Macar Yazar, Oyun Yazarı Peter Nadas edebi kişiliği, hayat hikayesi ve eserleri merak ediliyor. Kitap severler arama motorlarında Peter Nadas hakkında bilgi edinmeye çalışıyor. Peter Nadas hayatını, kitaplarını, sözlerini ve alıntılarını sizler için hazırladık. İşte Peter Nadas hayatı, eserleri, sözleri ve alıntıları...

Doğum Tarihi: 1942

Doğum Yeri: Macaristan

Peter Nadas kimdir?

1942, Budapeşte doğumlu olan Peter Nadas, Çağdaş Macar edebiyatının son dönemde öne çıkan isimlerinden birisi. Bir süre gazetecilik de yapan yazar, Philip Roth, Elfriede Jelinek, Harold Pinter gibi önemli yazarlara da verilen Franz Kafka Edebiyat Ödülü’nü 2003 yılında kazanmıştı.

Peter Nadas Kitapları - Eserleri

  • Ölümle Baş Başa
  • Bir Aile Romanının Sonu

Peter Nadas Alıntıları - Sözleri

  • Benim hiçbir yerde hiç kimseyle oturmaya keyfim olmadığını ona nasıl söylesem. (Ölümle Baş Başa)
  • "Tanrı'yı aramanın iki aşırı ucu var! Her aşırılık yalandır! Yaşamak istiyorsan aşırılıkların peşinde koşmayacaksın. Başka çılgınlar bunu senin yerine yapıyor. RAHİP ve SANATÇI, ömür boyu arıyorlar, önlerinde saygıyla eğiliyoruz, oysa aslında şarlatan, yalancı hepsi. Sanatçı odasına kapanıyor, perdelerini çekip aynada kendini seyrediyor. Böyle kulüstür bir ayna ne gösterebilir ki? Vücudu elbette vücudu. O da kalkıp sevinç naraları atıyor: Tanrı vücutta! Her bur vücut ayrı bir Tanrı! Yalan söylüyor! Rahip, hücresinin içini sığılamayacak kadar dar tutuyor, kapının önünde benliğinden soyunacak ve onu kaba bir giysi gibi dışarıda bırakmaya mecbur kalacak kadar dar... Ve hiçlik, hiçliğini bulduğu zaman ağız şöyle haykırıyor: İşte yukarıda! Yalan! Vücutta ve ruhta değilse nerede o zaman? Var mı? " (Bir Aile Romanının Sonu)
  • Ruhun belleği olmadan beden anlaşılamaz. (Ölümle Baş Başa)
  • "Hayat çocuğun içinde artık, nasıl denizin tek bir damlası bile denizse" (Bir Aile Romanının Sonu)
  • Herkes normal bir şekilde yü­rürken sen kendini zar zor sürüklüyorsun. (Ölümle Baş Başa)
  • "Ama mutluluk nedir? Kimbilir! Mutluluk en güzel kadına benzetilebilir" (Bir Aile Romanının Sonu)
  • Oturdum, uykum vardı, umutsuzdum, üzgündüm. (Ölümle Baş Başa)
  • Kendisini hayata karşı sözcüklerle savunanların aksine o, görünüşüyle, bakışlarıyla, hareketleriyle ve bek­lenmedik gülüşleriyle çevresine sınır koymuş ve küçük dünyasında kendisini, nefret edilecek ama aynı zamanda yanına yaklaşılamadan saygı duyulacak biri yapmıştı. (Ölümle Baş Başa)
  • Ruhun belleği olmadan beden anlaşılamaz. (Ölümle Baş Başa)
  • İsterdim "gitme, kal" demeyi ama o kadar kendinden emin adımlarla uzaklaştı ki cesaret edemedim. (Ölümle Baş Başa)
  • Yetiştirilirken aldığım terbiyenin yaşamda nasil iflas ettiğini görmenin buz gibi soğukluğunda kıpırdamadan oturdum. (Ölümle Baş Başa)
  • Işığın olmaması, evindeymişsin gibi huzur veriyor insana, düşüncelerinin nesnelliğine güvenerek kendini serbestçe onlara teslim ediyorsun. (Ölümle Baş Başa)
  • "Yaşlandığında resimleri tutma aklında. Sadece düşünce kalsın. Salt düşünce! " (Bir Aile Romanının Sonu)
  • Bir şeyin reddedilmesi sadece biçim­sel olamaz, bir şeyin reddedilmesi ona karşı çıkmayı, ey­lemi gerektirir, ne var ki ben eylem yapacak halde olma­dığımdan seçim de yapamıyordum. (Ölümle Baş Başa)
  • Kişiliklerinin duvarları, iktidar savaşı­nın toz dumanına karıştı yok oldu. (Ölümle Baş Başa)
  • Zamanla çok şey öğrendi. Soru sormadan tek başına dünyayı anlamayı.. (Ölümle Baş Başa)
  • Annem beni sakındığı için değil, ona da aynı şeyi yaptıkları için benden hesap soruyordu. (Ölümle Baş Başa)
  • Bana tümüyle yabancı insanlara kendimi bu kadar yakın hissedebileceğimi hiç düşünmemiştim, şimdi ölüm korkusuyla büyümüş gözlerle ayırımına varıyorum, kendi durumumuzu her an başkalarınınkiyle kıyaslayarak ve başkalarınınkini de kendimizinkiyle kıyaslayarak anlıyoruz. (Ölümle Baş Başa)