Mark Neocleous edebi kişiliği, hayat hikayesi ve eserleri merak ediliyor. Kitap severler arama motorlarında Mark Neocleous hakkında bilgi edinmeye çalışıyor. Mark Neocleous hayatını, kitaplarını, sözlerini ve alıntılarını sizler için hazırladık. İşte Mark Neocleous hayatı, eserleri, sözleri ve alıntıları...

Doğum Tarihi:

Doğum Yeri:

Mark Neocleous kimdir?

--reklam--

Mark Neocleous Kitapları - Eserleri

  • Devleti Tahayyül Etmek
  • Faşizm
  • Toplumsal Düzenin İnşası
  • Sivil Toplumu Yönetmek
  • Güvenliğin Eleştirisi
  • Güvenlik Şiddet ve Savaş
  • Savaş Erki Polis Erki
  • The Universal Adversary
  • Canavar ve Ölü

--reklam--

Mark Neocleous Alıntıları - Sözleri

  • Zombinin Batının bilincine ve kültürüne girdiği, köleliğin mitsi bir sembolünü ve sömürgecilik, yabancılaşma ve sömürünün hayaletini buluruz. (The Universal Adversary)
  • ''Özgürlük, güvenlik, mülkiyet'' üçlemesini, içindeki kavramları birbirinin içine geçecek kadar yakın kullanarak sunan Smith, yönetimin ''mülkiyetin güvenliği için var olduğunu'' söylemektedir. Böylelikle güvenlik kavramı, burjuva toplumu içerisinde, bağımsız ve salt kendi çıkarını gözeterek mülkiyet peşinde koşma egoizminin ideolojik garantisi olmuştur. (Toplumsal Düzenin İnşası)
  • Yaşlı ve deneyimli bir köylü 'de cisimleşmiş bilgiyi ,bir aydınlaşmış ile kıyaslayarak yüceltirken burke ,bir çiftçiye neden çalıştığı sorulduğunda verdiği cevabı aktaran Cicero'ya gönderme yapar : Ölümsüz tanrıları görüyorum dedi yaşlı bir Romalı,bir eli sabanı tutuyordu ,diğer elinde ölüm yakalamıştı .Tanrı ,ölüm ve yaşlı köylünün bilgeliği. İyi bir muhafazakâr başka ne isteyebilir ki ?. (Canavar ve Ölü)
  • "Gazete okumak çok vaktimi alıyor ", dedi bana bir gün közdeki kestane gibi kızgın bir romancı ,dostum ,kendimi içindeki herkesle özdeş kılmak zorundayım ,cesetler dâhil ." (Canavar ve Ölü)
  • (...)İnsanları kendi bildiği gibi mutlu etmeyi isteyen egemen (...) bir despot haline gelir.''Egemen güç kendisini, herkesin kanun önünde eşitliğini garanti altına almakla ve güvenliklerini korumakla tatmin etmeli, böylelikle de ''herkes kendi mutluluğunu, en iyisi olduğunu düşündüğü yoldan aramakta özgür kalmalıdır.'' Bu polisin gücünü kaçınılmaz olarak sınırlar. Polis yararsız değildir ama ''temel işi, sadece tebaanın işinin huzur ve güven içinde sürdürebilmesi için her birini karşılıklı korku içinde bırakan şiddeti önlemektir.'' (Toplumsal Düzenin İnşası)
  • Devlet aygıtı genelde sanılabileceğinden çok daha dirençlidir ve kriz durumlarında, krizin derinliğinin sonucunda tahmin edilenden çok daha büyük boyutta bir rejime sadık kitle örgütlemeyi başarır. (Sivil Toplumu Yönetmek)
  • Tıpkı otlar bahçenin atığı olduğu gibi, “sefil sokaklar kent planlamasının atığıdır,muhalefet ideolojik birliğin atığıdır, sapkınlık ortodoksluğun atığıdır,yabancılık ulus devlet inşasının atığıdır” (Savaş Erki Polis Erki)
  • Devletin ve güvenlik tedbirlerinin varlığını sürdürebilmesi, eğer devlet, Tanrının yanı sıra, Tüm İnsanlığın Düşmanı olarak Şeytan ile savaşın koordinasyonunda sorumluluk alırsa, çarpıcı bir şekilde pekiştirebilirdi. Şeytan herhangi bir başka şey kadar siyasi erkin bir aracı haline de gelebilirdi. (The Universal Adversary)
