Doğum Tarihi: 1941
Doğum Yeri: Şarki Karaağaç
Nursel Duruel kimdir?
İstanbul Kız Lisesi'ni, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü'nü bitirdi. 1965'te TRT'nin ilk prodüktör kadrosunda yer aldı; başta edebiyat ve sanat olmak üzere çeşitli alanlarda radyo programları hazırladı. Reklam yazarlığı, televizyon yazarlığı, ansiklopedi yazarlığı, BRT Radyosu'nda müdür yardımcılığı yaptı. Ünlü yazar Tarık Buğra'nın ablasının kızıdır.
İlk öyküsü 1979'da Türk Dili'nde çıktı. Geyikler, Annem ve Almanya ile 1981'de Akademi Kitabevi Öykü Ödülü'nü ve 1983 Sait Faik Hikâye Armağanı'nı; Yazılı Kaya adlı kitabında yer alan "Burgaç" adlı öyküsüyle de 1990 Yunus Nadi Yayımlanmamış Öykü Ödülü'nü aldı. TRT İstanbul Radyosu'nda dış yapımcı olarak hazırladığı kitap tanıtım programı yayınlanmaktadır. Duruel'in ürün verdiği bir diğer alan ise biyografidir. Feyza Perinçek ile beraber Cemal Süreya biyografisini yazmıştır.
1941 doğumlu. 1966'da Edebiyat Fakültesi Arkeoloji bölümünü bitirmiştir. Halen TRT İstanbul Radyosu'nda prodüktör olarak çalışmaktadır.
--reklam--
Nursel Duruel Kitapları - Eserleri
- Geyikler, Annem ve Almanya
- Yazılı Kaya
- Bilime Adanmış Bir Ömür Muzaffer Aksoy
- Cumhuriyetin Çocukları Arkeolojinin Büyükleri
--reklam--
Nursel Duruel Alıntıları - Sözleri
- Hep bekleyiş. Ömrümüz bekleyişle geçiyor. Çocukken büyümeyi bekliyoruz, büyüyünce sabahı, sağlığı, dostluğu, aşkı... Beklediklerimizi bulurken yitiriyoruz. (Geyikler, Annem ve Almanya)
- "Sen soğuk demire yapışan küçük bir elsin." (Yazılı Kaya)
- “ Ayrılırken yine kucaklaştılar. Narları çatladı. Kirpikler tuz topladı. Sevinç, acı ve merak ikisini de terk etmedi.” (Yazılı Kaya)
- Can sıkıcı ve ukala buluyorum kendimizi. (Geyikler, Annem ve Almanya)
- Durmadan ses üretiyoruz, ürettiğimiz ses o anda kendi ölümünü yaşıyor ve biz bunu umursamıyoruz. (Yazılı Kaya)
- Benim acım, sesin yok oluşuna yönelik, seslerimin... (Yazılı Kaya)
- Davranışlarını, özellikle böyle önemli sayılamayacak anlık davranışlarını kestiremediğim insanlar, oldum olası huzursuz eder beni. Nezaketleri de pençe gibi gırtlağıma yapışır. (Yazılı Kaya)
- "Üşengeç değildim, vurdumduymaz hiç değildim, insanlara karşı ilgisiz değildim; yine de nedenini kestiremediğim bir telaş açıklamalar yapmaktan alıkoyuyordu beni." (Yazılı Kaya)
- Ben, bana da zaman bırakacak, beni bir anten parçasına, bir fişe dönüştürmeyecek bir iş sahibi olmak için okumak istiyorum. Şu yeryüzünde, bırak yeryüzünü kendi ülkemde kendi çevremde olup bitenleri kavrayamıyorum. Kendimi bile yeterince ölçüp biçemiyorum. İşte bu yüzden okumak istiyorum. (Geyikler, Annem ve Almanya)
- Seslerim... seslerimin sırtını oydular... seslerim parçalandı... hoyratlık... kim öğretecek seslerimi... korunaksız seslerim... nasıl toplarım... nasıl... nasıl... onca yıl neyi bekledim... neye bekçilik ettim... seslerimi ne yaptım... (Yazılı Kaya)
- Gün boyu ne çok yapıyordum böyle geçiştirmeli konuşmaları!.. İrili ufaklı değerlendirmeler, yargılar, sıfatlar, katılayım katılmayayım üstümde kalıyordu ve ben kılımı bile kıpırdatmıyordum. Üşengeç değildim, vurdumduymaz hiç değildim, insanlara karşı ilgisiz değildim; yine de nedenini kestiremediğim bir telaş, açıklamalar yapmaktan alıkoyuyordu beni. (Yazılı Kaya)
- Hem son dediğin tek değildir, bir son içinde sayısız son vardır. Sona anlamını veren, o noktaya kadar sürüklenip gelen ayrıntılardır. (Yazılı Kaya)
- Şimdi seslerimi arıyorum. (Yazılı Kaya)
- Ben de öyle bir güç olmalı ki en kötü yapılı erkeklerden oluşmuş bir ordunun içine girip dostluğu öğretmeliyim, türkülerdeki sevdaları öğretmeliyim. Beni dinleyip haklı bu küçük kız demeliler. Kimse kimseye sövgüyle yanaşmamalı! (Geyikler, Annem ve Almanya)
- “ Ben zamanı bilmem ki, seni hangi zaman aralığında arasam?..” (Geyikler, Annem ve Almanya)
- Ne zor, diye düşündü. İnsanın en sevdiklerine, en yakınlarına bile yeterince el uzatamaması ne zor... İzliyorsun, neye gereksinim duyduğunu anlıyorsun, vermek istiyorsun ve sonuçta pek de bir şey verememiş olduğunu görüyorsun. (Geyikler, Annem ve Almanya)
Yorumlar
0 yorum