Akademisyen-Yazar Özkan Eroğlu edebi kişiliği, hayat hikayesi ve eserleri merak ediliyor. Kitap severler arama motorlarında Özkan Eroğlu hakkında bilgi edinmeye çalışıyor. Özkan Eroğlu hayatını, kitaplarını, sözlerini ve alıntılarını sizler için hazırladık. İşte Özkan Eroğlu hayatı, eserleri, sözleri ve alıntıları...

Doğum Tarihi: 1967

Doğum Yeri: İstanbul

Özkan Eroğlu kimdir?

1985-1989 arasında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi Bölümü Sanat Tarihi Anabilim dalında Lisans eğitimi aldı. 1990-1992 arasında İ.Ü Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Anabilim Dalında Yüksek Lisans’ını “Sur İçi Galata’sı Üzerine Bir Deneme” isimli tezle tamamladı (YÖK No: 20351). Doktorasını İ.Ü Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü’nde “Hofmann Atölyesinde Çalışan Türk Ressamları ve Türk Resmine Katkıları” isimli tezle tamamladı (YÖK No: 394069). 1990-2010 yılları arasında üniversitelerde öğretim elemanı olarak çalıştı (Uludağ Üniversitesi Eğitim Fakültesi Resim-İş Eğitimi Bölümü, Yeditepe Üniversitesi Meslek Yüksek Okulu, Işık Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi). “Uygarlık/Kültür Tarihi”, “Genel Sanat Tarihi”, “Çağdaş Sanat Yorumu”, “Türk Sanatı”, “Çağdaş Türk Sanatı”, “Sanat Felsefesi”, “Çağdaş Sanat Felsefesi”, “Estetik”, “Sanat Sosyolojisi”, “Sanat Psikolojisi”, “Yapıt Yapısı”, “Mitoloji ve İkonografi” isimli dersleri vermiştir. 1990-1993 yılları arasında Berlin HdK’den Prof. Horst-Martin Herrmann’ın asistanı oldu. Asistanlığı sırasında karşılaştırmalı olarak klasik ve modern deformasyon konuları üzerinde seminer çalışmaları yaptı; El Greco ve Francis Bacon üzerinde derinleşti. 1993 yılında Freiburg Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü’nde çalışmalarda bulundu. Şehirdeki Alte ve Neue Museum’larda araştırmalarda bulundu. Aynı yıl, Basel’de de bir süre çalıştı. 1996-1997 yıllarında internet üzerinde “gorselsanat.com” isimli bir dergi yönetti. 1999’da Sanat Çevresi Dergisi Genç Eleştirmen Ödülü’nü aldı. 2003-2004 yıllarında faaliyet gösteren ve beş sayı yayınlanabilen “sanatsanat” isimli üç aylık derginin oluşumunu üstlendi ve yönetti. 2002’de Floransa ve Roma, 2004’te Paris, 2005’de Londra, 2006’da Amsterdam, Rotterdam, Delft ve Den Haag şehirlerinde sanat tarihi gözlemi amaçlı bulundu. 2006-2009 yılları arasında “Güncel”, “Eleştiri” ve “Sanatartkunst” isimli süreli yayınların editörlüğünü yaptı. 2008-10 arasında Işık Üniversitesi GSF’de çalıştı ve aynı fakültede “Akademi Art” isimli gazetenin ilk iki sayısında editörlük yaptı. 2011’de sanatartkunst Abdurrahman Öztoprak Özel Sayısının editörlüğünü üstlendi. Birçok süreli sanat yayınında yazmış olan Eroğlu, süreli yazılarına ağırlıklı olarak ozkaneroglu.com, fotoritim.com ve Nationalturk’de devam etmektedir.

