Doğum Tarihi:
Doğum Yeri:
Nergishan Tekin kimdir?
--reklam--
Nergishan Tekin Kitapları - Eserleri
- Nihal Atsız
- İnanç ve İsyan Ozanı Pir Sultan Abdal
- Gücün Adı Emir Timur
- Ömer Hayyam
- Gizemli Örgütler Teşkilat-ı Mahsusa
- Türklük ve Alevilik-Bektaşilik
--reklam--
Nergishan Tekin Alıntıları - Sözleri
- Cihan fatihi Sahibkıran (Timur), gönüllerdekini anlaşılır bir şekilde kağıda dökmesini bilen münşiyi çağırıp, ''Yıldırım Bayezid'e layık bir nasihatname yazasın!''diye ferman buyurdu. Belagatta eşsiz olan münşi Mevlana Şemseddin, Allah'a hümd-u sena,Hz.Peygamber'e salat-u selamdan sonra iyi niyetleri ifade eden satırları havi bir mektup yazdı.Mektupta hulaseten şöyle deniliyordu: ''Tanrı, kendi değerini ve mertebesini bilmesi, sınırını aşmaması için kuluna merhamet eder. Allah'a şükürler olsun ki, bugün rub-u meskundaki (dünyadaki) ülkeler sizim hakimiyetimiz altındadır. Bu ülkelerin sultanları bize itaat etmişlerdir. Afakın kumandanları bizden sadır olacak fermanımızı tanırlar. Dünyanın önde geden hükümdarlarının tamamı bizim eşeğimize yüz sürmektedirler. ''Senin soyun gemici Türkmenlere dayanır ve biz bunu gayet iyi biliriz ki, izaha gerek yoktur.Aklından gururu çıkar at.Bugüne kadar senin topraklarına saldırmadık.Sebebi, senin Fereng kafirlerine karşı gaza yapıyor olmanı işitmemizdir. Eğer biz senin üzerine yürürsek,Müslümanlar endişelenir, kafirler mutlu olurlar Sakın ola ki, atalarının yolundan çıkmayasın, sınırı aşmayasın ve gurura kapılmayasın, vesselam'' (Gücün Adı Emir Timur)
- Pir Sultan'ın asıl adı Haydar'dır. Sivas ili, Yıldızeli ilçesi, Çırçır nahiyesi, Banaz köyünde doğmuştur. Bir Bektaşi ocağının piriydi. Sosyal ve inanç isyanının başını çekmiştir. Bu olay, Kanuni Sultan Süleyman (1520-1566) ve Şah Tahmasp (1524-1576) zamanında olmuştur. Şah Tahmasp, Şah İsmail'in oğluydu ve adı Pir Sultan'ın şiirlerinde geçmektedir. (İnanç ve İsyan Ozanı Pir Sultan Abdal)
- Zamanı Tanrı yaşar. İnsanoğlu hep ölmek için türemiş. - Orhun abideleri (Gücün Adı Emir Timur)
- Tohumumu adem suyuyla ektiler; ruhumu Gam ateşiyle tutuşturdular. Toprağımın alındığı Yere gidinceye kadar perişan, rüzgâr gibi serseri Bir hâlde dünyayı dolaşıp duracağım. (Ömer Hayyam)
- İster düşün ... Kendini ister hayale kaptır Uzar uzar çünkü hiç sonu yoktur yolların (Nihal Atsız)
- Geceleyin köşe bekleyip bir kişiye bir kaç kişiyle saldırmak gibi rezaletlerin Türkçülükte elbette yeri yoktur. (Nihal Atsız)
- Gönlünce de dönse, bu dünyanın sonu ne? Okunup bitse de ömür destanının, sonu ne? Yüzyıl dilediğince yaşadın diyelim, Bir yüzyıl daha yaşasaydın, sonu ne? (Ömer Hayyam)
- Bu yıldızlı gökler ne zaman başladı dönmeye? Ne zaman yıkılıp gidecek bu güzelim kubbe? Aklın yollarıyla ölçüp biçemezsin bunu sen Mantıkların, kıyasların sökmez senin bu işde. (Ömer Hayyam)
- Nedir; dedim bu yaşamak? Bir düş, dedi; birkaç görüntü. (Ömer Hayyam)
- Ötme bülbül ötme, şen değil bağım Dost senin derdinden ben yana yana Tükendi fitilim eridi yağım Dost senin derdinden ben yana yana Deryadan bölünmüş sellere döndüm Ateşi kararmış küllere döndüm Vakitsiz açılmış güllere döndüm Dost senin derdinden ben yana yana Haberin duyarsın peyikler ile Yaramı sarsınlar şeyikler ile Kırk yıl dağda gezdim geyikler ile Dost senin derdinden ben yana yana Abdal Pir Sultan'ım, doldum eksildim Yemeden içmeden sudan kesildim Zülfün kemendine kondum asıldım Dost senin derdinden ben yana yana (İnanç ve İsyan Ozanı Pir Sultan Abdal)
