Türk Yazar Serdar Şekerci edebi kişiliği, hayat hikayesi ve eserleri merak ediliyor. Kitap severler arama motorlarında Serdar Şekerci hakkında bilgi edinmeye çalışıyor. Serdar Şekerci hayatını, kitaplarını, sözlerini ve alıntılarını sizler için hazırladık. İşte Serdar Şekerci hayatı, eserleri, sözleri ve alıntıları...

Doğum Tarihi: 1980

Doğum Yeri: İstanbul, Türkiye

Serdar Şekerci kimdir?

1980 yılında sokağa çıkma yasağında İstanbul Kadıköy’de doğdu. Küçüklüğünü hasta ve kitap okuyarak geçirdi. Devam eden yıllarda okumayı bıraktı. Yeditepe Üniversitesi Tiyatro Bölümü’nde okudu. Oyunculuğu sevdi, tiyatroyu sevmedi. Sigortacılık yaptı, devre mülk sattı, elektrik süpürgesi pazarladı.

Film ve reklam prodüksiyonunda çalıştı. İngiltere’de bir süre gezindi, barlarda çalıştı, bolca tuvalet sildi, bardak yıkadı.

--reklam--

Serdar Şekerci Kitapları - Eserleri

  • İlk Kitap: Sarı

--reklam--

Serdar Şekerci Alıntıları - Sözleri

  • İnsan hayatının akışını, benzetmek gerekiyorsa bir şeye, denize yağan yağmurduk biz. Geneli değiştiremiyor ama yüzeyin tuzunu seyreltebiliyorduk. Tek yapabildiğimiz buydu. (İlk Kitap: Sarı)
  • Tüketmeye alışmış milyarlar tüketecek birşey kalmayınca geriye birbirlerini tükettiler, çok açtılar. (İlk Kitap: Sarı)
  • Hakkımda açılmış yüzlerce dava vardı. Vatan hainliği bunlara dahil. Vatan dedikleri şeyi anlamsız bulduğumdan olmalı. Ben dünyayı severdim, içindeki her şeyle. Onlar ayırırlardı. (İlk Kitap: Sarı)
  • İş denen şey bedenini,beynini kiraya vermen.GÜnlük, haftalık,aylık,yıllık.İnsanlığın medeniyet dediği şey birbirini kiralayıp uyum içinde yaşamak.Tüm dünya genelev.Kendini satıp para alan insanlar, başkalarını alıyor o parayla. (İlk Kitap: Sarı)
  • İntihar geride kalan dünyayı öldürmektir. (İlk Kitap: Sarı)
  • Sarı biliyordu. Duygular tekrar edilmezse unutulur. O yüzden hoşuna giden şeyleri tekrar etmeli. (İlk Kitap: Sarı)
  • "Yıldızlara bakarken ne kadar küçük olduklarını düşündü Sarı; birbirlerinden uzak ve ufaktılar." Yaşananlar için pişman değilim, sadece bazıları için. Geçmiş her gün büyüyor aklımda. Hayatım dediğin şey aldığın değil, verdiğin nefes. Bu son Yaz. (İlk Kitap: Sarı)
  • Bu kitabın neden yazıldığı sadece beni ilgilendirir. Seni ilgilendiren bundan ne alacağın. Bir kitaptan ne beklersin, o sırada içinde bulunduğun duyguya, ortama eşlik etmesini mi yoksa bu durumu kırıp sana yeni bir hayal, yeni bir hayat vermesini mi? (İlk Kitap: Sarı)
  • Hayatım dediğin şey aldığın değil, verdiğin nefes. (İlk Kitap: Sarı)
  • Bu dünya karşılığında hiçbir şey vermese de sen herkese sevgini ver.Yine de yaşatmazlarsa seni,korkma senin hayallerini de bulup sahiplenecekler var. (İlk Kitap: Sarı)
  • Aynı görüp, aynı düşündüğümüzde kolay kandırılabilir, kolay öldürülebilir oluruz. (İlk Kitap: Sarı)
  • Gökyüzündeki deniz büyüyor, her yeri kaplıyor. (İlk Kitap: Sarı)
  • İş denen şey bedenini,beynini kiraya vermen.Günlük, haftalık,aylık,yıllık.İnsanlığın medeniyet dediği şey birbirini kiralayıp uyum içinde yaşamak.Tüm dünya genelev.Kendini satıp para alan insanlar, başkalarını alıyor o parayla. (İlk Kitap: Sarı)
  • Sarı biliyordu. Duygular tekrar edilmezse unutulur. O yüzden hoşuna giden şeyleri tekrar etmeli. Sevdiği yemekleri arada yemeli, filmleri tekrar izlemeli, onu mutlu eden manzaralara bakmalı. Çimene çıplak ayakla basmalıydı. (İlk Kitap: Sarı)