--reklam--

Özkan Eroğlu Kitapları - Eserleri

  • Wassily Kandinsky-Sanatta Tinsellik Üzerine
  • Bir Resme Nasıl Bakmalıyız?
  • Sanat Tarihi Morfolojisine Giriş
  • Kandinsky
  • Resmi Anlamak
  • Üç Postempresyonist Ruh
  • Uygarlık Tarihi
  • Resim Sanatımızda Kim Sanatçı?
  • Türkiye'de Resim Sanatı
  • Sanatçı ve Düşünür Kandinsky
  • Sanatın Tarihi
  • Sanatı Sanat Yapan..!
  • Rönesans ve Barok
  • Mimar Sinan Ruhsallığı
  • İslam Sanatı
  • Sanat Kuramına Giriş
  • Ekspresyonizm
  • Minyatür Sanatı
  • Bir Müze Eleştirisi
  • Paris'te Sanat Tolbiac 81 Notları
  • Plastik Sanatlar Sözlüğü
  • Dada
  • Hans Hofmann ve Ressamlarımız
  • Matisse ve Picasso
  • Sanatta Tinselliğin Özü
  • Çocuk ve Yaratıcılık
  • İstanbul'da Bizans
  • Çağdaş ve Modern
  • Modern Sanat
  • Sanat Eleştirisi Nedir?
  • Vurgulara Kurgular
  • Sanatta Derin Hislenmenin Felsefesi
  • Suriçi Galata
  • Max Liebermann: Resimde Hayal Gücü
  • Sanatta Üslup
  • Fotoğraf
  • Resmi Müzede Görmek
  • Sanat Bilgisi
  • Sanat Sözlüğü
  • Türkiye'de Sanatın Durumu
  • Sanat Kitapları - 1
  • Yeni Modern
  • Estetiğin Özü
  • Kol Müzesi
  • Sanatçı Aurası
  • Sanat Felsefesi Pratiği
  • Sanat 1
  • Bir Eleştirmen Bedrettin Cömert
  • Sanatın Yeniden İnşası
  • Baudrillard'ı Okumak
  • Arte Povera
  • Türkiye'de Resim Sanatı