- Bize bir gençlik lazımdır. Temelinde cehalet, duvarlarında riya, tavanlarında dalkavukluk bulunmasın. (Nihal Atsız)
- 'Ne efsunkâr imişsin, ah, ey dildar-ı hürriyet Esiri aşkın olduk, gerçi kurtulduk esaretten...' diye bağlandığı aşkın rüzgarı demek ki şimdi gene Osmanlı vatanını saracaktı. (Gizemli Örgütler Teşkilat-ı Mahsusa)
- Bir bardak saf suyu bozmak için deniz suyundan bir kaşık yeterse; çirkeften bir damla yeterde artar bile (Nihal Atsız)
- Kalbimde doğan ilk kanun dini dünyaya yaymak ve Hz.Muhammed şeriatını uygulamak oldu. Her köşeye İslamiyet'i, bu mutluluk ışığını ulaştırdım. Ve onu imparatorluğumun süsü kıldım. (Gücün Adı Emir Timur)
- Timur'a Ad Verilmesi Timur'un adı tefeülle verilmiştir. "Tefeül", faldan gelir. Fal, Arapçada "uğur ve uğurlu şeyleri gösteren simge" anlamına gelir. İnsanın gelecekle ilgili beklentisi veya giriştiği bir işe olan merakı, falcılığı bir uğraşı alanı haline getirmiştir. "Tefeül" sözlük anlamıyla "fal açma, fala bakma, uğur sayma, hayra yorma" anlamlarındadır. Edebi bir kavram olarak tefeül, özellikle kitap falı olarak bilinir. Kutsal kitapların, tanınmış şairlerin divanlarının veya dini, tasavvufi eserlerin bir niyet veya dilek tutularak rastgele açılması neticesinde, ilk göze çarpan ifadelerin okunarak yorumlanması, "tefaül, tefaül etmek" olarak tanımlanmıştır. Tarihin en eski uğraşlarından biri olan falcılık, İslam kültüründe iyi karşılanmamaktadır. Ancak tefeül gibi, "gelecekle ilgili olumlu yorumları" içeren fal çeşitleri, kültür ve edebiyat alanında oldukça yaygındır. Genellikle bir işe başlarken veya bir karar aşamasındayken kitap falına bakma adeti, yaygın olarak çocuğa isim vermede de kullanılan bir yoldur. Türklerde "Timur, Temür, Temir" isimleri oldukça yaygın olarak kullanılmaktadır. Demir anlamındaki bu kelime Göktürk ve Uygur metinleri ile en eski Türkçe sözlüklerde yer almıştır. (Gücün Adı Emir Timur)
- '' Yedi yüz doksan üç (1391)Koyun yılında orta yaz ayında Turan sultanı Timur Beg iki yüz bin kişilik bir ordu ile Toktamış Han'a karşı sefere çıktı. Bu yere vardığı zaman hatıra olarak bu abideyi dikti... Ahali bizi dua ile ansın.'' (Gücün Adı Emir Timur)
- Yeni binanın adı "Cumhuriyettir." Temelinde kan ve iman vardır. Biz bu binanın yıkılmayacağına inanmışız. (Nihal Atsız)
- Timur'un mektubu: ''De ki:' Ey göklerin ve yerin Yaratıcısı olan, gaybı da, görünen alemi de bilen Allah'ım! Ayrılığa düştükleri şeyler konusunda kulların arasında sen hükmedersin'(Zümer Suresi, 39/46).Bilesiniz ki, bizler, Allah'ın ordularıyız ve O'nun gazabından yaratılmışız. O'nun gazabına duçar olan herkese karşı bize üstünlük verilmiştir. Biz, şefkatten şikayet edene acımaz, ağlayanın gözyaşına bakmayız. Tanrı bizim kalplerimizden merhamet duygusunu yolup almıştır. Bizim salımızda yer almayan ve bizden olmayanlara yazıklar olsun ki, yazıklar olsun! Biz ki, bu ülkeleri harap etmiş, çocukları yetim bırakmış, yeryüzünde fesat çıkarmışız. Yeryüzünün şerefli insanları bizim nezdimizde aşağılık oldular. Yeryüzünün zimmetini şevketle biz ele geçirdik. (Gücün Adı Emir Timur)
- Ruhun mu ateş, yoksa o gözler mi alevden? Bilmem, bu yanardağ ne biçim korla tutuştu? Pervane olan kendini gizler mi alevden; Sen istedin, ondan bu gönül zorla tutuştu... (Nihal Atsız)
- Şu ellerin taşı hiç bana değmez İlle dostun gülü yaralar beni (İnanç ve İsyan Ozanı Pir Sultan Abdal)
Yorumlar
0 yorum