Doğum Tarihi: 9 Aralık 1941
Doğum Yeri: İstanbul
Ölüm Tarihi: 24 Kasım 2014
Ölüm Yeri: İstanbul
Melisa Gürpınar kimdir?
Melisa Gürpınar, 1941’de İstanbul’da doğdu. İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi’nde bir süre okudu. İstanbul Belediyesi Konservatuarı Tiyatro Bölümü’nü bitirdi. İlk şiir kitabı Umut Pembeleri, 1962’de yayımlandı. Öğrencilik yılları ve sonrasında, edebiyat alanındaki çalışmalarını sürdürürken, tiyatronun birçok alanında da, öncü, amatör ve profesyonel girişimlere katkıda bulundu. Sonraları ise, tiyatroyla ilişkisini, eleştirmen olarak korumaya çalıştı. 1975’te Yeni Bir Gün Şarkısı adı altında üç şiir kitabını bir arada yayımladı. 1981’de Geceyarısı Notları, 1983’te Ara Beni Sevgilim Sözcüklerin İçinde ve Yalnızlık Mevsimi, 1985’te Yaz Mektupları adlı şiir kitapları yayımlandı. 1990’da yayımlanan İstanbul’un Gözleri Mahmur adlı şiirsel öyküleri, Halil Kocagöz Şiir Ödülü’nü aldı. Bir İstanbul Üçlemesi olan bu çalışmanın ikinci parçası, Yeni Zaman Eski Hayat adlı bir oyun olarak 1993’te basıldı ve o yıl sahneye konulup oyun yazarlığı dalında Avni Dilligil Ödülü’nü aldı. 1992’de Çocukluğum ve Ölümüm adlı şiir kitabıyla, Uçup Giden Kent adlı çocuk romanı yayımlandı. 1997’de Okul Arkadaşım adlı gençlik romanı ve 1998’de Salkımsöğütlerin Gölgesinde adlı düzyazı şiir kitabıyla, Kitap Benim Kanadım adlı çocuklar için yazılmış şiirsel bir anlatı kitabı da yayımlandı. 1999’da, Her Harf Bir Melek adlı şiir kitabı yayımlanan Melisa Gürpınar, toplu oyunlarını ve İstanbul üzerine yazılmış anı ve denemelerini de yayımlama aşamasında.
--reklam--
Melisa Gürpınar Kitapları - Eserleri
- İstanbul'un Gözleri Mahmur
- Salkımsöğütlerin Gölgesinde
- Çocukluğum ve Ölümüm
- Gece Yarısı Notları
- Ada Şiirleri
- Kitap Benim Kanadım
- Okul Arkadaşım
- Uçup Giden Kent
- Küçük Şeyler
- Gel Dünyayı Seyredelim
- Elyazısı Yılları
- Yeni Bir Gün Şarkısı
- Her Harf Bir Melek
- Dul Evinde İncesaz
- Ara Beni Sevgilim Sözcüklerin İçinde
- Çamlıca'dan Yeldeğirmeni'ne Rüzgrın Peşinde
- Mühür Kesesi
- Şu Bizim Evliya Çelebi
--reklam--
Melisa Gürpınar Alıntıları - Sözleri
- Uçarcasına yürüdüm. Düşte yürüdüğümü bilip de, uyanamayanların yürek gürültüsüyle. Doğduğum gündeki kadar gülünç bir çaresizliğin içerisindeyim de, dilsiz bir soytarı gibi anlatamıyordum bunu kendime bile. (Her Harf Bir Melek)
- Yolumu yitirdim imgesel bir atlasta tam iki dağın arasında kaldığımda 'İnsan uzakta' diyen dilsiz çocuk koştu önüm sıra ben hep yürüdüm sapsarı bozkırlar kaldı ardımda patikalar, uçurumlar kaldı onca yorgunluklardan sonra bir yaz rüzgarı gibi gelip katıldım harflerin arasına ... (Her Harf Bir Melek)
