Yazar Nurcan Baysal edebi kişiliği, hayat hikayesi ve eserleri merak ediliyor. Kitap severler arama motorlarında Nurcan Baysal hakkında bilgi edinmeye çalışıyor. Nurcan Baysal hayatını, kitaplarını, sözlerini ve alıntılarını sizler için hazırladık. İşte Nurcan Baysal hayatı, eserleri, sözleri ve alıntıları...

Doğum Tarihi: 1975

Doğum Yeri: Diyarbakır

Nurcan Baysal kimdir?

1975 Diyarbakır doğumlu. Diyarbakır Anadolu Lisesi ve Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden mezun oldu. Bilkent Üniversitesi’nde yüksek lisansını tamamladı. 1997-2007 yılları arasında Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’na bağlı olarak Diyarbakır ve çevresinde kalkınma ve yoksulluk konularında projeler yürüttü. 2008-2013 yılları arasında Hüsnü Özyeğin Vakfı’nda kırsal kalkınma program direktörü olarak çalıştı. Diyarbakır’da zorunlu göç, yoksulluk, kalkınma, kadınlar ve Kürt sorunu konusunda çalışan çeşitli sivil toplum kuruluşlarının kuruluşunda ve çalışmalarında yer aldı.

Diyarbakır Siyasal ve Sosyal Araştırmalar Enstitüsü’nün (DİSA) kurucularından biridir. Kadın İçin Küresel Fon, Acil Destek Fonu gibi çeşitli uluslararası fon kuruluşları ve vakıfların Ortadoğu danışmanlığını yapmaktadır. Farklı dergi ve gazetelerde Kürt sorunu, kalkınma ve yoksulluk konularında yazmaktadır. İletişim’den daha önce O Gün (2014) ve Kürdistan’da Sivil Toplum (Şeyhmus Diken’le birlikte, 2015) kitapları çıktı. IŞİD tarafından zorla alıkonulan kadınları kurtarmak ve onlarla dayanışmak için 2015 yılında Diyarbakır’da kurulan Zorla Alıkonulan Kadınlar İçin Mücadele Platformu’nun üyesidir.

--reklam--

Nurcan Baysal Kitapları - Eserleri

  • Ezidiler: 73. Ferman
  • O Sesler
  • O Gün

--reklam--

Nurcan Baysal Alıntıları - Sözleri

  • Unutma, unutma! Yapılanları asla unutma! (O Sesler)
  • "Hayat devam ediyor ama izi ağır kalıyor". (O Sesler)
  • “Bana göre savaş çok boş bir şey. Yerinde mutluluk varken savaşa hiç gerek yok.” (O Gün)
  • "Sesler...Tarifi zor ve imkânsız seslerdi.O sesin içinde her şey vardı,yıkım vardı,ölüm vardı." (O Sesler)
  • Yıllardır savaşların içinde yaşıyoruz. İran-Irak savaşı, Saddam ve şimdi de IŞİD. Umutsuzuz... (Ezidiler: 73. Ferman)
  • Aslında hiçbir şey hissetmiyor gibi, tamamen uyuşmuş gibi... (O Sesler)
  • Insanların acıları ve umutları ile böylesine rahat oynanmamalı (Ezidiler: 73. Ferman)
  • Sivil toplumun sınırları açın çağrısına Türkiye hükümeti kulaklarını tıkamış. Dağlarda binlerce Ezidi bir bilinmeze doğru yürüyor. (Ezidiler: 73. Ferman)
  • Türkiye isterse DAİŞ'in elindeki herkesi kurtarabilir. DAİŞ'in tüm yaralıları Türkiye'de tedavi ediliyor. (Ezidiler: 73. Ferman)
  • Türkiye'ye gelen Suriyeliler "Geçici Koruma Statüsü"ne alınmışlardı. Buna göre, Suriyeliler sağlık hizmetinden ücretsiz faydalanabiliyorlardı. Ancak Irak'tan gelenler, yani Ezidiler bu statüye alınmadılar. (Ezidiler: 73. Ferman)
  • Ama artık sözler kifayetsizdir. Sur bir yaradır artık, içimizde hep bir yara olarak kalacak... (O Sesler)
  • Niye bu kadar korkuyorsun, dirilerimizden korkuyorsun da ölülerimizden niye bu kadar korkuyorsunuz? (O Sesler)
  • Ve bu hikayenin sonu mavi bitecek. (O Sesler)
  • Kürtçe, dedi anneannem, kalbin dilidir. Türkçe , müziktir. Bir şarap deresi gibi akar, yumuşak, tatlı, parlak. Bizim dilimiz, diye bağırdı, acının dilidir. Ölümü tattık hep; dilimizde nefretin, acının yükü var. (O Gün)
  • Hayatta kalmak istiyorsun ama o izle kalıyorsun. İz tüm şehirde kalmıştı. (O Sesler)
  • İnsan insanlıktan çıktı, biz bunu gördük. (Ezidiler: 73. Ferman)
  • Konuşacağım, anlatacağım ki tüm dünya öğrensin, tüm dünya başımıza gelenleri bilsin, tüm dünya utansın. (Ezidiler: 73. Ferman)
  • Aslında müdahale etmeye çalıştık ama yetmedik, yetemedik, yapamadık. Belki farklı hareket edebilirdik, hep vicdan azabımız olacak bundan dolayı, biz eksik kaldık. (O Sesler)
  • Her tecavüz sadece cinsel bir saldırı değil, kadını geri dönüşsüz bir şekilde ait olduğu kökten, Ezidi kimliğinden koparma girişimidir de. (Ezidiler: 73. Ferman)
  • 21.yüzyılda insanlık boğazlandı ve dünya bunu canlı canlı izliyor. 21.yüzyıl bu şekilde öldürülme yılı değil. (Ezidiler: 73. Ferman)