Türk Gazeteci, Haber Programcısı Uğur Dündar edebi kişiliği, hayat hikayesi ve eserleri merak ediliyor. Kitap severler arama motorlarında Uğur Dündar hakkında bilgi edinmeye çalışıyor. Uğur Dündar hayatını, kitaplarını, sözlerini ve alıntılarını sizler için hazırladık. İşte Uğur Dündar hayatı, eserleri, sözleri ve alıntıları...
Uğur Dündar, Türk gazeteci ve televizyon programcısıdır. 1943 yılında Kütahya'nın Simav ilçesinde doğdu. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'nden mezun olduktan sonra gazeteciliğe adım attı. Cumhuriyet, Milliyet ve Hürriyet gibi önde gelen gazetelerde çalıştı.
Televizyonculuk kariyerine ise 1981 yılında TRT'de başladı. Daha sonra özellikle siyasi programlar ve tartışma programları hazırlayıp sunarak televizyonculuğa damga vurdu. 1992-1995 yılları arasında ANAP hükümetinin sözcülüğünü yapan ve daha sonra CHP'den İstanbul milletvekili seçilen Mustafa Şahin'in danışmanlığını yaptı.
Uğur Dündar, mesleki kariyeri boyunca birçok ödül ve plakete layık görüldü. Halen televizyon programcılığına devam etmektedir ve Türk siyasi hayatının önemli olaylarına dair yorumlarıyla tanınmaktadır.
Doğum Tarihi: 1 Ocak 1943
Doğum Yeri: İstanbul
Uğur Dündar kimdir?
Uğur Dündar (d. 1 Ocak 1943, İstanbul), Türk gazeteci, haber programcısı.
Dündar, 1 Ocak 1943'te İstanbul'da doğdu. Lise öğrenimini Vefa Lisesi'nde tamamladı. Ardından İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Gazetecilik Enstitüsü'nden mezun oldu.
Yasemin Baradan Dündar ile evlendi ve 3 çocuğu oldu.
1970 yılında TRT tarafından açılan bir sınavı kazandı ve televizyon yapımcısı olarak çalışmaya başladı. ve Hürriyet yazarı oldu. Aynı yıl içinde İngiltere'de BBC'nin "Televizyonda Yapım-Yönetim" kursuna katıldı. Türkiye'ye döndükten sonra TRT'de yapımcı, yönetmen ve sunucu olarak değişik televizyon programlarına imza attı.
TRT'de 20 yılı aşkın süreyle çalıştı. Aynı zamanda Hürriyet yazarı olan Uğur Dündar Türkiye'de araştırmacı televizyon gazeteciliğini başlatan kişidir.
1992 yılında Show TV'ye geçen Uğur Dündar, 1994 yılında Hürriyet, Aydın Doğan'a satılması, 1995'te Show TV'ye veda edip Kanal D'ye geçti. 2000 yılında Show TV'ye geri dönüp Star TV'ye geçti. Star TV'de Haber Genel Yayın Yönetmeni oldu. ve Star TV'ye geçtikten sonra Star yazarı oldu. 2001 yılında ise Kiss TV ve Sabah Gazetesi'nde çalıştı. 2002 yılında atv'ye geçip tekrar Star TV'ye geçerek Star yazarı tekrar oldu. Ardından tekrar Kanal D'ye geçti. 2004 yılında CNN Türk ile ortak yayın yapmıştır.
2008 yılında Uğur Dündar son olarak Star Haber Genel Yayın Yönetmenliği görevini sürdürdü ve ana haber bülteni sundu. 2010 yılında yeniden Hürriyet'e çalıştı.
Bugüne kadar sayısız programa imza atan Uğur Dündar haber programı Arena'nın genel yönetmenliğini yaptı. Yıllardır ülkenin gündemini takip eden Arena programıyla sayısız ödülün sahibi oldu.
2011 yılında Star TV, Doğuş Grubu'na satıldıktan sonra Star TV'ye veda etti. Ardından TNT'ye transfer olacaktı ama olamadı. 2012 yılında kısa bir süre Milliyet'e geçti. sonrada yazamadı.
Ayrıca İstanbul Üniversitesi ve Marmara Üniversitesi'nde "Televizyon Programcılığı" derslerinde lisansüstü hocalık yaptı.
Halen Sözcü Gazetesi'nde köşe yazarlığı yapmaktadır.
--reklam--
Uğur Dündar Kitapları - Eserleri
- İyi Uykular Sayın Seyirciler
- Ya Atatürk Olmasaydı
- O Halde Biz Anlatalım
- Vah Ülkem Vah!
- Yalandan Kim Ölmüş
- Pazarlık Yok
- Geldikleri Gibi Giderler
- İnan Kardeşim Kazanacağız!
- Güneş Ufuktan Şimdi Doğar
--reklam--
Uğur Dündar Alıntıları - Sözleri
- Gidemediğin yer, senin değildir ! Halil Rıfat Paşa (İyi Uykular Sayın Seyirciler)
- Gidemediğin yer senin değildir. (O Halde Biz Anlatalım)
- Hukuk devletinin sandığa gömüldüğü yerde tuz kokmuş, söz bitmiş demektir. (O Halde Biz Anlatalım)
- Böylece çocuklar kamuoyuna sadece teşhir edilmiş oluyor. Teşhir olan yüzlerce çocuğun hayatları karartiliyor. Toplum içine çıkamayacak hale getiriliyor. Onlarla birlikte adları ve açık adresleri yayınlanan aileleri de mağdur ediliyor. (Vah Ülkem Vah!)
