İtalyan Yazar ve Yayımcı Roberto Calasso edebi kişiliği, hayat hikayesi ve eserleri merak ediliyor. Kitap severler arama motorlarında Roberto Calasso hakkında bilgi edinmeye çalışıyor. Roberto Calasso hayatını, kitaplarını, sözlerini ve alıntılarını sizler için hazırladık. İşte Roberto Calasso hayatı, eserleri, sözleri ve alıntıları...

Doğum Tarihi: 30 Mayıs 1941

Doğum Yeri: Floransa

Roberto Calasso kimdir?

30 Mayıs 1941'de Floransa'da doğdu. Halen Adelphi Yayınları yayın kurulu başkanlığını yürüttüğü Milano'da yaşamaktadır. Ka, yazarın beşinci kitabı olup, The Ruin of Cash (La rovina di Kasch, 1983) ve The Marriage of Cadmus and Harmony (Le nozze di Cadmo e Armonia, 1988) adlı kitapları da içeren kapsamlı bir çalışmanın parçasıdır.

Roberto Calasso Kitapları - Eserleri

  • K
  • Edebiyat ve Tanrıları
  • Ka
  • Kasch'ın Yıkılışı
  • Kadmos İle Harmonia'nın Düğünü
  • The Celestial Hunter

Roberto Calasso Alıntıları - Sözleri

  • İç dünyası benimkine benzeyen kimse olduğunu sanmıyorum veya en azından böyle insanlar hayal edebilirim ama başlarının etrafında benimki gibi sürekli olarak gizli bir karga uçan insanların olduğunu hayal bile edemiyorum. (K)
  • Köy halkı orada dünyanın geri kalanına göre farklı yasaların geçerli olduğunu bilir ve bunu ima eder. Köy, dünyanın geri kalanına göre farklıdır. (K)
  • Bizi bir arada tutan şey buydu, üçümüzün de önümüzün kapalı olmasıydı. (K)
  • Dolayısıyla K. da tüm yabancılar gibi korkunç, cahil, sayılır ve bundan dolayı aşağılanmakla da kalmaz gizlice kıskanılır da... (K)
  • Her sözden korkmaktan vazgeç! (K)
  • Çünkü bir bireyi ilgilendiren evraklar o bireyin kaderinden başka bir şey değildir. (K)
  • Kendine özgü olanın ortadan kaldırılması süreci... (K)
  • Sen ya budalasın ya çocuksun ya da çok kötü, çok tehlikeli bir insansın. Hadi yürü, git artık! (K)
  • ... tanrılar kültünün tüm yetileri tek bir edime, hareketsiz ve yalnız gerçekleştirilen bir edime göç etmiştir: Okuma edimi: Mikroçiple yaşadıkları aşkın hezeyanı içindeki insanlar, matbu sözün sürekliliğiyle il­gili bıktırıcı sorular sormakta ısrar ederler. Oysa bizden önce her yerde hazır ve nazır olan, hakikaten olağanüstü fenomenin sözü bile edilmez: Saf okuma ediminde toplanmış ve toplanmakta olan baş döndürücü ve eşi görülmemiş güç yoğunlaşması. ... Zihin tiyatrosu, tümü bilgisayar denilen bu protezde toplanmış sabırlı göstergelerin hepsini içine alacak kadar genişlemiş gö­rünüyor. Bu arada, batıl bir güvenle, oyundaki büyünün ve gücün tamamı ekranı geliştiren -her şeyin ötesinde, okuyan- zihne değil, ekranda görünenlere atfedilir. Yi­ne de, zihnin içinde, tamamen görünmez bir biçimde gerçekleşen bir dönüşümden teknolojik olarak daha ile­ri ne olabilir? Gelişme gizli sonuçlarla yüklüdür. Ekran­la birleşmekle, eğitimli ya da eğitimsiz zihin yeni bir tür Kentaur yaratır, kendisini uçsuz bucaksız bir tiyatro sahnesi olarak görmeye alışır. (Edebiyat ve Tanrıları)
