Doğum Tarihi: 1972
Doğum Yeri: Rize
Şeref Bilsel kimdir?
Şeref Bilsel (d.1972, Rize), Türk Şair. Dumlupınar Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nü bitirdi. Özel bir televizyon kanalında program yapımcılığının yanında kültür sanat danışmanlığı da yaptı. Şiir, deneme ve eleştirileriyle pek çok dergide yer aldı. Modern Türk şiiri üzerine yazıları ve şiirleri; Cumhuriyet-Kitap, Varlık, Patika, Mor Taka, Akatalpa, Şiir Ok-u, Edebiyat ve Eleştiri,Yasakmeyve, Kaşgar, Budala gibi dergilerde yayımlandı. 2004 yılından bu yana İkaros Yayınları’ ndan çıkan, Şiir Defteri adlı alternatif yıllık/antoloji çalışmasını Cenk Gündoğduile birlikte hazırlıyor. Şeref Bilsel İkaros Yayınları arasından çıkan Dünyanın Külü adlı kitabıyla 18. Altın Portakal Şiir Ödülüne değer görüldü. Ödülün gerekçesinde jüri, Şeref Bilsel'in şiiriyle ilgili "Gündelik hayatın kuşatmasına bir itiraz" olduğunu belirtti ve "Dünyanın nesnelerini insanileştiren diliyle, ev içlerini dünyanın ufkuna geren bakışıyla dünyayı ev içlerine getiren bir özgürlük arayışıdır. Sözcük seçimi, imge örgüsü, yakaladığı yüksek müzikalite" göz önüne alınarak ödülün Dünyanın Külü kitabına verilmesine karar verildiğini açıkladı.
--reklam--
Şeref Bilsel Kitapları - Eserleri
- Sürgündeki Rüzgâr
- Yalnız Şiir
- Dünyanın Külü
- Yalnız Edebiyat
- Şiir Defteri
- Şiire Giriş Dersleri
- Şiir Defteri
- Magmada Kış Mevsimi
- Şiir Defteri
- Şiir Defteri
- Şiir Defteri
- Şairin Günah Defteri
- Şiir Defteri
- Şiir Defteri
- Şiir Defteri
- Şiir Defteri
--reklam--
Şeref Bilsel Alıntıları - Sözleri
- "Şiir bir fikri, bir duyguyu ahenkle, sembolle anlatan edebi bir melodidir." (Şiire Giriş Dersleri)
- Evi taşıdık Aynalar önce Kırılmış anıları sonra Üstüne basılıp geçilmiş günaydınları (Dünyanın Külü)
- "Derman arar iken derde düş oldum Ağlama gözlerim Mevlam kerimdir." (Şiire Giriş Dersleri)
- Rüzgâr güle değince şüphe götürür bekleyen bunu bilir, anneler bunu herkes bir yere siner bazıları avlusuz bezilmiş odalarda hastalar ve kokular boşaltın odaları zaman dışarı çıksın ağrıları boşaltın ‘aman’ dışarı… Rüzgâr güle değince şüphe götürür gidenler bunu bilir, kardeşler bunu… herkes bir yerden döner bazıları dönüşsüz onların ceplerinde sade elleri durur Ah! dalların ucunu yüzüme değdiren gün gidilmemiş tek sözcük baştan aşağı siyah dışarıya açılan herkes kendine solgun ah! sessizliğin patiskadan yolluğu aşk tuhafsa bahçe huysuz su dalgındır ve rüzgâr ezilmiş bir güle ekler sesindeki morluğu Şeref Bilsel -Sürgündeki Rüzgâr- (Sürgündeki Rüzgâr)
- Esin dediğimiz şey biraz da anılarımızın ayaklanışıdır. İnsan bazen yaşadıklarını da kendinden saklama ihtiyacı duyuyor. Sevdiklerini, acılarını, ayrılıklarını, soğuk bir gecede bir kayaya karşı söylediklerini... (Yalnız Şiir)
- Şimdi bunca ses birikti aramızda (Dünyanın Külü)
- "Kimin sözü varsa söyleyin ya da çekilsin su gibi yatağına çünkü zamanım yetmeyebilir güzellikleri tek tek öpmeye." (Yalnız Şiir)
