Roman yazarı William Morris edebi kişiliği, hayat hikayesi ve eserleri merak ediliyor. Kitap severler arama motorlarında William Morris hakkında bilgi edinmeye çalışıyor. William Morris hayatını, kitaplarını, sözlerini ve alıntılarını sizler için hazırladık. İşte William Morris hayatı, eserleri, sözleri ve alıntıları...

Doğum Tarihi: 24 Mart 1834

Doğum Yeri:

Ölüm Tarihi: 3 Ekim 1896

Ölüm Yeri: Londra, Birleşik Krallık

William Morris kimdir?

1834-1896. Mobilya, kumaş, vitray, duvar kağıdı tasarımlarıyla ülkesinde Sanatlar ve Zanaatlar akımının başlamasına, böylece de on dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısından sonraki sanat anlayışının değişmesine yol açmış İngiliz Endüstri tasarımcısı, el sanatçısı, şair ve ilk sosyalistlerden.

Oxford'da okuduktan sonra bir süre mimarlıkla uğraşan Morris, şair olarak ilk ününü romantik bir anlatı olan The Life and Death of Jason ile (1867; Jason'un Yaşamı ve Ölümü) yaptı. 1868-70 arasında yayımlanan The Earthly Paradise (Dünyevi Cennet) klasik kaynaklara ve ortaçağ yapıtlarına dayanan şiirlerden oluşuyordu. Story of Sigurd the Volsung and the Full of the Niblungs (1876, Völsung Soyundan Sigurd'un Öyküsü ve Nibelungların Çöküşü) adlı epik şiir onun en önemli yapıtı oldu.

Yaşamının bu döneminde, sanayileşmenin getirdiği toplumsal sorunlar karşısında, kendi kabuğuna çekilerek Laten ve İzlanda destanlarına eğildi. Destanların fantastik dünyasının, temelde bir eylem adamı olan Morris'i doyurduğu söylenemez. Giderek köktenci bir siyasal tavrı benimsemeye başladı. Sanatın belirli bir kesime hizmet etmesinden çok, kitlelere yönelik olması gerektiği inancından yola çıkarak sosyalizme yaklaştı ve 1876'dan başlayarak siyasal mücadeleye atıldı. Oxford'da öğretim üyesi olması için yapılan öneriyi geri çevirdi. İşçilerin kalabalık olduğu kesimlerde sanat-toplum ilişkileri üstüne dizi konferans vermeyi yeğledi.

--reklam--

William Morris Kitapları - Eserleri

  • Dünyanın Ötesindeki Orman
  • Hiçbir Yerden Haberler
  • Nasıl Yaşıyoruz ve Nasıl Yaşayabiliriz?
  • Faydalı İşler Faydasız Uğraşlar
  • Umudun Yolcuları
  • John Ball'un Rüyası
  • The Story of Sigurd the Volsung and the Fall of the Niblungs
  • Cep Astrolojisi
  • The House of the Wolfings

