Sosyolog-Yazar Meltem Ahıska edebi kişiliği, hayat hikayesi ve eserleri merak ediliyor. Kitap severler arama motorlarında Meltem Ahıska hakkında bilgi edinmeye çalışıyor. Meltem Ahıska hayatını, kitaplarını, sözlerini ve alıntılarını sizler için hazırladık. İşte Meltem Ahıska hayatı, eserleri, sözleri ve alıntıları...

Doğum Tarihi: 1958

Doğum Yeri: Ankara

Meltem Ahıska kimdir?

1958 yılında Ankara'da doğdu. Boğaziçi Üniversitesi'nde sosyoloji öğrenimi gördü. Westminster Üniversitesi'nde iletişim alanında yüksek lisans derecesini aldıktan sonra, Londra Üniversitesi, Goldsmiths College'da sosyoloji doktorasını tamamladı. Akıntı'ya Karşı, Zemin, Defter, Pazartesi dergilerinin kuruluşunda ve yayın kollektiflerinde yer aldı. Makaleleri, denemeleri ve kimi şiirleri çeşitli dergilerde yayımlandı. Havalandırma adını taşıyan bir şiir kitabı vardır (Metis, 2002). Hikayemi Dinler misin? Tanıklıklarla Türkiyede insan Hakları ve Sivil Toplum başlıklı gezici serginin ve kitabın editörlüğünü yaptı (Zafer Yenal ile birlikte, Tarih Vakfı Yayınları, 2004). Halen Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü'nde öğretim üyesi olarak çalışmaktadır.

--reklam--

Meltem Ahıska Kitapları - Eserleri

  • Radyonun Sihirli Kapısı
  • Havalandırma
  • Anda
  • Aradığınız Kişiye Şu An Ulaşılamıyor
  • Yad
  • Milletin Bölünmez Bütünlügü, Demokratiklesme Sürecinde Parcalayan Milliyetcilik(ler)

--reklam--

Meltem Ahıska Alıntıları - Sözleri

  • Söylenmeyen her söz gürültüye katkıdır. (Havalandırma)
  • Aynen böyle sevdim seni ama sevdim seveli aldı beni bir düşünce (Havalandırma)
  • Kimiz biz, ne ile aynıyız? Bilir mi gelip geçen şehir bu dönüp duran güneş vazgeçtiğimiz zamanı? Parçalanıp giden dil midir? Kuşkular içinde solmaktayız. Kayıklar eskir, ip erir, bulanır su Yıkıldık işte dersin, zaman bizi kustu Ve arka bahçede güller Bir görmesek de güller biz bilmesek de güller (Havalandırma)
  • ...başka bir küreselleşme daha söz konusudur. Bu, geçirdiği yapısal dönüşümlerle, işçi sınıfının devrimci mücadelesini, toplumsal sınıflara dayalı sosyalizmi işlevsiz bırakan; tüketimi yaşam tarzı haline getiren; her türlü mikroskobik denetim aracıyla bireyleri parçası haline getiren; özel tahakküm mekanizmalarına ihtiyaç duymayan kapitalizmin küreselleşmesidir. (Milletin Bölünmez Bütünlügü, Demokratiklesme Sürecinde Parcalayan Milliyetcilik(ler))
  • arzu odaklanmaz evlerde pencereden bacadan süzülüp gider iç sıkıntısı ile tenhalaşır serin loş odalar burada doğulmuştur hıçkırıklar boğulmuştur kapkacak içinde saklanır hâlâ eller bir yandan sehpaya uzanır gel git gel git çay ile hemencecik uyunmuştur tenhalaşınca serin loş odalarda rüyalar da görülmüştür kaplanların karnından ceylanların çıktığı rüyaların sabah vakti pek de anlamsız bulunmuştur defalarca ölünmüş, ölünmüştür bu odalarda bak şu sandalyede acıyla titremiş bir gövdenin ritmi sallanır durur gülünmüştür ağlayıncaya kadar kir pasın aktığı borulardan duyulur bu sesler toz birikmez evlerde toz ile irade arasındaki savaşın bittiği yerde bu iş de biter örtüleri çek al göreceksin kimsenin evi daha güzel değil (Havalandırma)
  • Kalabalık bağırdı: Akışın dışında kaldığın an ya saldırgan olmalısın ya da kurban. (Havalandırma)
  • Birlikte avlanıyoruz artık Kendindenbaşkahiçbirşeydüşünmeyenkatilpezevenkler Kesilmiş hayvanlara yeni isimler ararken. (Yad)
  • Derdin ne senin? Ormanda yürüsek fena mı? Sisli akşamlarda uzağa baksak Kendimize gelsek. Buna çok güldüm işte. Kimsin sen, ne cinssin? Yarenlik edeceksek eğer Yüksek dağları işitmelisin Sert, diri, iştahlı seni senden alan bir ses, hemen atla üstüne. (Yad)
  • “Dil dünyasız olur mu?” diye soruyor (Yad)
  • Humanizma karışsın güvercin bokuna Karşılıksız taş boynumda... (Yad)
  • Aşk diye başlıyorum. Susuyorum... (Havalandırma)
  • Yıllarımı tartıyorum Bak bir gün diyorum polisten kaçmak için alakasız bir adamın koluna girmiştim. Yürümüştük kalabalığın uzağına. Korku içimi boşaltmıştı. Kasabın önünde durduk, uzun uzun etlere baktık. Onlar et değil kesilmiş hayvan, Korkularını tanımadın ki sen! Tırnak aralarında birikir Atlar üstüne gece yarısı hayal korkuyu terk edince vahşi bir hayvan gibi. Yemek getir bana, karnım aç. (Yad)
  • Bir tek insan algılamıyor ebediyetle ölümsüzlüğün farkını. (Yad)
  • Kovalanan anıların iğnesinden fışkıran zehir, geceleri ağırlaştıran endişe, hareket edememe olduğun yere mıhlanıp kalma, bütün bunlarla tarandı saçlarım. (Yad)
  • Cinayetimle karşılaştım aynı suda İnsan ve suçlu oldum (Havalandırma)
  • Fal tuttum Bana üç "ah" çıktı. (Havalandırma)
  • “İhtimaldir zamanın tek maddesi.” (Yad)
  • İyi bir şey yapmadık şu hayatta Tek bir kıpırtı yok Örümceğin iştahından başka... (Yad)
  • Aşka geçerim ben burdan Sen gidiyor musun? Yağmur yağıyor, dağlar kalıyor Geriye hep dağlar kalıyor- bir şarkı gibi. Umudun hiç olmadığını ve hiç kaybolmadığını bildi. Yüzünü duvara çevirdi. (Havalandırma)
  • Ay büyümüş de haberim yok Hiçbiryerden gelen adam buldu beni Yalnızdım, dilsiz kalmıştım burda Aradığım yabancılık hiç gelmedi (Havalandırma)