Yazar Torî edebi kişiliği, hayat hikayesi ve eserleri merak ediliyor. Kitap severler arama motorlarında Torî hakkında bilgi edinmeye çalışıyor. Torî hayatını, kitaplarını, sözlerini ve alıntılarını sizler için hazırladık. İşte Torî hayatı, eserleri, sözleri ve alıntıları...

Tam / Gerçek Adı: Mehmet Kemal Işık

Doğum Tarihi: 1931

Doğum Yeri: Mardin

Ölüm Tarihi: 18 Ekim 2010

Ölüm Yeri: İstanbul

Torî kimdir?

Gerçek adı Mehmet kemal Işık olan Tori 1931 yılında Mardin’in Midyat ilçesinde doğdu. Köy Enstitüsünün son mezunlarındandır. Uzun yıllar öğretmenlik yaptı. 12 Eylül’den sonra yurt dışına çıkmak zorunda kaldı. 1983 yılında Belçika’ya yerleşti. 1991 yılında geri dönüş yaparak İstanbul’da yaşamaya başladı.rnrnDaha çok dil, edebiyat ve tarih araştırmaları üzerine yazan Tori’nin ilk kitabı 1985 yılında Kürtçe yayınlandı. Tori, yaşamının son anına kadar üretti. Hastalığının son kertesinde bile üretmekten vazgeçmedi. Beyinde ur tespit edildiği sürede bile üretimden vazgeçmedi. Neredeyse ölümünden önceki son iki ay hariç, hep kalemi elinde, araştırmalarını yayına hazırlıyordu. 1985 yılında ilk olarak kısa öyküleri Kürtçe kaleme alan Tori’nin şimdiye kadar birçoğu tarih ve dil üzerine yazılan inceleme ve araştırma türünde olmak üzere toplam 27 kitabı yayımlanmış. Tori’nin şu anda basıma hazır 5’i Kürtçe 7 kitabı daha vardır. Tori’nin araştırmaları kitaplarının yanı sıra çokça gazete ve dergide de yayınlandı, Newroz, Rewşen, Deng, Zend gibi dergilerde yazıları yayımlanan Tori’nin makaleleri Azadi, Fıratta Yaşam, Dengê Azadi, Ronahi gibi gazetelerde de yayınlandı.rnrnEvli ve biri erkek 3 çocuk babası olan Torî, 18.10.2010 günü sabaha karşı saat 04.00 sıralarında İstanbul’da Merter Vatan Hastanesinde hayata gözlerini yumdu.

Torî Kitapları - Eserleri

  • Yezidilik ve Yezidiler
  • Kürtlerin Kökeni Ari Boylarından Urartular
  • Aşiretten Millet Olma Yapılanmasında Kürtler
  • Kürtlerin Din Kültürü Tarihi
  • Kürtlerin İlkçağ Tarihi
  • Kürtlerin Yakınçağ Tarihi

  • Qolinç
  • Anadolu Kültüründe Kürt Etkisi
  • Kültür Çatışmasında Kürtler
  • Tarihte Kürt-Türk İlişkileri

Torî Alıntıları - Sözleri

  • Kürtler, inanç çizgilerinde Paleolitik dönemden başlayan çoktanrılı inanıştan gelerek, zaman içinde evliya düzeyindeki krallara, büyüye inanmış, dualist düşünce olan Mazdaiznı'i, Mazdakizm'i, Manişeizm'i, Hürremizm'i ve Yezidiliği be­nimsemiş, en son olarak da müslüman olmuşlardır. Bu dö­nemde de İslamın Şafi mezhebini, Alevilik gibi yaşam biçimini benimsemiş ve bir kısmı da Yezidi olarak kalmıştır. Tüm bunlar, bazı politik güçler tarafından kötüye kullanılarak, bir­leştirici değil, bölücü, parçalayıcı olarak kullanılmışlardır. (Yezidilik ve Yezidiler)
  • Yezidiler, Allah'ın birliğine ve sonsuz kudret sahibi oldu­ğuna, Şeyh Adiyy'nin Allah'ın meleği ve Yezidiler'in mürşi­di olduğuna, Sultan izi'nin Allah'ın meleği, yerin nuru ve in­sanlığın sevinci olduğuna, Melek Tavus'un da Allah'ın meleği ve elçisi olduğuna iman ederler. Sabah kalkarken, akşam da yatarken tekrarlarlar. Yezidiler ş ve t harflerini şeytandan ötü­rü kullanmazlar. Mavi rengi sevmezler. Ruhlarının beden de­ğiştirdiğine inanırlar. (Yezidilik ve Yezidiler)
  • Me xwe hingî neda alîkî. Vêca emê xwe nûha bidine alîkî. Xwazî te min bikuştana û ew xeber negotana. Mijulîya dinyayê ye. Tu karekî diqedênî, yên din derdikevin. Nexwe ezê çima nehatama. (Qolinç)
  • Yezidi adı her ne kadar çeşitli kaynaklarda "Sultan Yezid" şeklinde yazılarak, Emevi halifesi Muaviye'nin oğlu "Yezid" ile ilişkili gösterilmek istenmekte ise de, kanımızca bu görüş doğru değildir. Zira Yezidi toplumunda konuşma dilinde dahi bu ad, "Sultan Yezid" şeklinde değil, bizzat "Sultan Ezi" ve­ya "Sultan Izi" şeklinde kullanılır. Yezidiler, kendileri için de "Ezidi"/"lzidi" (veya "Hezidi") adını kullanırlar. (Yezidilik ve Yezidiler)
  • “İnsanlar tanrılara, kölelerin efendilerine taptıkları gibi tapmakta ve onların iyiliği, refahı için ellerinden geleni yapmaktaydılar. Böylece insan ve tanrı arasındaki ilişki, alıp-verme ilişkisi haline gelmiş ve bu ilişkilerin kuralları, dini ayin ku­rallarında da belirtilmiştir.''' (Yezidilik ve Yezidiler)
  • Insana. Şîrê xav vexwarîye. Kes nizanî bê wê kengî, çi bikin." (Qolinç)

