Dr., Yazar Muhammet Veysel Zortul edebi kişiliği, hayat hikayesi ve eserleri merak ediliyor. Kitap severler arama motorlarında Muhammet Veysel Zortul hakkında bilgi edinmeye çalışıyor. Muhammet Veysel Zortul hayatını, kitaplarını, sözlerini ve alıntılarını sizler için hazırladık. İşte Muhammet Veysel Zortul hayatı, eserleri, sözleri ve alıntıları...

Doğum Tarihi: 1976

Doğum Yeri: Erciş, Van, Türkiye

Muhammet Veysel Zortul kimdir?

1976 yılında Van’ın Erciş ilçesinde dünyaya geldi. İlkokulu bu şehirde tamamladıktan sonra devlet parasız yatılı sınavını kazanarak Malazgirt Alparlan Lisesi’ne, bir yıl sonra da nakille Van Atatürk Lisesi’ne kaydoldu. Bu okuldan mezun olduktan sonra 1994 yılında Tarih Öğretmenli Bölümü’nü kazanarak Karadeniz Teknik Üniversitesi’nde dört yıl eğitim gördü. 1998 yılında yüksek lisansa başladığı İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde “Timur’un Altınordu Seferi” adlı tez çalışmasını, yine aynı üniversitenin Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi Enstitüsü’nde “Serasker Mehmet Rıza Paşa” adlı doktora çalışmasını tamamladı.

--reklam--

Muhammet Veysel Zortul Kitapları - Eserleri

  • Hay Allah
  • Son Serasker
  • Sürgün Aşk
  • Payitaht-ı Abdülhamid'de Bir Kabadayı 1908
  • İşgalbul

--reklam--

Muhammet Veysel Zortul Alıntıları - Sözleri

  • “İnsanın ağırlığını değerleri, söylemleri, davranışları belirler!” (Hay Allah)
  • “Ağlamaktan korkma! Zihindeki ıstırap veren düşünceler, gözyaşı ile temizlenir.” (Mevlana) (Hay Allah)
  • Tutuklamalar basında da geniş yer bulmuştu. Sabah Gazetesi olayı 'Hainlerin Tevkifi' şeklinde duyururken tutuklularla ilgili vermiş olduğu listenin en tepesine Rıza Paşa'yı yerleştirmişti. (Son Serasker)
  • “Ya başlamamalı ya da bitirmeli.” (P. N. Ovidius) (Hay Allah)
  • Yalnız şahsi menfaat gözetenler var. Görünüşte sadık ancak içinde hain olanlar, kendi küçük menfaatleri için askeri idare ile oynuyorlar. Bu alçaklar devletin bütün müfredatına sokularak devlete ne zarar geleceğini hiç dikkate almadan cüzi veya külli bir menfaat bulma hevesindeler. s.62-63 (Son Serasker)
  • Rıza Paşa'ya göre, maddi noktada en büyük problem dışa bağımlılıktı ve bu noktada yapılması gereken öz kaynaklara dönülmesiydi. (Son Serasker)
  • Rıza Paşa'ya göre, mukaddes vatan artık hasta değil can çekişmekteydi. (Son Serasker)
  • “Gerçeği insanın ölçüleriyle değil insanları gerçeğin ölçüsü ile tanı.” (Hz. Ali) (Hay Allah)
  • 4 Haziran 1895 günü ise olayın iç yüzü ortaya çıkacaktır. Halep 13. Nizamiye Fırkası Komutanlığı'nın gönderdiği telgrafta, Süveydiye'ye çıkan şahısların Amerika ve İngiltere'ye eğitim için giden Ermeniler olduğu belirtilecektir. (Son Serasker)
  • Ancak Rıza Paşa'ya göre, yapılan çalışmaların devlete hatırı sayılır bir menfaat temin etmesi bazı kesimleri rahatsız etmişti. Bu bağlamda Rusya sefareti baş tercümanı Musiv Maksimof, bizzat Rıza Paşa'nın evine kadar gelerek Rus unlarının alınmasını istemiş ve aksi taktirde seraskerlikten uzaklaştırılacağını söyleyerek paşayı tehdit etmişti. (Son Serasker)
  • “Yaşadığın dünyaya bak; Yüce Tanrı hangi eserini sevginin kucağında büyütmemiş?” (Mevlana) (Hay Allah)
  • “İnsan en zor zamanlarında, kendinden çok sevdiklerini düşünürmüş.” (Hay Allah)
  • “…bilmekle bildiğini yapabilmek aynı şey değildi…” (Hay Allah)
  • “Ümidini kaybetmiş olanın, başka kaybedecek şeyi yoktur.” (Boise) (Hay Allah)
  • Adam kaçıran eşkıyalar, bağında bahçesinde çalışan halkı da dağa çıkmaya zorluyorlardı. Seraskerliğe gelen bir telgrafa göre, Bulgar eşkıyası yaklaşık 12.179 kişiyi zorla dağa çıkarmıştı. (Son Serasker)
  • “Bir erkek; tutamayacağı sözü ağzına, sevemeyeceği kadını gönlüne almaz.” (Hay Allah)
  • İran aynı zamanda hudutta bulunan Kürt aşiretleri türlü vaatlerle ülkesine celp etmeye çalışıyordu. Ancak hudutta meydana gelen hadiselerde dış devletler de aktif rol oynuyordu. Özellikle İngiltere, orta ve uzun vadeli amaçları gereği bölgede aktifti ve İngiliz casusların çalışmaları Osmanlı memurları tarafından sık sık merkeze bildiriliyordu. (Son Serasker)
  • “…iyilik de kötülük de önce kafada başlıyor sonra eyleme dönüşüyor.” (Hay Allah)
  • “...bir devletin kuvveti ekonomisine bağlıydı.” (Son Serasker)
  • Bundan 12 sene kadar evvel padişahımın huzurunda ehil olmayan adamlardan ne kendisine ne memlekete ne de hilafete bir fayda gelmeyeceğini arz edip huzurundan ayrıldığımda kurenadan biri vasıtasıyla 'Sel gider kum kalır.' cevabını almıştım. s.61-62 (Son Serasker)