Doğum Tarihi: 14 Mayıs 1947
Doğum Yeri: Boulogne-Billancourt, Fransa
Olivier Rolin kimdir?
OLIVIER ROLIN, 17 Mayıs 1947’de Boulogne-Billancourt’da dünyaya geldi. Çocukluğu Senegal’de geçti. Felsefe ve edebiyat eğitimi gördü. Fransa’daki 1968 olayları sırasında, aşırı sol kanadın önderlerinden olan yazar, bir dönem gazetecilik ve editörlük yaptı. Libération ve Le Nouvel Observateur gibi gazetelerde yazı ve röportajları yayımlanmaya devam eden yazar, Port-Sudan adlı eseriyle 1994’te Femina Ödülü’nü aldı. Çağdaş Fransız edebiyatının önde gelen güçlü kalemlerinden biri olan yazar, roman, gezi güncesi, deneme ve anlatı türlerinde eserler vermeye devam ediyor.
--reklam--
Olivier Rolin Kitapları - Eserleri
- Sırça Otel'de Bir Oda
- Port Sudan
- Odalar
- ve Yazar Oldular...
- Meroe
--reklam--
Olivier Rolin Alıntıları - Sözleri
- ...bir adamın şöhretinin, başkalarının gözündeki yerinin, etrafa saçıp savurduğu zenginliğe bağlı olduğunu görünce, şaşkınlıktan donakalmıştım. (Port Sudan)
- Eğer kendine inanmamak zayıflıksa, kendinden hiç kuşku duymamak da zayıflıktır; üstelik daha gülünç bir zayıflık. (Port Sudan)
- Sevdiğiniz insanla savaşmayı aklınız alıyor mu? (Port Sudan)
- Dünyanın ağırlığından kurtulmayı olmasa bile, en azından onu azaltmayı, hatta anlamayı; yükünü hafifleten masum ve sevecen bir birliktelik sayesinde ona daha bilgece katlanmayı hayal eden a., o zamana dek tanıdığı her şeyden çok daha üzüntü verici bir yalnızlık içinde bulmuştu kendisini. Çok fazla kendini beğenmişlik ve belki biraz da korkaklıkla, sonunda onu ezip bunaltan yeni bir beden ve yeni bir ruhun güvenli aşkında unutmak istediği eski yenilgilerdi: Büyüyen, çoğalan, o tertemiz ve yok edici yüzde sonsuza dek yer alan yenilgiler. Genç kadına gelince, onu sevmeye devam etmiş olabilirdi; Ama tıpkı bir nesneyi, cansız bir şey olmasa da farklı, eksilmiş bir hayatı yaşayan bir nesneyi sever gibi: bir ölünün anısı, bir tablo, bir kitap, bir müzik.Onun gözlerini sevmiş olabilirdi; ama çırpıntılı ve canlı bir ateş gibi değil; Mantara tutturulmuş kelebek kanatları gibi, güzel ve değişken; dikkatsiz bir elin toza çevirdiği kanatlar gibi. İkisi de düz bir ten olmak için kabuk tutmak yerine, açılıp ayrılan bir yaranın iki kenarına benziyordu." (Port Sudan)
- Üstelik gurur, kişinin göze aldığı tehlikelerden ve üstlendiği görevlerden yan çizmesini önlüyordu. Oysa gururun günümüzdeki yozlaşmış biçimi olan kendini beğenmişlik, yalnızca bol bol kahramanlık taslamaya zorlar insanı. (Port Sudan)
- İlk kucaklaşmayı daha da ateşli kılacak olan hayal kırıklığını yaratmak üzere perondaki sütunlardan birinin arkasına saklanarak o kadını beklediğinizi anımsadığınız zaman, istasyona giren bir tren, rayların üzerinde gıcırdayan tekerlekler, artık nerede olursa olsun yüreğinizi parçalayacak. O halde eğer hayatta kalmak istiyorsanız; o kadından geriye kalan tek şeyi, bir bütün hazinesini, bedene kazınmış tatlı alışkanlıkları sonsuza dek yağmalamaya, darmadağın etmeye çabalamanız gerekir. Oysa ölülerle görüşmeye devam ettiğimiz düşsel alan varolmayı sürdürür. Her an arabayı bizim sürmemiz, bir zamanlar birlikte kurduğumuz ve içinde yaşadığımız kenti unutmamız gerekir; içinde kalmayı istediğimiz, kalmayı sevdiğimiz şeyi yıkma çabasına, durmaksızın yeni baştan başlamamız gerekir. Sevilen kadının bedenidir, uğruna ölünen o nesnedir asıl, unutmayı inatla öğrenmemiz gereken. Gözlerin, parmakların, ağzın, tenin, cinsel organın; kişinin her yerinin, her parçasının sakladığı o bedenin anılarını, cesetlerin çürüdüğü gibi çürümeye ve erimeye terk etmeyi öğrenmek gerekir... (Port Sudan)
- Oysa gururun günümüzdeki yozlaşmış biçimi olan kendini beğenmişlik, yalnızca bol bol kahramanlık taslamaya zorlar insanı. (Port Sudan)
- Bazen insanları içi boş büyük heykellere benzetiyordum. İçlerindeki karanlık boşlukta, yankıların düzensiz artışı yüzünden dağılan şiddetli bir gürültü duyuluyordu. (Port Sudan)
Yorumlar
0 yorum