Doğum Tarihi: 11 Ekim 1932
Doğum Yeri: Prag, Çek Cumhuriyeti
Saul Friedlander kimdir?
--reklam--
Saul Friedlander Kitapları - Eserleri
- Nazi Almanyası ve Yahudiler Cilt 1
- Nazi Almanyası ve Yahudiler Cilt 2
- Kafka: Utanç ve Suçluluğun Şairi
--reklam--
Saul Friedlander Alıntıları - Sözleri
- Gettolar, Nazi düzeninde yararlı bir psikolojik ve "eğitimsel" işlevi de yerine getiriyordu: Hızla, Yahudilerin sefilliğinin ve yoksulluğunun sahnesi haline gelerek Alman izleyicilerin zaten var olan tiksinti ve nefretini besleyen aktüel görünümler sunuyorlardı; sürekli gelmekte olan Alman turist kafileleri (askerler ve bazı siviller) için bu görünümler aynı çarpıcılıkta sergileniyordu. 1940 Nisan ayı ortalarında Lodz gettosunu gezen Warthegau Bölge Yöneticisinin kızı Fraulein Greiser, "orada gördüğünüz," diyordu, "aslında, sağda solda gezinen bir güruh . ... Salgın hastalıklar yayılıyor ve her şey atık su borularına atıldığı için havada iğrenç bir koku var. Su da yok ve Yahudiler kovasına 10 fenik ödeyerek satın almak zorundalar; tabii ki normalden daha az yıkanıyorlar . ... Yani, insan bunlar için bir gerçekten üzüntü duyamıyor; sanı rım duygulan bizden tamamıyla farklı ve bu nedenle yaşanan rezilliği ve diğer şeyleri hissetmiyorlar . ... Muhakkak onlar da bizden nefret ediyor, fakat başka nedenlerle." Genç bayan akşam yaşadığı şehre dönerek büyük bir toplantıya katıldı. "Bu zıtlık, gündüz getto ve akşam başka hiçbir yerde olamayacak kadar Alman bir toplantı, aynı şehirde, bu inanılmaz. Tahmin edersiniz ki Alman olmaktan dolayı çok mutlu ve gururluyum." (Nazi Almanyası ve Yahudiler Cilt 2)
- Kafka bireylere sadıktı, davalara değil... (Kafka: Utanç ve Suçluluğun Şairi)
- Alman işgalinin daha birinci gününden başlayarak üzerlerine yağmur gibi inen fiziksel ve psikolojik darbelere "Yahudi kitleler" nasıl tepki verdi? Elbette her bir tekil tepki farklıydı ancak anlamlı bir çoğunluk açısından ortak bir payda arıyorsak, bu tepki, ne kadar saçma olursa olsun her söylentiye inanılıyor olmasıydı, yeter ki bir umut ışığı taşısın: Almanlar Fransızlar karşısında ağır kayıplar vermişlerdi, Hamburg lngiliz birlikleri tarafından işgal edilmişti, Hitler ölmüştü, giderek daha fazla Alman askeri birliklerinden firar ediyordu ve benzeri birçok söylenti. Yaşanan derin umutsuzluğun yol verdiği akıl almaz beklentiler bazen aynı gün ve ardı ardına ortaya çıkıyordu. Sierakowiak 9 Aralık 1939'da "Yahudiler kehanette Mesih seviyesine ulaştılar" diye not düşüyordu. "Gora Kalwarii'den bir Rabbi, sözümona Hanuka'nın altıncı gününde bir kurtuluş mucizesi gerçekleşeceğini ilan etti. Amcam caddelerde çok az asker ve Alman olduğunu söylüyor. Bu yoktan umut çıkarmak beni sinir ediyor. En iyisi hiçbir şey söylememek. Akşam da ateş kes söylentisi çıktı" ve böyle devam ediyordu. (Nazi Almanyası ve Yahudiler Cilt 2)
- Dostoyevski, Karamazov Kardeşler’de karda düşüncelere dalmış, hareketsiz duran bir köylüyü anlatan bir tablodan bahseder. Adam herhangi bir düşüncenin farkında değildir; ucunun nereye varacağını bilmeden izlenimlerin içinde toplanmasına belli belirsiz bir izin verir. Bu izlenimleri zaman içinde büyüttükten sonra, muhtemelen ya kurtuluş arayışıyla Kudüs’ün yolunu tutacak ya da doğduğu köyü yakacaktır. Belki de ikisini birden yapacaktır… Bu Rus köylü ile Franz Kafka’nın Şato’sundaki “K.” arasında, K. buz gibi bir kış gecesinin geç saatlerinde yolculuğunun görünürdeki sonuna vardığında, bir benzerlik kurulabilir. “Köy,” diye yazar Kafka, “derin kar tabakasının altındaydı. Şatonun olduğu tepe görünmüyordu, etrafını karanlık ve sis sarmıştı, geniş şatonun varlığına işaret edecek tek bir cılız ışık huzmesi bile yoktu. K. anayoldan köye giden tahta köprü üzerinde durup yukarıda bomboş görünen karanlığa doğru uzunca baktı.” Sonrasında olanlar erişilemeyecek bir Kudüs’e doğru yola çıkılan umutsuz bir hac ziyareti gibi görünebilir, ya da eşit derecede umutsuz olan, köyün hareketsiz yaşantısını ve şatoyla olan bağlarını yıkma girişimi de olabilir, belki ikisi birden ve belki de hiçbiri. (Kafka: Utanç ve Suçluluğun Şairi)