  • Her yeni düşünce bir miktar kendisinden önceki düşünceyi içinde taşır. Bunun için Hurri toplumunun dualist öğretisinde çoktanrıcılık düşüncesi, Yezidilikte bir dualist düşünce olan Zerdüştlük, Mandaizm, Manişeizm ve Hurremist düşüncenin etkilerini çok net bir şekilde görebiliriz. Buda Kürtlerin Hurrili boyların dini inançlarını kesintisiz olarak benimsediklerini gösterir. Günümüzde bile Yezidi Kürtlerinin bu düşünceyi benimsemeleri, Kürtlerin Hurri kökenli olduklarının bir başka kanıtıdır. (Kürtlerin Din Kültürü Tarihi)
  • ko ez zanibim ezê li gund bitêne bimînim, ji ber vê yekê wê mala min di serê min de bihêrivênin, dîsa ez ji te naveqetim. (Qolinç)
  • Kral Cemşid, bin yıldan fazla dünyaya barışı getiren din adamı ve kralların ilki idi. Kendi toplumunu sosyal sınıflara ayıran Cemşid, her sınıfa bir görev vermişti. Eğer toplumun sosyal sınıflara ayrılması o toplumun tarihinin başlangıcı ise; Hurri boylarının tarihinin, kral Cemşid'in yönetimi ile başlaması gerekirdi. Bu da uygarlığın başlangıcı ile örtüşen Hurri tarihini dışlamak anlamına gelir. Oysa ilk toplumsal düzey uygarlığın başlaması ile oluşmuş; çoktanrılı düzen ve komünal yaşam o dönemde başlamıştı. (Kürtlerin Din Kültürü Tarihi)
  • Yezidiler, ateşi ışığın kaynağı olduğu için kutsal sayarlar. İslam inancına göre Şeytan ateşten yaratılmıştır. Buradan hareketle Müslümanlar bir genellemeye giderek; "Şeytan ateşten yaratılmıştır Yezidiler de ateşi kutsal sayıyorlar, o halde Yezidiler şeytana tapıyorlar", yargısına var­dılar. Bu yargının sonucu olarak da Yezidilere “şeytana tapan­lar" veya "atesperestler" yakıştırması yapıldı. (Yezidilik ve Yezidiler)
  • Zerdüşt'ün ismi; "altın sarısı develerin sahibi" veya başka bir açıklamaya göre "deve çobanı" anlamına gelmektedir. Ahura Mazda, peygamberi Zerdüşt'e on tane kısrak ile bir aygır ve deve vermeye söz vermiştir. (Kürtlerin Din Kültürü Tarihi)
  • Yezidiler "ölüm" kelimesini pek sevmezler. Öldü kelimesi yerine, genelde "Iıbase xwe guheri" derler. Cümleyi tam kar­şılığıyla türkçeleştirdiğimizde, "elbisesini değiştirdi" anlamı çıkar. Ancak ifade edilmek istenen, "ruhun bedenden ayrılma­sı"dır.· (Yezidilik ve Yezidiler)
  • Hurrili boyların dini inanış çizgilerinde Mitra, İndra, Waruna gibi Hint-Avrupa kökenli tanrıları; Alalu, Anu, Kumarbi, Teşşup, Hepat, Sawuşka, Haldi gibi ulusal tanrıları yanında, yerel tanrıları da vardı. Birinci derecede yer alan bu tanrıların yanında; gökteki tanrı sıralamasında ikinci, üçüncü derecede olanları da vardır. Örneğin üçüncü sıralamada yer alan evliya düzeyindeki (Cemşid (Jima), Feridun (Thraetna), Keresaspa ve Zerdüşt) tanrılar gibi. (Kürtlerin Din Kültürü Tarihi)

  • Kirlenmez evrensel okyanusta binlerce göl, bu göllerde bütün ağaçların kaynağı olan çok tohumlu Gakerna ağacı bitmişti. Ölümsüzlük getiren bu ağacın tohumu, bir dağ bitkisi ve aynı zamanda tanrı olan Homa bitkisinin suyuna karıştırılarak ayinlerde içilmeye başlanmıştı. Homa suyu, tanrılara kurban olarak sunulduğunda; onu içen tanrılara, yaşam ve güç sağlayarak ölümsüzlük kazandırıyordu. Tanrıların ölümsüzleşmeleri Hurri toplumuna ters düşüyordu. Bu nedenle kral Zerdüşt, bu bitkinin suyunun içilmesini yasakladı. Bu şekilde toplumun kültürel yozlaşmadan kurtuluşunu sağladı. (Kürtlerin Din Kültürü Tarihi)