Doğum Tarihi: 1 Ocak 1922
Doğum Yeri: İstanbul
Ölüm Tarihi: 14 Mayıs 1975
Ölüm Yeri: İstanbul
Ümit Deniz kimdir?
Kendisinden önce türü deneyen yazarlar olmuşsa da, Türk edebiyatında polisiye türünün ilk etkili yazarıydı Ümit Deniz. 1922 yılında doğan Deniz, Haydarpaşa lisesini bitirdikten sonra bir süre İÜ Hukuk Fakültesi’ne, ardından aynı üniversitenin Edebiyat Fakültesi İngiliz Dili ve Edebiyatı’na devam edip gazetecilikte karar kıldı. Çeşitli gazete ve dergilerde muhabirlik ve yazarlık yapan Deniz, yarattığı gazeteci Murat Davman tipinin etrafında gelişen polisiye hikayelerle meşhur oldu. Romanlarından bazıları sinemaya da uyarlanan yazar, 1975 yılında öldü.
--reklam--
Ümit Deniz Kitapları - Eserleri
- Yakut Gözlü Kedi
- Ahlaksız
- Ölüm Perdesi
- İstanbul Tehlikede
- Tanrının Gözyaşları
- 2 Kere 2 Eder 12
- Çapkın İlahlar
- Sessiz Harp
- Yalvarırım Yetişin
- Casuslar Savaşı
- Azrailin Habercisi
- Kanlı Kolyeler
- Gece Gelen Ölü
- Talihsiz Adam
--reklam--
Ümit Deniz Alıntıları - Sözleri
- Kendimi uykunun her şeyi unutturan karanlığına bıraksam... (Ahlaksız)
- İnsanlar ne tuhaftır, hiç lüzumu yokken bazan böyle kızarıverirler işte... (Kanlı Kolyeler)
- Artık yaradana sığınıp dolu tutmak için boş atıyordum. Tutarsa ne âlâ... Tutmazsa anacığım hakkını helâl et... (Yalvarırım Yetişin)
- Moda’dan Bostancı’ya vapurla giderken birden Büyükada sulara gömülmüş, o da bu hâdiseye şahit olmuş gibi hayretler içinde idi. (Yalvarırım Yetişin)
- Ama aşk bu, söz de dinlense geri kalmaya imkan mı vardır? (Çapkın İlahlar)
- Fıstık gibi bir yavruyu kucaklamaya gelirken galiba Azrail ile sarmaş dolaş olmuştum. (Kanlı Kolyeler)
- Kıskançlık her kadını bir nevi kaplana çevirir. (Sessiz Harp)
- Anlaşılan bizim patron, benim karakterimden bahsederken; vatan, millet, hamiyet, cumhuriyet diye bir sürü şeyler daha sıralamış olacak ki, Paşa beni pek ince yerimden yakalamıştı. -Tamam, dedim. Postu deldirene kadar emrinizdeyim. (Ölüm Perdesi)
- Seven kadın, sevgi oyunlarından sonra büsbütün güzelleşir. Hele yeni bir oyuna başlayacağı sırada, bütün düşüncelerden sıyrılıp kendini hissinin ve arzularının kanatlarımı bıraktığı için, emsalsiz bir mahlûk olur. Bu anda, onda, hiçbir hile, sahtelik, yapmacık bulamazsınız. Zaten erkeği kendinden geçiren de, kadının bu mahrem ve ender rastlanan hali değil midir? Yüzünde boyası, teninde suni kokusu kalmamıştır. O, artık tam manasıyla doğduğu andaki kadar temiz ve çırılçıplaktır. (Yakut Gözlü Kedi)
- On altı yaşındasın... Çok güzelsin... Benim olacaksın... Benim olacaksın... Melodi biraz sonra evine varacağım kız hakkında hislerime tamamen uyuyordu. Yirmi beş yaşındasın... Bebek gibi yavrusun... Sıkı dur geliyorum... (Kanlı Kolyeler)
- Unutmayın, makyaj ilmi, kadının gözyaşından sonra en büyük silahıdır. (2 Kere 2 Eder 12)
- Demin konuşan, gülen, nefes alan bu adam şimdi soğuyan bir cesetten ibaretti. Hepimizin akıbeti eninde sonunda bu değil mi idi? Soğuyan bir ceset... (Tanrının Gözyaşları)
- İnsanlar, asıl konuşmak istedikleri mevzua girmeden önce, mutlaka havanın yardımına başvururlar. Nitekim konuşma lisanımıza, “havadan sudan” tekerlemesi de böyle girmiştir. (Yakut Gözlü Kedi)
- Fazla ileri gitmedikleri taktirde iki cins kadını seyre bayılırım. Bunlardan biri sarhoş olan kadın, öbürü de kızıp köpüren kadındır. Böyle anlarında ne kadar güzelleşirler bir bilseniz. (Gece Gelen Ölü)
- Hayatımda ne cinayetten korkmuştum, ne katilden, ne harpten korkmuştum ne de ölümden... Ama gel gelelim dedikodu yapmasını bilen kadın kadar beni yıldıran hiç bir şey olmamıştı yeryüzünde. Zira onların ne zehirli mahlûklar olduğunu ancak ağlarına düşenler bilir. (Kanlı Kolyeler)
- Allah kahretsin şu kavanoz dipli dünyayı. İnsanlar neden mes'ut değildir? Niye sulhu, sükûn içinde yaşamazlar da kedi köpek gibi durmamacasına birbirlerini yerler? (İstanbul Tehlikede)
- "Seni seviyorum." (Talihsiz Adam)
- Biz Türk erkekleri kadınlara el kaldırmayı çok ayıp bir şey sayarız ama canımıza kast ettikleri zaman birden kendimizi kaybediveriyoruz işte. (Azrailin Habercisi)
- Bırak beni Selim şimdiye kadar nasıl bıraktın ise öyle bırak (Ahlaksız)
- "Bu masum bakışların altındaki fettanlık, eğer bir ordu Adem oğlunu suya götürüp de susuz getirecek kadar keskin değilse, ben bir kere daha sünnet olmaya razıydım." (Ölüm Perdesi)
Yorumlar
0 yorum