--reklam--

Özkan Eroğlu Alıntıları - Sözleri

  • "Sanatçının müzik notalarını çiziklediği kağıtlarına bile bir desen gibi bakmamızı sağlayan, ondaki kavramsal itişim gücüdür, başka bir şey değil." (Paris'te Sanat Tolbiac 81 Notları)
  • "Sanata istediği hakkı vermeden, ona istediği zeminleri yaratmadan alternatif sanat için ne yazıktır ki, hiçbir şey yapamazsınız." (Paris'te Sanat Tolbiac 81 Notları)
  • Tek başına bir sütunun anıt anlamına ulaşması,üzerinde taşıdığı rölyefler sayesinde olabilir.Trajan Sütunu böyle bir yapıttır.Mimari,resim ve heykel sanatlarını bir araya getirir.Eş zamanlı anlatımcılığın doruk noktasına ulaştığı bir yapıttır.Bu yapıt,Roma'nın imparatorluk döneminde sanatta geldiği noktayı göstermesi açısından da önem taşır. (Sanat Tarihi Morfolojisine Giriş)
  • Bu durum, bir "sanat için sanat" algısıdır (l'art pour l'art/Kunst für Kunst). Özellikle Kandinsky'ye göre renklere dair olan "içsel sesler'in (innerlichen Kläng) ortadan kaldırılışı ve sanatçının heba edilen gücüne neden olan bu "sanat için sanat" anlayışıdır. Çünkü böyle bir ortamda sanatçı yaptıklarına sadece maddi karşılık aramaktadır. Tek amaç sanatçının para kazanma gayretinden başka bir şey olmamaktadır. (Wassily Kandinsky-Sanatta Tinsellik Üzerine)
  • ☆Sanat yapıtının haricindekiler dış dünya, içerisindekiler sanatçının dünyasıdır☆ (Bir Resme Nasıl Bakmalıyız?)
  • °•Anlamanın anahtarı; sınırlamaların, niteliklerin ve olasılıkların ve sunum öğelerinin ilişkilerinin değerlendirilmesidir. ☆İnsan harfleri tanımadığı takdirde okuyamaz.☆ (Bir Resme Nasıl Bakmalıyız?)
  • °•Her kültürel arayışın amacı, hayata derin anlamlar kazandırmak ve onu zenginleştirmektir.°• (Bir Resme Nasıl Bakmalıyız?)
  • İç'in ruhsal ihtiyacından doğan güzeldir. iç'ten güzel olan, güzeldir." (Wassily Kandinsky-Sanatta Tinsellik Üzerine)
  • Tam bu aşamada oldukça derin hisli bir müzik sanatçısı olan Robert Schumann'in şu sözünü işaret eder: "Licht in die Tiefe des menschlichen Herzens senden-Künstlers Beruf" (İnsan kalbinin derinine ışık göndermek- sanatçının işidir). İşte tam burada sanatçının gönderdiği ışığı alabilecek bir izleyici gerçeği belirmektedir. İşin bu boyutunun ne kadar önemli olduğu iyice duyulmaktadır. Bu Schumann örneği eşliğinde, rutin işlerine dönen izleyicinin, binanın birçok odasında yer alan çeşitli sanat yapıtlarını gördüğünü ve gerçekten hiçbir yorum yapmadan binadan ayrıldıklarını düşünür Kandinsky. (Wassily Kandinsky-Sanatta Tinsellik Üzerine)
  • İnsan düşüncesi tasavvur fonksiyonuyla eşyanın hakikatini,sentez fonksiyonuyla sanatları ortaya çıkarır. (İslam Sanatı)
  • Üslup, süsleme özentilerinin karşısında yer alır; bilginin temellerine nesnenin özüne dayanır; bu, içeriği somut, görülebilir biçimler içinde yakalamanızı bir sonucudur. Üslup, insanı türünün ulaşabileceği en doruk noktaya tırmandırır. (Sanat Kuramına Giriş)
  • "Özgürlük iyi bir şeydir, fakat hazmedilemediği zaman büyük tehlikeleri içinde barındırır. " (Sanatın Tarihi)
  • Temelde dış güzelliğe, dışa dönük olarak ifadeci ve içe dönük; ifadesiz olabilen ve kural olarak böyle bir güzelliğe ait olan biçim tehlikesi: "Süslemeci biçim tehlikesi" (Sanatta Tinselliğin Özü)
  • "Beden", " ruh ve zihin" ile "tin" Bedenle insan, çevresinin verilerini algılar. Söz konusu verileri ruhuyla ve Zihni ile kendi varlığına bağlar, tinle de dünyanın parçası olarak bir tanrısal varlık olarak niteler... (Wassily Kandinsky-Sanatta Tinsellik Üzerine)
  • Burada Sartre'ın şu vurgusunu hatırlamak yararlı olacaktır:"Entellektüel, "hiç kimsenin buyruğunda olmayan ve statüsünü hiç bir otoriteden almayan bir kimliktir. (Sanat Eleştirisi Nedir?)
  • Arkasından Tolstoy'un şu vurgusuna yer verir: "Ein Maler ist ein Mensch, welcher alles zeichnen und malen kann" (Ressam, çizim ve boyamayla her şeyin resmini yapabilendir). Böylece insan kalbinin derinine ışık göndermekle, her şeyin resmini yapabilen biri arasında yaratıcılık açısından ciddi bir fark olduğuna dikkat çekilmiş olduğu gibi, söz konusu binada yer alan resimler üzerinden dile getirilen ciddi farkı anlayabilecek kaç kişinin olabileceği konusu üzerinde de bizleri düşündürtmüş olur Kandinsky. (Wassily Kandinsky-Sanatta Tinsellik Üzerine)
  • Paleolitik devrede salt kendini ifade etme ön plandayken,daha sonraki tüm kültürel hareketlerde kendinsellikten yola çıkıp,toplumsal olanı işaret eden sanat yapıtları ortaya konur.Paleolitik sonrası ilk ciddi sanat örneklerinin görülmeye başlandığı coğrafya Ortadoğu bölgesidir. (Sanat Tarihi Morfolojisine Giriş)
  • Matisse’de ayrıca Fovizm aracılığıyla içsel fırtına ve coşkulara gelişme olanağı da tanınır. Picasso ise yapıtlarındaki yeni tasvirci dile ulaşmakla izleyicinin bilinegelen kalıplarını kırar ve onları şaşırtır. (Matisse ve Picasso)
  • Gerçeği algılarımız üzerinden yönetiyoruz ve dünyaya dair tüm düşüncelerimiz duygusal deneyimlerimize dayanıyor. (Bir Resme Nasıl Bakmalıyız?)
  • "Sanatçı derin olan kimsedir, bütünüyle, bütünün derinliğiyle bizi etkileyen dahası bizi bir yerlere ulaştırandır." (Paris'te Sanat Tolbiac 81 Notları)