Çinli Yazar, Şair, Eleştirmen ve Çevirmen Lu Hsun edebi kişiliği, hayat hikayesi ve eserleri merak ediliyor. Kitap severler arama motorlarında Lu Hsun hakkında bilgi edinmeye çalışıyor. Lu Hsun hayatını, kitaplarını, sözlerini ve alıntılarını sizler için hazırladık. İşte Lu Hsun hayatı, eserleri, sözleri ve alıntıları...

Tam / Gerçek Adı: Zhou Zhangshou

Doğum Tarihi: 25 Eylül 1881

Doğum Yeri: Shaoxing, Çin

Ölüm Tarihi: 19 Ekim 1936

Ölüm Yeri: Şanghay, Çin

Lu Hsun kimdir?

Zhou Zhangshou adıyla doğmuş olup, daha sonra Zhou Shuren adını kullanmaya başlamış ve yazılarında da Lu Sin takma adını kullanmıştır. Adı Türkçede Lu Sin'in yanı sıra Lu Sun ve Lu Şün olarak da kullanılır.

Yapıtları, antiemperyalist 4 Mayıs Hareketi'ne önemli etkilerde bulunmuş; Mao, Lu Sin'in çalışmalarına ömür boyu hayranlık duyduğunu belirtmiştir. Sol görüşe yakın olan Lu Sin, Çin Komünist Partisi'ne ise hiçbir zaman üye olmamıştır.

1936 yılında ince hastalığa yakalanan ve kötü geçen tedavi sürecinin ardından 40'lı kilolara kadar düşen Lu Sin, 19 Ekim 1936 günü 5:11'de eşi tarafından ölü bulunmuştur. Şangay'da bir anıt mezara gömülmüş, daha sonra adı bu anıt mezarın bulunduğu parka verilmiştir.

--reklam--

Lu Hsun Kitapları - Eserleri

  • Bir Delinin Güncesi
  • Çığlık

--reklam--

Lu Hsun Alıntıları - Sözleri

  • Zihnimizi tüm varlığıyla geçmişteki yalnızlık dönemlerine bağlayan hatıralara dönmenin hoş bir şey olmadığını bilmez değilim ama, benim bütün felaketim her şeyi unutamayaşımdan ileri geliyor. (Çığlık)
  • Yenildim, ama zafer benim. (Çığlık)
  • Bir ülke ne kadar güçlü ve sağlıklı olursa olsun duygusuz ve dar görüşlü olduğu sürece gülünç manzaraların ya maşası ya malzemesi olur.. (Bir Delinin Güncesi)
  • Dediğine göre, bazı köylüler adam öl­dükten sonra vücudunu parçalayıp, yüreğiyle ciğerini çıkarmış­lar ve 'cesaret kaynağıdır' diyerek pişirip yemişler. (Çığlık)
  • "Açıkçası, zamanla bir yabana dönüştüm ben." (Bir Delinin Güncesi)
  • “Muhtemelen ne halde olduğumu merak ediyorsunuzdur. Kısaca açıklayacak olursam, yenildim ben. Eskiden de kendimi yenilmiş biri olarak görürdüm, o zamanlar yanılmışım. Asıl şimdi tükendim ben. Bir zamanlar tıpkı benim gibi bir süre daha yaşamamı isteyen birisi vardı. Şimdi o da yok. Öyleyse yaşamam için artık bir neden de yok...” (Bir Delinin Güncesi)
  • Eskiye göre daha az dışarı çıkar olmuştum, bu sonsuzluk içinde günlerimi geçiriyor ve ölüm sessizliğinin ruhumu kemirmesine seyirci kalıyordum. Öyle anlar olurdu ki sessizliğin kendisi bile korkar, girecek delik arardı. Böyle zamanlarda adı konmamış, hiç ummadığım yeni bir umut yeşerirdi içimde. (Bir Delinin Güncesi)
  • " 'Ama' sayesinde birçok kötü şey iyiye, birçok iyi şey kötüye dönüşebilir." (Bir Delinin Güncesi)
  • Sonradan anladım ki eğer fikirlerin onaylanıyorsa bu seni cesaretlendirir, yok eğer onlara karşı çıkılıyorsa bu seni hırslandırır; asıl trajedi insanlara anlattıklarının hiçbir tepki görmemesidir, sanki bir çölün ortasında çaresizce boşluğa konuşuyormuş gibi ne bir olur ne de bir karşı koyuş... (Bir Delinin Güncesi)
  • Tedbirli olmak, insanın sürekli olarak içini kemiren bir acı, bir rahatsızlıktır. (Çığlık)
  • Benim, 'umut' diye isimlen­dirdiğim şey, kendi kendime yarattığım bir put değil midir as­lında? (Çığlık)
  • Ona baktığımda sanki gözlerini bana dikmiş gibiydi, bir parça gülümseme beliriyordu dudaklarında. Onun da beni çok sevdiğine emindim. (Bir Delinin Güncesi)
  • Büyük in­san Kong (yani Konfüçyüs) tek başına üç bin müridi eğitti ve bunla­rın yetmiş ikisi mükemmel insan oldular. (Çığlık)
  • Sükûnet ve mutluluk ancak bir arada olduklarında sonsuza dek varlıklarını devam ettirebilirler. (Bir Delinin Güncesi)
  • Sözün doğrusu, yaşadıkça daha fazla kü­çümsüyorum insanları. (Çığlık)
  • "Eğer fikirlerin onaylanıyorsa bu seni cesaretlendirir, yok eğer onlara karşı çıkıyorsa bu seni hırslandırır." (Bir Delinin Güncesi)
  • Dört bin tane yamyamlık yılıyla dolu bir tarihin malıyım demek! Başlangıçta hiç farkına varamadım bunun, ama şimdi biliyorum. Hakiki bir insana rastlamak umudu da kalmadı bende artık. (Çığlık)
  • Umut dediğimiz şey hem varolan, hem olmayan birşeydir. Yeryüzündeki yolların hikayesine benzer biraz. Başlangıçta yol filan yoktu yeryüzünde, ama her seferinde çok sayıda insan aynı iz üzerinden yürüyünce, yol haline geldi orası, yavaş yavaş şekillendi. (Çığlık)
  • Hayatta en çok kızdıkları şey, bir insanın düşündüklerini rahatça yazması ve herhangi bir korku belirtisi, ya da ürkeklik göstermemesidir; (Çığlık)