--reklam--

William Morris Alıntıları - Sözleri

  • Parlamento bir açıdan bakıldığında üst sınıfın çıkarlarına zarar gelmemesi için çalışan bir tür izleme komitesi, diğer açıdan bakıldığında da insanların kendi meselelerini yönetmede bir payları olduğunu sanmalarını sağlayan bir tür perde değil miydi? (Hiçbir Yerden Haberler)
  • Yarın, yarın, yarın yine olacak. Yeni doğmuş güneşin yükselişi mutlu dünya ve deniz üzerinde, ve biz onu karşılamak için orada olmayacağız; çünkü bugünü ve onun yaşamını özlüyoruz. (Umudun Yolcuları)
  • "Yarın sabah uyanın ve kuşku ve mücadeleye doğru kendi yollarınıza gidin; Umudumuza umut katın ve üzüntüyle üzüntüyü harmanlayın, Ve hayatın kısa günlerinde insan sevgisini arayın.." (Umudun Yolcuları)
  • “Şimdi bu tarafa gelsen de kollarımı sana sarsam, dudaklarını, o cana yakın yüzünü öpemesem de ellerini öpsem, en azından sana dokunsam olmaz mı?” (Dünyanın Ötesindeki Orman)
  • En azından, en kötü plan bile mücadele etmezsek başımıza gelecekler kadar kötü olamaz. (Dünyanın Ötesindeki Orman)
  • "Babaların kaderi oğullarından önce aramızdan ayrılmak olsa da umarım getirdiğim kara haber sizi çok üzmemiştir." (Dünyanın Ötesindeki Orman)
  • Ne zamandır taşmıyor sabırları: neden? Yaşlanırken keder ve tasa içinde yerküre, Ve kimsenin aramadığı umut karanlıkta saklanırken, Ne sıklıkla anlatılacak öyküleri ve kaç kere? (Umudun Yolcuları)
  • Dostum, ben yaşlı bir insanım, belki de biraz hayal kırıklığına uğramışımdır ama eski dünya düzeninin ahmaklıklarının en azından birazından kurtulmamız gerektiğini düşünüyorum. (Hiçbir Yerden Haberler)
  • Then he cried: "Lo now, Allfather, is not the swathe well shorn? Wouldst thou have me toil for ever, nor win the wages due?" (The Story of Sigurd the Volsung and the Fall of the Niblungs)
  • And the sun rose up on the earth; but where was the Volsung kin And the folk that the Gods had begotten the praise of all people to win? (The Story of Sigurd the Volsung and the Fall of the Niblungs)
  • Peki, ne için? Biz ölene dek aynı şekilde, bir köle gib yaşayalım ve zengin adamın biri müreffeh ya da lüks dedikleri türden, yani kof, yoz ve düşkün bir hayat sürebilsin diye. (Nasıl Yaşıyoruz ve Nasıl Yaşayabiliriz?)
  • Ve şimdi sokaklar neşeli görünüyor ve yüksek yıldızlar parıl parıl ışıldıyor; ve ben ise, ben onların arasında şarkı söylüyorum, çünkü yüreğim dolu ve aydınlık. (Umudun Yolcuları)
  • Biz deli gibi çalışır, inim inim inler, canımızı verir, bizden olanlar için felaket ve yıkım üretiriz. (Nasıl Yaşıyoruz ve Nasıl Yaşayabiliriz?)
  • Yine de, yine de yanağımda gözyaşları. Ve ne olabilir yaklaştıran şey. Yüreğimi senin yüreğine; canım, hasret çeken sevgiden başka. (Umudun Yolcuları)
  • Evim, yakınlık duyduğum, sevdiğim insanlarla bir arada olduğum yerdir. (Nasıl Yaşıyoruz ve Nasıl Yaşayabiliriz?)
  • yaşam geçmiş zamanların öyküleri gibi değil artık; Yoksulların günlerini ya da gecelerini sefillerin. Bizden sonra, bundan sonra, güzel kelimeler saklamayacak. (Umudun Yolcuları)
  • Çalışma tiksindirici olduğu müddetçe, her gün meşgul olunması gereken bir yük olmaya yine de devam edecektir ve günlük çalışma süresi uzun olmasa bile hayatımızı yine de mahvedecektir. (Faydalı İşler Faydasız Uğraşlar)
  • "Bu yolun ilerisinde ilginç maceralar yer alıyor ve eğer biz, özellikle de ben, bu maceralara sırtımızı dönerek hiçbir şey yapmadan eve dönersek sıkıcı ve boş hale gelecek hayatlarımızla kendimize yazık etmiş olacağımızı düşünüyorum. Bu maceraya atılmamız iyi bir fikir olabilir." (Dünyanın Ötesindeki Orman)
  • Kısaca her tür çalışmanın özünde iyi olduğu fikri, modern ahlâk öğretisinin bir maddesi haline gelmiştir. Bu, başkalarının ça­lışmasıyla geçinenler için işe yarar bir inançtır. (Faydalı İşler Faydasız Uğraşlar)
  • "Emekten tasarruf sağlayan" makineler olarak adlandırılırlar; yaygın bir şekilde kullanılan bu ifade bu makinelerden ne beklediğimizi belirtir; ancak beklediğimizi şeyi elde edemiyoruz. Gerçekte yaptıkları şey ise vasıflı işçileri vasıfsız işçi rütbesine indirmek, "yedek işçi ordusunun " sayısını artırmaktır. Yani işçilerin arasındaki güvencesiz yaşamı artırmak ve (efendilerinin köleleri olarak) makinelere hizmet edenlerin çalışmasını ağırlaştırmaktır. (Faydalı İşler Faydasız Uğraşlar)