Fransız Tarihçi, Sosyolog, Filozof Marcel Gauchet edebi kişiliği, hayat hikayesi ve eserleri merak ediliyor. Kitap severler arama motorlarında Marcel Gauchet hakkında bilgi edinmeye çalışıyor. Marcel Gauchet hayatını, kitaplarını, sözlerini ve alıntılarını sizler için hazırladık. İşte Marcel Gauchet hayatı, eserleri, sözleri ve alıntıları...

Doğum Tarihi: 1946

Doğum Yeri: Fransa

Marcel Gauchet kimdir?

Marcel Gauchet

Filozof

Doğum: 1946, Poilley, Manche, Fransa

Eğitim: University of Caen Lower Normandy (1966–1971)

--reklam--

Marcel Gauchet Kitapları - Eserleri

  • Demokrasi İçinde Din
  • Yurttaşını Arayan Demokrasi
  • Bilimsel Yöntem

--reklam--

Marcel Gauchet Alıntıları - Sözleri

  • Geleneksel anlamıyla laikliğin sarsılışına tanık oluyoruz. Ama bu sarsıntı, esas anlamını, onun dinsel etmendeki zayıflamayla birlikte ilerlediğini belirlediğimizde kazanır. (Demokrasi İçinde Din)
  • Çağdaş demokrasiler, uzlaşmaya varmak için aynı noktada buluşmak yerine farklılığa razı olmak gerektiğini keşfettiklerinde istikrara kavuşabilirler. İktidar ile toplum metafizik açıdan birleşince birbirlerine yaklaşmış olmazlar, aslında uygulamada bu yüzden birbirlerinden uzaklaşırlar. (Demokrasi İçinde Din)
  • Siyaset dinle savaşırken aracını ve hedefini kaybetti. (Demokrasi İçinde Din)
  • Dinselliğin gökten yere taşıdığı yetke (ötekilik) boyutu, iktidarın dinle açıklandığı dönem bittiğinde sihirli bir değnekle bir anda kayboluvermez. Tanrılar çağına ait tecessüm yoluyla temsil ile Eşitler çağına ait delegeler yoluyla temsilde aynı öğeler işba­şındadır, ama bu öğeler farklı sunulurlar, oranları da farklıdır. (Demokrasi İçinde Din)
  • Dinden çıkış, dinlerin hâlâ var oldukları ama kendilerinin belirlemedikleri bir siyasal biçim ve kollektif düzene katıldıkları bir dünyaya geçiştir. Konuyla ilgili kesin bir noktayı da ekleyelim: Bu geçiş sırasında, eski toplumlarda dinsel olgular biçimi altında ortaya çıkan şeyler topluma bağlanıp siyasal olarak düzenlenirken işlemden geçer ve değişikliğe uğrar. (Demokrasi İçinde Din)
  • “İnsanlar, yegane araçları olan akılları ve iradeleri ile onları birleştiren devlet düzenini kurmakla, kendi kendilerine yasa koymakla kalmazlar, onlar aynı zamanda, çalışmaları, sanatları, bilimsel ve endüstrileriyle, kendi maddi-manevi ve kültürel dünyalarını inşa ederler... Kolektif olarak kendi kendilerini icat ederler. “ (Yurttaşını Arayan Demokrasi)
  • Demokrasi dinleri onurlandırır, onlara saygı duyar; dindeki miras, adet ve ritin ötesinde esas hakkındaki mesajın anlamını ayrı bir yere koyarak dinlerin toplumda kimlik kazandırıcı kültüre indirgenmesini engeller; dahası bunları kapsamları ve derinlikleri içinde kamu önünde sergileyerek dinin özüne yeni bir canlılık kazandırır. Ancak aynı anda başka bir amaç daha güder: Dinin anlam sunma işlevine birçok yönden yaklaşmak ve böylece onu tamamen göreceli hale getirmek. (Demokrasi İçinde Din)
  • “Devinimsizce sonsuza dek sürüp giden bir baskı rejiminin karşısında yapılabilecek yegane şey karşı çıkmak ve en iyi ihtimalle bir özgürlük alanı içinde serbestçe hareket etme hakkı kazanmaktır. Bunun ötesinde bir şey düşünülemez.” (Yurttaşını Arayan Demokrasi)
  • Aidiyetler küresel toplum karşısında bir farklılaşma aracıdır, toplumsal aidiyetin daha geniş ve zorunlu aidiyet küresi içinde daha yoğunlukla, daha kişisel olarak yaşandığı bir kürenin yaratılması için araç­tır. (Demokrasi İçinde Din)
  • Bununla birlikte bu şeffaflık düzeni ilerledikçe kollektifliğin işleyişindeki bulanıklık da artmaktadır. Kendini ayrıntılarıyla bilen ama bütünü itibariyle anlayamayan bir toplumun görülmemiş çelişkisiyle karşı karşıyayız. (Demokrasi İçinde Din)
  • Devlet, artık yapacak pek fazla şeyi kalmadığı görüntüsü verebilmek için daha çok uğraşmak zorundadır. (Demokrasi İçinde Din)
  • Gelenek ile modernlik arasındaki parçalanmalar aynı biçimde Kilise ile devleti böler, yoksa bunları kapıştırmaz. Hareket dinselliğin içten içe kemirilmesiyle ilerler. Resmi olarak yeri değişmez ama tavırları belirleme yeteneğini yavaş yavaş yitirir. (Demokrasi İçinde Din)