- Başkaları da sendeliyor fakat daha alçak bölgelerde, daha büyük bir güçle; düşme tehlikesi içindelerse sırf o amaçla yanlarında yürüyen hısım onları yakalıyor. Fakat ben yükseklerde sendeliyorum; bu ne yazık ki ölüm değil, fakat ölümün ebedi azabı. (Kafka: Utanç ve Suçluluğun Şairi)
- Asker ve memurlar, tıpkı Führerleri gibi, Yahudilere karşı sonsuz bir nefret ve tiksinti duyuyorlardı: Er FP 21 Eylül'de karısına şöyle yazıyordu: "20. yüzyılda hala bunun mümkün olması inanılmaz. Yahudiler ellerimizi öpmek istiyor fakat biz silahımıza davranıyoruz -ve Tanrım beni koru' dendiğini işitiyoruz- sonra son sürat kaçıyorlar" . Onbaşı JE Viyana'ya döndükten sonra 30 Aralık tarihinde yazdığı mektupta, harekatla ilgili izlenimlerini şu sözlerle aktarıyordu: "Ve Yahudiler - bu kadar bakımsız, yırtık pırtık giysiler içinde, pis insanların sokaklarda dolaştığına çok az şahit oldum. Bizim gözümüzde baş belasıydılar. Pespaye görünüşleri, şeytanca soru ve davranışları nedeniyle çoğu durumda silahlarımıza davranarak. .. onlara gerçeği hatırlatıyorduk" Böylesi izlenimler ve tepkiler yaygındı ve bu içgüdüsel nefret ile vahşet ve cinayet arasında çok ince bir çizgi vardı. (Nazi Almanyası ve Yahudiler Cilt 2)
- Kafka 8 Temmuz 1913'te şöyle yazmıştı: "Edebiyatın bazı zihinlerde nasıl bir tahribat yarattığını tahmin bile edemezsin Felice. Sanki maymunlar sağlam yerde durmak yerine ağaçların tepelerinde zıplıyor. Kaybolmak ve bu konuda hiçbir şey yapamamak gibi. İnsan ne yapabilir ki?" (Kafka: Utanç ve Suçluluğun Şairi)
- Yalnızca kendimden ulaşamayacağım kadar yüksekte konumlandırdıklarımı sevebiliyorum. (M.Brod’a yazdığı bir mektupta Kafka ) (Kafka: Utanç ve Suçluluğun Şairi)
- - " (…) Özgürsün, fakat bu özgürlüğün anlamını kavramaya dair bütün umutlarını terk et. Özgürlük âleminin iktidârını ele geçirmeni sağlayacak dile ve kavramlara sahip değilsin..." (Kafka: Utanç ve Suçluluğun Şairi)
- Sevgili Bayım, Beni bedbaht ettiniz. Sizin "Dönüşüm"ünüzü kuzinime hediye olarak aldım. Ne var ki o, hikayeyi anlamaktan aciz. Kuzinim kitabı annesine verdi ve o da anlamadı. Annesi kitabı diğer kuzenime verdi ve o da bir açıklama getiremedi. Sonunda bana yazdılar. Ailedeki doktor ben olduğum için hikayeyi de onlara benim açıklamamı bekliyorlar. Ben de ne yapacağımı bilemez halde Bayım! Siperlerde Ruslarla karşılıklı ateşte gözümü kırpmadan aylar geçirdim. Ama kuzenlerime mahcup olmayı kaldıramam. Bana yalnız siz yardım edebilirsiniz. Bunu yapmalısınız, çünkü beni bu karmaşanın içine düşüren siz oldunuz. O yüzden lütfen bana kuzinimin "Dönüşüm" hakkında ne düşünmesi gerektiğini söyleyin.En derinden saygılarımla, Dr. Siegfried Wolff (Kafka: Utanç ve Suçluluğun Şairi)
- ..Kafka’nın dünyasında, gerçekler yok oluşun kapılarını açar ... (Kafka: Utanç ve Suçluluğun Şairi)
- Kafka’nın keşfiyse sıradışının sıradan olduğuydu.. (Kafka: Utanç ve Suçluluğun Şairi)
- Yalnızca kendimden ulaşamayacağım kadar yüksekte konumlandırdıklarımı sevebiliyorum. ( M. Brod’a yazdığı bir mektupta Kafka ) (Kafka: Utanç ve Suçluluğun Şairi)
Yorumlar
0 yorum