  • "Aslında hayatın yasası budur: Dürüst işlerin katışıksız keyfini reddeden, kötülüğün kor­kunç keyfinden başka bir şey hissedemez. Günah kendi cehennemini içinde barındırır ve doğa zaman zaman şöyle der acıya ve sefalete: Gidip mahvedin şu asileri!" Baudelaire (Edebiyat ve Tanrıları)
  • Bugün henüz bir şey yazmamış olmamı nasıl açıklayabilirim? Hiçbir şekilde, der. (K)
  • "Pericik" sözcüğü özellikle pornografi alanın­da olağanüstü ilgi görmüş olsa da, Nabokov'un bu bir­ kaç satırda romanın tüm muammasını çözecek anahtarı sunduğunu pek az okur fark etti. Lolita, Midwest motelleri arasında dolaşan bir Nympha'dır, nymphóe­ptoi'nin, Humbert Humbert gibi suçlu sayılma ile psikopat sayılma arasında tercih yapmak zorunda kalacakla­rı bir dünyada "kız çocuğu kılığına girmiş ölümsüz bir şeytan"dır. Nymphaların "zihinsel sular"ından bizzat tanrılara geçiş kolaydır. Tanrılar yeryüzüne akın ettiğin­de dikkatlerini çeken çoğu kez insanlardan çok Nympha­lar olsa bile böyledir bu. Nympha, tanrılar ile serüvenci insanların buluşabildikleri ortam'dır. Peki tanrılar nasıl tanınabilir? Bu konuda yazarlar, daima kutsanmış­casına cesur oldular. Akılcıl bir Ezra Pound gözlemine gönderme yapıyormuş gibi davrandılar: "Belli duygusal renklere daha uygun bir metafor bulunmadığından, tan­rıların var olduğunu iddia ediyorum." Yazar, bu "duygusal renkler"i gören kişidir. (Edebiyat ve Tanrıları)
  • Öyle şeyler var ki kendi felaketlerini kendileri hazırlar. (K)
  • Seçilen ve mahkûm edilen pek çokları herkes arasından seçilenler, ayrı tutulanlardır. Kaderi olursa olsun, onları sürekli olarak saran sıkıntı o ayrı tutulmadan kaynaklanır. (K)
  • "Bu yüzyılda şiir dışında her şey kendini rahat hissedebildiği'nden, şair bu konuda ancak durmak bilmez bir sabotajcı olabilir.." (Edebiyat ve Tanrıları)
  • Kaos yasayı yaratır; fakat sadece yasa kaosa ulaşmamıza olanak verir. Yaklaşılamaz dolaysızlık kaostur. (Edebiyat ve Tanrıları)
  • "Biçimden aldığı ölçüsüz haz, onu korkunç ve eşi benzeri görülmemiş aşırılıklara sürükleyecek. Güzel ve tuhaf olana, hoş ve renkli olana duydu­ğu yırtıcı tutku tarafından yutulan doğruluk ve adillik anlayışı, sonunda tümden yok olacak. Coşkulu sanat tutkusu, geriye kalan her şeyi yiyip bi­tiren bir kanserdir; doğru ile adilin yokluğu sana­tın yokluğuyla bir olduğundan, bütünlüğü içinde insan kaybolup gidecek; bir alanda aşırı uzmanlaşmanın varacağı yer hiçlikten başka bir şey ola­maz." Baudelaire (Edebiyat ve Tanrıları)
  • Burada hiçbir şey düşüncesizce yapılmaz. (K)
  • Güzel bir yarayla geldim dünyaya, varım yoğum buydu. (K)
  • "Edebiyat geriye gitmeli ve daha sağlıklı bir atmosferde yeniden kıvamını bulmalıdır. Bilim ve felsefeyle uyum içinde gelişmeyi reddeden bir anlayışın cinayet edebiyatı, daha doğrusu intihar edebiyatı olduğu çok kısa sürede anlaşılacak." (Edebiyat ve Tanrıları)