Tam / Gerçek Adı: Rashid al-Ghannushi
Doğum Tarihi: 1 Haziran 1941
Doğum Yeri: Tunus
Raşid El Gannuşi kimdir?
1941’de Güney Tunus’ta dünyaya geldi. İlkokul öncesinde Kur’an eğitimi aldı. Daha sonra babası tarafından Zeytune Medresesi’ne gönderilen Gannuşi bir süre bu medresede okudu. 1963’te öğrenim için bulunduğu Mısır’dan, Tunus büyükelçiliğinin baskısı dolayısıyla ayrılarak Suriye’ye geçti. Dımeşk (Şam) Üniversitesi’nin Felsefe bölümünü bitirdikten sonra 1968’de yüksek lisans öğrenimi için Paris’e geçti. Ancak bu öğrenimini tamamlayamadan 1969’da Tunus’a döndü. Aynı yıl Abdülfettah Moro’yla birlikte İslâmi Yöneliş Hareketi’ni kurdu. 1981’de kanuni örgütlenme hakkı istediğinden hareketin diğer ileri gelenleriyle birlikte tutuklandı. 1984’te serbest bırakıldıysa da 9 Mart 1987’de tekrar tutuklandı ve ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. Bin Ali’nin ülke yönetimini ele almasından sonraki Ramazan Bayramı’nda (18 Mayıs 1988) serbest bırakıldı. Ancak 1990’da, Bin Ali’nin baskı uygulamalarının artmasından sonra Tunus’u terk etmek zorunda kaldı.
--reklam--
Raşid El Gannuşi Kitapları - Eserleri
- Kur'an ve Yaşam Arasında Kadın
- Laiklik ve Sivil Toplum
- İslam Devletinde Kamusal Özgürlükler
- Filistin Sorunu ve FKÖ
--reklam--
Raşid El Gannuşi Alıntıları - Sözleri
- Putlar, insanlar onların heybetini yok etmeden önce yıkılırlar. (Laiklik ve Sivil Toplum)
- Bizim toplumumuz gibi toplumlarda gelenek(geçmişin yeniden inşası),içerisinde yaşanılan mevcut durumu etkileyen en önemli faktörlerden birisidir.Dolayısıyla gelenek faktörünü dikkate almadan mevcut durum üzerinde hiçbir değişiklik yapmak mümkün değildir. (Kur'an ve Yaşam Arasında Kadın)
- Şeriat Müslüman'a sadece izin vermekle kalmaz diktatörlüğe karşı isyan etmeyi ve her vesileyle ona karşı direnmeyi emreder . (Laiklik ve Sivil Toplum)
- Allah’a olan ibadette ihlâs arttıkça insanın tabiattaki varlıklara karşı olan özgürlüğü de o nispette artar. (İslam Devletinde Kamusal Özgürlükler)
- İslami yapıdaki ağırlık merkezi fikir yani ideolojidir. Ümmet, varlığının ve mesajının kaynağını bu fikre sarılmaktan alır. Devlet, ümmetin mesajını yerine getiren araçlardan sadece biridir. Ve bu araçta kutsal olan bir şey yoktur. Kutsal olan ideoloji ve ümmettir. (Laiklik ve Sivil Toplum)
- Gerçek şu ki toplumun yaratanı kamusal hayatın dışına etmenin İslam adına herhangi bir haklı gerekçesi olamaz. Hatta böyle bir tutum, kadına yönelik haksızlık olmaktan önce bizzat İslam'a ve Müslüman topluma yönelik büyük bir haksızlıktır. Çünkü kadının kamusal hayata katılımı, dünya meseleleri hakkındaki bilinç düzeyi ve sorunlarla baş etme kapasitesi arttıkça İslam toplumunun gücü de artacaktır. Bunu sağlamanın tek yolu ise kadınların kendilerine olan güvenlerini kazanmalarına, İslam ve dünya hakkındaki bilgi ve birikimlerini arttırıp toplumsal ve siyasal meselelerde aktif rol almalarına yardımcı olmak, bu konuda önlerine çıkan düşünsel ve pratik engelleri ortadan kaldırmaktır. Böylece Kadınlar, kendi küçük dünyalarına hapsolmaktan kurtulup topluma ve insanlığa hayırlı hizmetler sunmaya hazır ve donanımla nesiller yetiştirmek üzere etkin bir katılım sergileyebileceklerdir. Öyleyse benimsememiz gereken tutum, İslam'ın yüce ahlaki değerleri çerçevesinde kadınların erkeklerle tam anlamda eşit koşullarda ve eşit haklara sahip olarak siyasi hayata katılmalarını desteklemek olmalıdır. Çünkü siyasi katılım, kadınların Hakkı olduğu kadar, bazı durumlarda görevi de sayılır. Burada esas alınması gereken şey eşitlik ilkesidir. Zira İslam'a göre insanlar arasındaki üstünlük ölçütü cinsiyet veya ırk değil ;yeterlilik, ahlak ve çalışkanlıktır. (Kur'an ve Yaşam Arasında Kadın)