  • Herhangi bir kitlesel hareketin liderliği, hareketin başarısını sağlamak için onun irrasyonel özünden faydalanmalı, kalabalığın irrasyonel güç ve güdülenmesini kullanmalıdır. (Faşizm)
  • Gramsci, yasama, yürütme ve yargı arasındaki güçler ayrımının ardında temelde devletin birliğinin yattığını ve 'her üç gücün de aynı zamanda siyasal hegemonyanın aygıtları olduğunu' öne sürer. (Sivil Toplumu Yönetmek)
  • İnsanlar"bireysel çıkarları için kendi aralarında Savaş ederler." (The Universal Adversary)
  • İnsanlar anlamadan çok inanmaya gerek duydukları için, faşizmin kavramsal çerçevesinin rasyonalizmde değil de dinde bulunana yakın bir dil ve sembolizmde ifade edilmesi gerekir. (Faşizm)
  • İşçi sınıfı mücadelesinin bütün hedefi yapıların yalnızca destekçisi olmayı reddetmek, gördüğü saygı oranında saygı göstermek, belirlendiği kadar belirleyici olmak, yalnızca kendisinden bekleneni yapan bir özne olmak yerine etkin bir özne olmaktır. (Sivil Toplumu Yönetmek)
  • (...)memura itaatsizlik tutuklama olasılığını artırır, zira bu, memurun peşinde olduğu düzene itaatsizlik olarak anlaşılır. Ek olarak, ona yöneltilen düşmanlık, onun düzene yönelik otorite ve erkine ve bu nedenle de genel olarak otorite ve erke yönelmiş addedilir. (Toplumsal Düzenin İnşası)
  • “Duygularını abartmaya meraklı olan bir kalabalık ancak aşırı duygulardan etkilenir. Bir kalabalığı harekete geçirmek isteyen bir hatip hiddetli iddiaları istismar edici bir yolda kullanmalıdır. Abartmak, iddia etmek, tekrarlara başvurmak ve hiçbir şeyi uslamlama yoluyla kanıtlamaya asla kalkmamak halk mitinglerinde konuşmacıların iyi bildiği argüman yöntemleridir.” (Faşizm)
  • 1839 tarihli Polis Güçleri Üzerine Rapor'un da temel iddiası, suçun, yoksulluktan çalışmadan kurtulmak isteyen muhtaçlar tarafından işlendiğidir.(...) ''Yağmanın, serseriliğin ve dilenciliğin genel nedenlerini incelediğimizde(...) çok az örneğin kaçınılamaz bir ihtiyacın veya düşkünlüğün baskısıyla açıklanabileceğini görüyoruz; örneklerin çoğunda görülen bunların, düzenli çalışmadan daha az emek harcayarak mülk elde etme itkisinden kaynaklandığıdır.'' Bu nedenle mesele sadece polisi suçun önlenmesi olarak kullanmak değildi. Mesele, suçun, ücretli emek durumuna düşmeden, ekmek parası için işleniyor oluşuydu. (Toplumsal Düzenin İnşası)
  • Burjuva modernitesi bir Düşman hayali etrafında toplanır ama aynı zamanda bu Düşmanı, Tüm İnsanlığın Düşmanı olarak sunma eğilimindedir. "İnsanlık" denen şeyi harekete geçirmeye çalışırken, bir düşmandan "Tüm insanlığın Düşmanı" veya şimdiki haliyle "Evrensel Hasım" olarak bahsetmekten daha çok işe yarayan bir şey yoktur. (The Universal Adversary)
  • "Görünmez Varlıklar" ve "Görünmez Güçler" den duyulan korku, "insanların itaat etmelerini sürdürmek" için bir mekanizmadır. (The Universal Adversary)
  • ''Ticaretin ve manifaktürün oluşması'', işçilere bağımsızlık sağlamaktadır ki bu da, ''suçu önleyecek en iyi polistir.'' (Toplumsal Düzenin İnşası)
  • Kapitalizm yönetiminde bizi zombi yapan ölmek değil, ölmemektir. Zombi figürü bize, bir ücret karşılığında çalıştığımızda bunun ne anlama geldiğini, çalışan olmayı ama ölü gibi hissetmeyi anlatır. (The Universal Adversary)