- "Şiir insanı insana sevdirir." (Sait Faik) (Şiire Giriş Dersleri)
- Yazdıklarınızı yüksek sesle tekrar tekrar okuyun; neyin aksadığını yahut sarktığını, tökezlediğini kulağınıza fısıldayacaktır harfler. Sonra yakın dostlarınıza okuyun. (Şiire Giriş Dersleri)
- içimdeki karanlığı görünce bütün tasarılarda gölgem ölümü konuşuyor benimle kuşların rengini bilmeyen benimle (Sürgündeki Rüzgâr)
- Yine aklımda bugün sen varsın, Yine derdinle hayalim hasta. Bürüsün kalbimi derdin sarsın; Bir umut var bu tükenmez yasta. (Şiir Defteri)
- Şiir yalnız yazılır, yalnız okunur. (Şiire Giriş Dersleri)
- Kaybettiklerimiz mücevher gibi boynumuzda duruyorsa Başlanmamış acılar var daha (Dünyanın Külü)
- Ey sevgili dünya! başka ne yapalım açılsın diye için nice güzel insanları sokmadık mı göğsüne (Dünyanın Külü)
- Biz yoksulluğu doğuya gelin verdik ve bir daha hiç kesilmedi saçları ! (Sürgündeki Rüzgâr)
- “Söylenmeyecek sözler vardır yazılır” (Dünyanın Külü)
- İlk defa kendimi yenmekten dönüyorum kendime gelirken senden gidiyorum (Sürgündeki Rüzgâr)
- Bir yaram var! Ona merhem vurman, Bir hayaldir ki gönülden taşıyor. Ayırırken bizi yollar ve zaman, Sana kalbim daha çok yaklaşıyor. (Şiir Defteri)
- "Bir şairle karşılaşmak her zaman hayırlıdır." (Şiire Giriş Dersleri)
- Evi taşıdık aynaları önce kırılmış anıları sonra üstüne basılıp geçilmiş günaydınları çocukların vurdum duymazlıklarından dökülen sesleri de… usulca yerleştirip memleketteki sanayi atılımını özetleyen mukavva kutulara: ottoman çini, eti kraker, cumhuriyet sucukları, TEKEL Taşıdık evi kitaplar içinde uyutulmuş çiçekler olur, bilirsiniz çocuklar içinde uyutulmuş güzel ninniler, bilirsiniz evler içinde uyutulmuş evler olur, bilirsiniz insanlar içinde uyutulmuş rüzgârlar olur, bilirsiniz balkondan atlayıp on yıl sonra yere düşen olur, bilmeseniz de… Olmaz denir mi hiç evde olur evler var diye güvenlik harcamaları çeyizler, şiddet ve intiharlar, olmaz denir mi hiç her şey olur tıka basa kavuşmalar, tıka basa balkonlar, tıka basa sessizlik… rulo! yüzü yere bakan simton efendi sürgülü ankastre aspiratörü aşağıda olup bitenlerin sesini ve kokusunu yukarı çekiyor allah gibi bir şey ama plastik olur Ayrıldığımız sokaktakiler soruyor nasıl buldunuz gittiğiniz yeri? bu sadece bana sorulmuş olamaz felsefeciler, astronomlar, botanikçiler… gerekirse diyet uzmanları, yaşam koçları da konuşmalı Nasıl bulduk? soru kesif, soru yansız soru damlıyor eritilmiş madenlerden üzerine kar düşmüş tuğlalara ben evliya çelebi’den sonra söz aldım: bırakmadığımız gibi Sonra ayrıldığımız eve baktım içim bomboş, yol tozlu iş makineleri çalışıyor göğsümde elimde dergiler, kitaplar… ömrüm kâğıt taşımakla geçti gitti önümden konuşmak için ormana doğru kırk yıl oldu sebepsiz, solgun Taşınamadığım sokaktakilere söylesem yaşayacak kadar hüzünlü olanlara Herkes payına düşen şarkıyı benden çaldı çekildi yakınlığın işlek hançerleri ömrüm, bana benzemeyenlerin sesinde kaldı Şeref Bilsel (Sürgündeki Rüzgâr)
Yorumlar
0 yorum