- Hiç şüphesiz fikir, devam eden savaşın en önemli parçasıdır. (İslam Devletinde Kamusal Özgürlükler)
- Anne öyle bir okuldur ki, toplum o okulu tesis ederse necip ve soylu bir millet tesis etmiş olur. (Kur'an ve Yaşam Arasında Kadın)
- "Din efendi, siyaset ise dinin ve milletin hizmetçisiydi..." (Laiklik ve Sivil Toplum)
- Evet, toplum neredeyse bütün kurumları ile fesada uğramış, bozulmuş durumdadır. Fakat bizim çabamız da zaten bu bozulmuşluğu düzeltmek değil midir? (Kur'an ve Yaşam Arasında Kadın)
- Tarihçi Toynbee'nin ifadesiyle; İslam'ın insanlığa hediyesi olan bu coşkun kaynak, Batı ırkçılığının aksine yükselmeye açık bir İslam toplumunun kurulmasını sağlayan tevhid ilkesinden doğmaktadır. (Laiklik ve Sivil Toplum)
- Batılı halkların mücadelesi insanı,toplumu ve devleti, ezici kutsalın hakimiyetinden kurtarmaya yönelirken Müslüman halklar da çağdaş mücadelesinde insanı, toplumu ve dini, toplumu ezen modern devletin hegomanyasından kurtarmaya yönelmiştir. (Laiklik ve Sivil Toplum)
- Resulullah (S.a.v) şöyle buyuruyor: " Sultanların kapısından ayrılmayan âlim gördüğünüzde dininden şüphe edin." (Laiklik ve Sivil Toplum)
- "Ey Rabbimiz, biz kendimize zulmettik, eğer bizi bağışlamaz, bize acımazsan kesinlikle hüsrana uğrayanlardan oluruz." (Kur'an ve Yaşam Arasında Kadın)
- Batılılaşma maddeci ve kapitalist zihniyete dayanmakta olup bir taraftan kadını özgürleştirme sloganı atarken diğer taraftan onu, sadece bedeninin para ettiği bir pazar malı haline getirmiştir. Ne özgürlük ama! (Kur'an ve Yaşam Arasında Kadın)
- İslami düşüncede devlet; milliyetçilik, ırk, dil yada tarih üzerine kurulmaz. Çünkü bu karınca ve arı topluluklarına benzemek demektir ve böylece topluluğa aidiyet ırka aidiyetle sınırlandırılmış olur. (Laiklik ve Sivil Toplum)
- O kadar taklitçi bir toplum haline gelmiş durumdayız ki bütün isteklerimiz, kabullerimiz ve retlerimiz batılıların tercihlerine göre şekilleniyor. Hatta öyle görünüyor ki tekrar Müslüman olmamız batılılar sayesinde olabilir. Bir gün batılılar İslam'ı kabul ederlerse o zaman biz de İslam'a dönebiliriz. İslam bizzat iyi bir din olduğu için değil, fakat sırf batılılar onu kabul ettikleri için tabiî! Çünkü o zaman Müslüman olmak geri kalmışlığı değil, ilerlemenin ve gelişmenin sembolü haline gelecektir. (Kur'an ve Yaşam Arasında Kadın)
- Rabbine kendini adamış bir kul ol! Samimiyetle O'na yönel, yüzyılların baskısından, yükünden kurtulmak için O'ndan yardım ve güç iste... Ayrımcılığın ve suistimalin yükünden, seni istediği gibi şekillendirmeye ve dilediği gibi senden yararlanmaya çalışan kapitalizmin, geri kalmışlığın, bağımlılığın, sömürünün yükünden, esaretinden... (Kur'an ve Yaşam Arasında Kadın)
- Doğruya eriştiren, muvaffak kılan Allah'tır. (Kur'an ve Yaşam Arasında Kadın)
- .....John Keane' nin yaptığı bir araştırmada , " batı toplumunda medenilik değil çokça vahşilik duygusu vardır." (Laiklik ve Sivil Toplum)
Yorumlar
0 yorum