- Hayatın amacı sadece mutlu olmak değildir. İşe yarar, onurlu ve merhametli olmaktır. Yaşadığın sürece bir fark yaratmaktır. (İnan Kardeşim Kazanacağız!)
- Soma felaketi takdiri ilahi değil, takdiri ticari, takdiri cinayettir. (O Halde Biz Anlatalım)
- Bu hayatı bir kez yaşayacaksınız. Öyle büyük hayaller kurun ki gerçekleştirmek için tüm gücünüzü verin. Öyle âşık olun ki, uğruna tüm dünyayı karşınıza alabilme cesaretini gösterin. Öyle arkadaşlıklar edinin ki, gerçek ve samimî olsun... (İnan Kardeşim Kazanacağız!)
- Yaşarken ölenlere inat, efsaneler hiç ölmüyor ve hep kalplerde yaşıyorlar!.. (Güneş Ufuktan Şimdi Doğar)
- Kalkınma hızımız, 1923-1938 arasında ortalama yüzde 10’dur. Sanayileşme hızımız ise yüzde 19’du. Bu dünya rekorudur. Sanayileşmede Japonya’dan önde gidiyorduk. (Pazarlık Yok)
- O, ne sadece Ulusal Kurtuluş Savaşımızın baş kahramanı “Gazi”dir, ne dayısının çiftliğinde kargaları kovalayan “Mustafa”dır, ne Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran “Kemal”dir, ne de milletine uygar dünyanın yolunu açan “Atatürk”türk. O, bunların hepsidir. O, “Gazi Mustafa Kemal Atatürk”tür. (Ya Atatürk Olmasaydı)
- Her gün şehit haberi alıyoruz evlat, İnsanı düşünmeyen hayvanı düşünür mü? (O Halde Biz Anlatalım)
- Rüzgar, siyasetçiler için de çok önemlidir. Ama onlara yön veren rüzgar halktan, kamuoyundan gelir.! (İnan Kardeşim Kazanacağız!)
- "Televizyonun gerçek amacı insanları meşgul etmek, kandırmak, eğlendirmek ve izole etmektir! Bunun farkına varmazsak, perde arkasında kimler olduğunu, kimin bu oyunu oynadığını görmek için çok geç olacak!.. İyi geceler, iyi şanslar!..." (O Halde Biz Anlatalım)
- “Bilime, demokrasiye, barışa, aydınlığa, sevgi ve şevkate aç bir çocuk bir yerlerde senin ışığını bekliyorsa, sönmeye hakkın yoktur, ışıyacaksın!Ölüme saniyeler kalmış bile olsa...” Türkân Saylan (Güneş Ufuktan Şimdi Doğar)
- “Türkiye’nin özeti, başbakana yağcılık, tarikata bağlılık, sünnete uygun bıyık !..” Muharrem İnce (Güneş Ufuktan Şimdi Doğar)
- Değerli okurlarım;John Steinbeck'in parasız günlerinde dostlarına yazdığı mektupların birinde aktardığı rüyası ve dileği, beni çok etkiler: "Dün gece kendimi köpeklerin arasında otururken gördüm. Ah bir köpek alabilecek kadar param olsa..." (İyi Uykular Sayın Seyirciler)
- Kanuni dönemindeki devlet,300 yıl geride kalmış. Kaç zamandır yarı sömürge halinde,güçsüz bir devlet söz konusu. İdari,ekonomik,mali ve hukuki kapitülasyonlar sürüyor. Halk yurttaş değil, padişahın kulu. İlkel bir tarım toplumu iflas etmiş bir maliye büyük bir dış borç yarı ölü bir ekonomici Cılız küçük bir sanayi. Ağır sanayi neredeyse sıfır. Kişi başına düşen milli gelir sadece 4 lira. Pencere camı bile ithal edilir durumda. Şeker de ithal ediliyor. Anadolu buğdayı İstanbul’a taşınamadığı için,buğday Rusya’dan alınıyor. Ülkede 40.000 köye karşılık ebe sayısı 200 kadar... 0-2 yaş grubu çocuklarda ölüm oranı yüzde 60. Bütün imparatorlukta sadece 158 ortaokul ve lise, bir tane de medrese uzantısı bir üniversite var. Anadolu, çağdışı ilkel medreselerin elinde. Tüm liselerde okuyan kız öğrenci sayısı 230... (Pazarlık Yok)
- Boş başak dik, dolu başak eğik durur. (Güneş Ufuktan Şimdi Doğar)
- "...hukuku olmayan bir ülkede hukukçu olmak, denizi olmayan bir ülkede Bahriye Nazırı olmaya benzer!" (O Halde Biz Anlatalım)
- Ne var ki toplumumuzda, hukukun üstünlüğüne ve adalete duyulan güvenin her geçen gün biraz daha yitirildigini görüyoruz. (Vah Ülkem Vah!)
Yorumlar
0 yorum