Doğum Tarihi: 1961
Doğum Yeri: Eskişehir
Orhan Seyfi Şirin kimdir?
1961 Eskişehir doğumlu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türkoloji bölümünden 1985 yılında mezun oldu. Ankara ve İstanbul’da yaşamakta. Ağırlıklı olarak TV program yapımcılığı, senaryo yazarlığı, yazarlık ve şairlikten ekmeğini kazandı.
100’e yakın şiiri bestelendi.
--reklam--
Orhan Seyfi Şirin Kitapları - Eserleri
- Cennet Atları
- Berlin Türküleri
- Çoban Yıldızı
- Sobuska Palangası
- Gelecek Yüzyıllardan Anılar
- Yarının Mimarları
- Din Sömürgenleri
- Devler ve Böcekler
- Berlin'deki Nankör Rüzgar
- Karıncalar Çiftliğindeki Sır
--reklam--
Orhan Seyfi Şirin Alıntıları - Sözleri
- "Hayale değer vermeyen ve hayal etmeyen yöneticiler, küçük düşünür ve o milletlerin kaderi küçüklük, boynu büküklüktür." "Gelişmeyse aslolan, ileri gitmekse, elbette sanat ilham verecek bilime. Sanatçılar, bilim adamlarına kılavuz olacaklar, meşaleler gibi yakarak varlıklarını. Aydınlatacaklar el değmemiş ufukları." (Cennet Atları)
- "Ağlamanın da görmek kadar hükmü olmasa, Allah göz pınarlarını bahşetmezdi be hey kaygusuz molla! Be hey kara çalı! Varsın âcizliğimizi vursun yüzümüze Osmanlı tokadı gibi. Senin sözlerinden daha çok ibret var o günahsızın ötüşmesinde... " (Sobuska Palangası)
- Ayrılık vakti geldi oğlum. Beni vatanıma göm. Serin selvilerin , kavak , zeytin dallarının altına . Rüzgar hergün dağların binbir çeşit kokusunu getirsin kabirime . (Berlin Türküleri)
- "Gelişmeyse aslolan,ileri gitmekse,elbette sanat ilham verecek bilime.Sanatçılar,bilim adamlarına kılavuz olacaklar,meşaleler gibi yakarak varlıklarını.Aydınlatacaklar el değmemiş ufukları." (Cennet Atları)
- "Yıldızlar ışıklarıyla konuşurlar, dâhiler gibi tıpkı! Sessiz, içten kopkoyu bir derinliğin tavanından bize bütün bilmediklerimizi fısıldayıverirler." (Cennet Atları)
- Yorulur çocukluğum, bahçeler boyunca pedal çevirir... (Devler ve Böcekler)
- "Tabiatın koynu, umutsuz gönül ve vücut yorgunlukları için en iyi ilaçtır." (Cennet Atları)
- Hislenir çocukluğum! Uzaklarda kalmış köylere doğru... (Devler ve Böcekler)
- köşe başını tutan leylak kokusu yakamı bırakta gideyim... (Devler ve Böcekler)
- "Sürüklemeliyiz maceramızı/Yıldızlara doğru yürümeliyiz/Çağlar girdabında omuz omuza/Katıksız gerçeği aramalıyız/Yolumuza yumak yumak çökmeli/Engin yaylaların kardan ak sisi/Derelerden ay ışığı akmalı/Yıldızlar örtmeli üzerimizi." (Cennet Atları)
- Demlenir çocukluğum, kara kömür sobaların böğründe... (Devler ve Böcekler)
- " İnsanlar ölürken yalan söylemezlermiş..." (Çoban Yıldızı)
- Kekik ve sevdayı taşıyan rüzgar, beni nerde olsa bulur mu bulur! (Devler ve Böcekler)
- Hasret alevden bir gömlek içten içe kor. (Devler ve Böcekler)
- Gurbet o kadar acı ki Ne varsa içimde . Hepsi bana yabancı Hepsi başka biçimde . Eriyorum gitgide Elveda her ümide... (Berlin Türküleri)
- "Allah'ım kıskanç ve sömürgen oldukları için, insanlığın gelişmesini bilerek veya bilmeyerek engellemiş olan atalarımızı bağışla. Sigara içerek insan genlerine zarar veren kuşakları affet!" (Cennet Atları)
- Ağlamanın da görmek kadar hükmü olmasa, Allah göz pınarlarını bahşetmezdi. (Sobuska Palangası)
- Uyuklar çocukluğum... Yorgunlukla duasını unutmaz "Bismillahi birsin ve daima nursun!" (Devler ve Böcekler)
- Anadolu'da hemen her kadın , renkler, hareket , kompozisyon, dengeler ve zıtlıklar konusunda Destan Hanım kadar bilgi sahibiydi. Tabi ki apartmanda büyümüş olan kadınlar değil , dağlarda , yaylalarda , köylerde otlantik hayatları sürdüren , geçmişin güzelliklerinden kopmamış , şanslı kadınlardı , renklerin ve inceliklerin farkında olabilenler. (Berlin Türküleri)
- Bölünür çocukluğum! Sokaklara, uzak yakın illere... (Devler ve Böcekler)
Yorumlar
0 yorum