüğünü bilmek rüyada yaşananları değiştirmeye yetmiyordu. (Şizofreni Müzesi)
- Aylar geçiyor zaman geçmeden. (Şizofreni Müzesi)
Yorumlar
0 yorum