- '’sen bir ozan kızısın anan seni tanıyamasa da artık -sana güvenirdi bilirsin sen onun yarınısın ve nerede görürsen tanırsın ananı- koş onu bul ellerine sarıl bıraksın sanrılara kapılmayı bıraksın bu söyleşiyi yalvar ki şiir yazsın hava kararıyor yoğurtçuların sesleri ve soba borularından çıkan dumanlar bile ona çok şey anlatır git söyle içinde ozan sözü geçmeyen bir şiir yazsın ninesi gibi yazsın da denize atsın isterse.'' (Gece Yarısı Notları)
- Bakışlarımda ölümcül bir soğukluk ve yüreğimde anlamı kalmamış çarpıntılar gürültülerle yer değiştiriyordu. (Her Harf Bir Melek)
- Yaşamak böyle düşe kalka olacaksa eğer, Denilenler doğruymuş, Hayat çok zormuş meğer. Ve fazla yara almamak için, Tahta bir kafese hapsolmak. Ve derdini anlatamamak, Su isteyip de çay gelince önüne. Konuşmasını bilmediğim için, Sabredip susmak, Gerçekten çok zormuş. (Kitap Benim Kanadım)
- Azığım kıt, yüküm değişken, yolum engelliydi. Doğumdan, ölümden, çocukluktan Sayısız aşklardan hızla geçsem de, ateş dilli savaş, karşıma çıkıyordu her dönemeçte. Yolu düşlerden geçen bir yabancıydım da sanki, Ne bir tanıyanım vardı, ne de iniltimi duyanım. (Her Harf Bir Melek)
- değer ölçülerin ucuza ve pahalıya göre olmamalı (Gece Yarısı Notları)
- bilgiyi ağır bir yük gibi değil hava gibi çekmelisin içine kolayca (Gece Yarısı Notları)
- “üç yaşında babasını yitirdiği günden beri dünya üstündeki gezintisini kısa sürdürmeye karar vermişti sanki büyütüldüğünde akraba evlerinde hep bir konuk kadar iğreti” (İstanbul'un Gözleri Mahmur)
- ve yorgun bir anında sırtını bir şeye yaslarsan yaslandığın bir insan mı bir ahlat ağacı mı ot bir minder mi yoksa bir kaya parçası mı iyi tanı (Gece Yarısı Notları)
- “ayrılmaktan korkulmaz kavuşmaktan umudu kesince” (İstanbul'un Gözleri Mahmur)
- Dünyam hangi dikenli boşluğa takılıp kalmıştı da, Tanıyamıyordum ardımda sürüklenen hayatın sahibini. (Her Harf Bir Melek)
- Yalnızlık sanatında kara kuşak takanlara, Gecenin armağanıydı sanırım küçücük yıldızların düzenlediği bu gösterişsiz fener alayı. (Her Harf Bir Melek)
- Sen öyle umarsız uyusan da bir köşede İşte bu yüzden, sırf bu yüzden işte Yaşamdan çok ölüme yakın olduğun için Seni bu denli yıktıkları için Yaşamımın gizini vereceğim sana (Ada Şiirleri)
- Kendini okuyamayan bir insanın, şaşkınlığı ve karamsarlığı vardı yüzlerinde. (Her Harf Bir Melek)
- varamayacağın yerlere de git düşüncelerinle korkma düşünmekle yitirmez kendini insan (Gece Yarısı Notları)
- “Kendi yağımızla kavrulup gidiyoruz işte,” (Kitap Benim Kanadım)
- İşte bir yaprak daha düşüyor döne döne. Ölümün inceliği ve hafifliği var yere değişinde. Ağaca sorarsanız, yaprağın öyküsü köklerde, kök ise toprağın evinde bir konuk. (Her Harf Bir Melek)
- “mevsimler geçiyor leylek sürüleri ben hep çocuk kalmak istiyorum biçimleniyor eski zaman duygularım” (İstanbul'un Gözleri Mahmur)
- insan isterse tanrısıyla buluşabilir bir söz üstünde bir taş içinde bir raksta yükselir yaratır kendini yeniden tanrının biçiminde (İstanbul'un Gözleri Mahmur)
Yorumlar
0 yorum