Doğum Tarihi:
Doğum Yeri:
Mine Alpay Gün kimdir?
Orta öğrenimini Kandilli Kız Lisesi’nde tamamladı. İÜ Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü’nü bitirdi. MÜ Ortadoğu ve İslam Ülkeleri Enstitüsü Sosyoloji ve Antropoloji Bölümü’nde master yaptı. Yazı hayatı, Yeni Devir gazetesindeki yazılarıyla başladı. Bir süre Milli Gazete’de kadın sayfası hazırladı (1987), bilahare “Ritimler” başlığı altında köşe yazısı yazdı(1988); halen aynı gazetede köşe yazılarını sürdürmektedir. Öykü kitapları dışında, Ülke Kızları (2000) adlı bir romanı ve Adadolu’dan Esintiler (2000), Bir Vakti Namluya Sürmek (2000), Ranuna’ya Mektuplar (2000), İstanbul Mir’atı (2001), Zenci Gül Destesi (2002) adlı deneme kitapları bulunmaktadır.
--reklam--
Mine Alpay Gün Kitapları - Eserleri
- Ülke Kızları
- Bir Vakti Namluya Sürmek
- Anadolu'dan Esintiler
- Kuma
- Ranunaya Mektuplar
- Zenci Güldestesi
- İstanbul Mir'âtı
- Bir Düş müydü Çocukluğum
- Kadın Fotoğrafları
- Direnç ve Özgürlük
- Smyrna'nın Sırrı
--reklam--
Mine Alpay Gün Alıntıları - Sözleri
- İnsana inanmak yaraşır. Inancı gül kokulu ibadetle bezemek. Her zor anda diriltici sabrı kuşanmak. (Bir Vakti Namluya Sürmek)
- " Tarih boyunca bu dünya güzeli kent,135 dolayında adla anılmıştır..." (İstanbul Mir'âtı)
- " İstanbul'u bir şehir olarak anmak,hataların en ilki. Bir ülke olabilir ancak. " (İstanbul Mir'âtı)
- " Sen ağlama kirpiklerin ıslanır ; sen ağlama,kara gözler ıslanır..." (Anadolu'dan Esintiler)
- Kişi düştüğü yerden ayağa kalkar. (Smyrna'nın Sırrı)
- İnsanlar tarafından sevilmeyi beklemek yerine, onları sevmeyi önce sen başlatsan... Sevgiye emek vermek, seveni de sevileni de kuşatır, o sevgi taşıp sınırlarına diğer insan coğrafyalarını da dahil eder. (Ülke Kızları)
- " Bir insan, bir ülkedir, bir dünyadır,bir evrendir.Çok şeydir insan.Yeterki düştüğü yerden kaldırılsın in-san-lı-ğı. Yeterki,bir abide olarak yükseltsin kendisini..." (Anadolu'dan Esintiler)
- ...Namaz vakitlerini kaçırmayanlar, gözlerini arsızca yoksullardan kaçırırlar. (Anadolu'dan Esintiler)
- " Yaşamaya olduğu gibi ölmeye de yer kalmamış,İstanbul'da..." (İstanbul Mir'âtı)
- Oruç çiçekleri açmış. Dillerde,orucun bestesi... (Bir Vakti Namluya Sürmek)
- Aşk öyle bir haldir ki, kalbi hararetten yerinden çıkarır. (Smyrna'nın Sırrı)
- Kınayıcı olmayın, insanları kınamayın, bir kınayıcının kınadığı şeyi Allah ona göstermeden canını almaz. Kınadığınız şey başınıza gelmeden ölmezsiniz. Hz. Muhammed Mustafa (sav) (Smyrna'nın Sırrı)
- Ve dahi genç kızları yaşlı kimseye vermeyeler çünkü fitneye, fenâlığa sebep olur. (Smyrna'nın Sırrı)
- Nasıl anlatacağım size? Orucun, kollara takılmış portakal çiceği denli derin kokusunu... (Bir Vakti Namluya Sürmek)
- "Bazen gülerken deri, ağlamakta iç âlemler." (Ülke Kızları)
- Insanların yaşı kaç olursa olsun,ölüm acı. Onların yerine bir başkası konamıyor, aynı vasıfta insan boş kalan yerleri dolduramıyor. Evrenselliği savlayan aydınlarımızın aramızdan ayrılışı ile de iyice yoksullasmaktayiz.Gunler,aylar,yıllar,yolcularını çağırıyor,erken geç hiç zamanlamaya bakmadan.Bizler ise, hala zamanlama üzerinde dururuz nedense...Oysa ismi okunan kalkıp gitmiştir. Sebep çaresiz hastalıktır, ani bir olaydır. Güç getiremiyecegimiz,onleyemiyecegimiz sondur,ölüm... (Zenci Güldestesi)
- Çevresini koruyup,güzelleştiren de,ihanet edip çirkinleştiren de,insan.. (Anadolu'dan Esintiler)
- " İnsanlar çok karmaşık,anlaşılması güç,çözümlenemeyen bir denklem. " (Ülke Kızları)
- Nasıl büyük kayıptır, Namazlı görünüp- namazsız olmak. Kayıbın en korkuncu. (Bir Vakti Namluya Sürmek)
- Kalın sis perdesinin altında, karşılıklı duyuşlarımızın, düşünüşlerimizin ışıklarını seçebilecek miydik? (Ülke Kızları)
Yorumlar
0 yorum