Yunan yazar Stratis Mirivilis edebi kişiliği, hayat hikayesi ve eserleri merak ediliyor. Kitap severler arama motorlarında Stratis Mirivilis hakkında bilgi edinmeye çalışıyor. Stratis Mirivilis hayatını, kitaplarını, sözlerini ve alıntılarını sizler için hazırladık. İşte Stratis Mirivilis hayatı, eserleri, sözleri ve alıntıları...

Doğum Tarihi: 30 Haziran 1890

Doğum Yeri: Midilli, Yunanistan

Ölüm Tarihi: 9 Temmuz 1969

Ölüm Yeri: Atina, Yunanistan

Stratis Mirivilis kimdir?

STRATİS MİRİVLLİS, 1890’da Midilli’de doğdu. Asıl adı Efstratios Stama­to­­pulos’tu. 1912’de Atina Üniversitesi’ne girdiyse de, Balkan Sava­şı’na gönüllü olarak katılmak için öğrenimini yarıda bıraktı. Ağır yaralanmasına karşın, 1922’ye kadar bütün savaşlara katıldı. Terhis olduktan sonra Midilli’ye dönerek Kampana ve Tahidromos ga­ze­telerini çıkardı. 1932’de yerleştiği Atina’da bir süre gazetecilik yap­tı, 1938’den 1955’e kadar Millet Meclisi Kütüphanesi’nde memur ola­rak çalıştı. Yaşamının sonuna kadar çeşitli gazetelerde öyküleri, gezi anı­ları, çocuk romanları, eleştiri ve denemeleri yayımlandı. 1956’da Ati­na Akademisi’ne kabul edildi ve bir süre Yazarlar Birliği başkanlı­ğı­nı yaptı. Cephede yazmaya başladığı Mezarda Hayat adlı romanı, 1924’te Midilli’de Kampana gazetesinde tefrika edildikten sonra, 1930’da Atina’da kitap olarak basıldı. Dünya edebiyatının en güçlü sa­vaş karşıtı yapıtlarından biri sayılan Mezarda Hayat, yerleşik de­ğer­leri gözüpek bir biçimde sorgulaması yüzünden tutucu çev­re­le­rin tepkisiyle karşılaştı. Mezarda Hayat dışında Altın Gözlü Öğretmen, Arnavut Vasil, Denizkızı Meryem Ana ve Dörtlerin Romanı adlı ro­manları da yayımlanan yazarın ayrıca Mavi Kitap, Yeşil Kitap, Kır­mı­zı Kitap ve Mor Kitap adlı dört öykü kitabı bulunuyor. Mirivilis, 1969’da Atina’da zatürreeden öldü.

--reklam--

Stratis Mirivilis Kitapları - Eserleri

  • Mezarda Hayat
  • Savaştan Korkuyorum
  • Midilli'den Arnavut Vasil
  • Post Avcısı

--reklam--

Stratis Mirivilis Alıntıları - Sözleri

  • Savaşta hayvanlar! Sabahtan beri sadece bunu düşünüyorum. Pekiyi... biz insanlar... çıkarlarımız, ideolojilerimiz, sapıklıklarımız, coşkularımız, büyük hayallerimiz var... ve, bütün bunlardan pekala, savaş hazırlanıp doğabilir. Kaldı ki zoru gördüğümüzde, kurtulmamız için bin bir ayak oyunumuz da var. Ama... ya, bizlerle savaşmak için işin içine soktuğumuz zavallı hayvanlar? Zannediyorum ki, insanlar içlerinden toptan yok etme sar'asını çekip attıklarında, yaşamları boyunca utanmaları için sadece bu neden yetecektir: Savaşa zavallı hayvanları da sürüklemiş olmaları. Zannediyorum ki, insanlık tarihinin en karanlık noktalarından biri de bu olacaktır. (Mezarda Hayat)
  • Ama sen, söylesene bana, yaşamış olmanın değerini anlatan bir çift göze rastladın mı hiç ömründe. (Mezarda Hayat)
  • "Kararsızlık" en korkunç ruh hastalığı. (Mezarda Hayat)
  • Sevgilim, yağmur yağarken insan bir evde olmalı. Bu ev de senin kendi evin olmalı, yağmuru da panjurların ardından seyretmelisin. Yamacında da aşk olmalı, bir çiçek vazosu ve de bir kitap! (Mezarda Hayat)
  • ... "Eğer doğada hiçbir şeyin kaybolmadığı bir gerçekse, yalnızca maddenin biçim değiştirdiği doğruysa, bu dev delikanlının harcanmış tüm o güçleri ne oldu öyleyse? ..." (Mezarda Hayat)
  • Kişioğlu zamanla her şeye alışıveriyor. Hep dikkat etmişimdir buna: İçimizde alışma gücüyle doldurulmuş bir depo vardır. Bu depo bizi türlü tehlikelerden korur. Özellikle de çıldırmak tehlikesinden. ... Bazen düşünür de derim ki, eğer sonsuz cehennem acıları gerçekse, bunlara kişioğlu bir güzel alışabilir. ... (Mezarda Hayat)
  • Bombanın düşmesinden sonra, yaşam daha da acı bir hal aldı. Artık, hepimiz savaşı tattık... ve onun kanlı tadı dilimizden çıkmaz oldu. Ama, verilmiş olan tüm izahlara rağmen, askerlerin de başlarını sallayarak onları kabul ettiklerini göstermelerine rağmen; basit ruhlarda daima yanıtsız bırakılan bir soru kalır: "Öyle ise, neden bizler burada çivilenip durduk da, savaşmadan teker teker avlanıyoruz?" (Mezarda Hayat)
  • Böyle saatlerde sana "bunu yapman gerek" diyecek o kimse varsa, sana "ateşe atla!" dese dahi isteğini zevkle yerine getirirken kendisini hemen tanrılaştırır ve seni ateşe attığı için de, yaşlı gözlerle ona şükredersin. (Mezarda Hayat)
  • '' Kararsızlık '' en korkunç ruh hastalığı. (Savaştan Korkuyorum)
  • Beraberce yemek yedik... ve hiçbirimiz diğerinin lisanını bilmeden saatlerce konuştuk... Ve, mükemmel bi şekilde birbirimizi anladık. Sevgi ve düşmanlığın lisanı uluslararasıdır... Herkes karşısındakini anlar... (Mezarda Hayat)
  • Kıvırcık başlı, uysal, pamuk bulutçuklar dizilir ufuklar boyu. Gökyüzünün tüm melekleri mavi basamakların en dibine inip otururlar, ıslak kanatlarını kuruturlar. (Mezarda Hayat)