Doğum Tarihi: 1953
Doğum Yeri: Anamur, Mersin, Türkiye
Selahaddin Yaşar kimdir?
Asıl adı Selahaddin Yaşar. 1953 yılında, Mersin iline bağlı Anamur ilçesinin Kızılca köyünde doğdu. İlkokulu köyünde, ortaokul ve liseyı Anamur'da bitirdi. İstanbul üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nden mezun oldu. Uzun yıllar İstanbul'da edebiyat öğretmeni olarak çalıştı.
Başta Yeni Asya, Bizim Aile, Köprü, Can Kardeş olmak üzere pek çok gazete ve dergide bu mahlasının yanı sıra asıl adı ile de yazılar yazdı. Moral FM'de, Bizim Radyo'da, Dost TV'de edebiyat sohbetleri yaptı. Halen haftalık yazılar yazıyor, konuşmalar yapıyor.
Evli ve üç çocuk babasıdır.
--reklam--
Selahaddin Yaşar Kitapları - Eserleri
- Bediüzzaman Kimdir?
- İmam-ı Rabbani Hayatı-Mektupları - Mücadelesi
- Muhammed İkbal
- Ehlibeyt Sevdalısı Fuzuli
- Mehmed Akif: Hayatı, Sanatı, Mücadelesi
- İçtihat Hattında Mevlana ve Bediüzzaman
- Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur
- Yahya Kemal
- Marifetname Müellifi Erzurumlu İbrahim Hakkı
- Duru Dilli Hak Aşığı Yunus Emre
--reklam--
Selahaddin Yaşar Alıntıları - Sözleri
- İmâm-ı Rabbani hazretleri, "Ehl-i beyti sevmemek, Hâricilik, ashaptan teberri (yüz çevirmek) Rafizilik, bütün ashabı sevmek ve saymakla birlikte Ehl-i Beyti sevmek de Sünniliktir." diyerek muhataplarını ifrattan ve tefritten kurtarıp Ehl-i sünnet i'tikadında birleştirmeye gayret etti. (İmam-ı Rabbani Hayatı-Mektupları - Mücadelesi)
- Dünya lezzetleri ve fâni nimetler ancak o zaman güzel ve sindirici olur ki, onun zımnında, şeriat-İ garra ile amel bulunur. Bu durumda ahiret nimetleriyle de birleşir. Anlatıldığı gibi olmayınca, onun hükmü şekere belenmiş öldürücü bir zehirdir ki, ancak ahmak onunla aldanır... (İmam-ı Rabbani Hayatı-Mektupları - Mücadelesi)
- İmâm-ı Rabbani hazretleri, "Bütün tarîkatların nokta-i müntehası hakaik-ı imaniyenin (iman hakikatlerinin) vuzuh ve inkişafıdır" diyerek hak tarîkatları dâhilî faaliyetlerde serbest bırakırken, harice karşı ve İslam'ın bütününü alakadar eden meselelerde onların müşterek hareket etmelerini sağladı. (İmam-ı Rabbani Hayatı-Mektupları - Mücadelesi)
- Ahmed Farukî (hz) zamanında, İslam dininin inkişafını durdurup Müslümanların iman ve i'tikatlarını bozmayı hedef alan bütün hücum ve itirazlar "akılcılık" perdesi altında yapılıyordu. Ekber Şah Kur'an-ı kerimin akla uymadığını zannettiği hükümlerini inkâr etmekle kalmamış, Müslümanları da kendi düşüncesini kabule zorlamıştı. (İmam-ı Rabbani Hayatı-Mektupları - Mücadelesi)
- İmam Rabbani Hazretleri, "Çeşitli tarikat mensubu zevattan duyulan ve görülen şeriata aykırı söz ve işler, içinde bulundukları hâlin onlara verdiği mânevî sarhoşluktandır. Bu durum ise ancak yolda ve yolculukta olur. Sonların sonuna varanların bütün halleri kemâldir" diyerek, onlardaki cezve halinin geçici olduğunu, kişi tekâmül ettiği takdirde öyle hallerin, yerini şeriata uygun söz ve hareketlere terk edeceğini söyledi. (İmam-ı Rabbani Hayatı-Mektupları - Mücadelesi)
- Peygamberimiz, "Ümmetimden 'Sıla' isminde birisi gelecektir. Onun şefaatiyle cennete çok kimseler girecektir" hadis-i şerifiyle kendisinin geleceğine işaret etmiş ve vazifesinin ehemmiyetini hatırlatmıştı.. Bu gaybi ikaz ve ihtarlardan sonra İmâm-ı Rabbani (ks.) "Beni iki derya arasında 'Sıla (birleştirici)' yapan Rabbime hamd ederim" diyerek, henüz 17 yaşında olmasına rağmen.. cihanşümul bir hüviyet bürünen müceddidlik ve müçtehidlik hizmetlerine başladı. (İmam-ı Rabbani Hayatı-Mektupları - Mücadelesi)
- “Bu muhtelif yolların başı ve bu cedvellerin menbaı ve şu seyyarelerin güneşi Kur’an-ı Hakimdir. Hakiki tevhid-i kıble bunda olur. Öyle ise en ala mürşid ve en mukaddes üstad da odur.” (İmam-ı Rabbani Hayatı-Mektupları - Mücadelesi)
- “Koyun saadetini bir yana iki cihanın Onu atmayan varamaz ki üstüne batılın” (İmam-ı Rabbani Hayatı-Mektupları - Mücadelesi)
- "Kader hakiminin hükmü şudur işte; Ansızın ölümdür zayıf olmanın bedeli" (Muhammed İkbal)
- "Girmek isteyen için tarikatın zaruri şartlarının başında, Ehl-i sünnet ve'l cemaat alimlerinin Kitap ve Sünnet'ten çıkarıp ortaya koydukları iman esaslarını benimsemek vardır. Kitap ve Sünnet'in anlattıklarını, yine o alimlerin anladıkları mâna içinde anlamak da - başka te'villere girmemek- bu yolun zaruretlerindendir. Faraza keşif ve ilham yoluyla kalbine, onların anladıkları manalara aykırı manalar gelse, onlara itibar edip berikilerden Allah'a sığınması gereklidir." (İmam-ı Rabbani Hayatı-Mektupları - Mücadelesi)
- “Siz ehl-i tevhid olduğunuzdan, uhuvveti ve ittihadı emreden yüzer esaslı rabıta-i kudsiye mabeyninizde varken, iftirakı iktiza eden cüz’i meseleleri bırakmak elzemdir.” (İmam-ı Rabbani Hayatı-Mektupları - Mücadelesi)
- Aşk, ateşin nârınıda , nurunuda içinde saklayan bir duygudur (Ehlibeyt Sevdalısı Fuzuli)
Yorumlar
0 yorum