Siyonist işgal rejimi ve siyonist yerleşimci çeteler, çarşamba günü Batı Şeria'da, Kudüs ve Gazze Şeridi de dahil olmak üzere Filistin halkına yönelik ihlallerini artırdı.

Gazze'de 9 şehit

WAFA'nın haberine göre Çarşamba sabahından bu yana işgalin Gazze Şeridi'ne yönelik devam eden bombardımanında 9 kişinin şehit olduğunu bildirildi.

Buna göre Gazze Şehrinde, işgal uçaklarının El-Şifa Tıp Kompleksi yakınlarındaki bir apartmanı bombalaması sonucu bir kişi şehit oldu, şehrin güneybatısındaki Tel El-Hava mahallesinde ise bir aracı hedef alan bombalı saldırıda 6 kişi şehit düştü, 15 kişi yaralandı .

Han Yunus'ta, şehrin batısındaki El-Mevasi bölgesinde, Evkaf Camii önünde bulunan bir grup sivile yönelik topçu ateşi sonucu bir kişi şehit oldu, bazıları ağır olmak üzere diğerleri yaralandı. Bu arada, Han Yunus'un kuzeyindeki El-Karara kasabasında, Salahaddin Caddesi'ne yönelik topçu ateşi sonucu biri kişi şehadete erdi, aralarında bir çocuğun da bulunduğu diğerleri yaralandı.

Bölgedeki yerinden edilmiş kişilerin çadırlarını ve diğer alanları hedef alan bombardımanda, devam eden silah sesleri ve bombardımanlar arasında çok sayıda sivil yine yaralandı.

Batı Şeria'da aralarında 3 çocuğun da bulunduğu en az 22 kişi esir alındı

Öte yandan işgal kuvvetleri, Batı Şeria'daki birçok şehirde esir alma ve baskın furyasına devam ederek, aralarında üç çocuğun da bulunduğu en az 22 kişiyi alıkoydu.

Nablus'ta işgal kuvvetleri, bir dizi eve baskın düzenledikten sonra aralarında üç çocuğun da bulunduğu 10 vatandaşı alıkoydu ve baskın sırasında yaşlı bir adama saldırdı.

Tulkarm'da işgalciler, çok sayıda kasaba ve köyü etkileyen geniş çaplı bir alıkoyma furyası yürüttü ve baskınlar, seyyar askeri kontrol noktaları kurma ve sivillerin hareketini engelleme eylemleriyle birlikte, aralarında serbest bırakılan esirlerin de bulunduğu 9 kişiyi alıkoydu.

Ayrıca, Cenin Kalkilya, Beytüllahim'in üç ayrı kasabasında da Filistinliler işgalciler tarafından esir alındı.

İşgal kuvvetlerinin yanı sıra siyonist çeteler de saldırılarını sürdürdü. Çeteler, Filistinlilerin topraklarını, su kaynaklarını, dini ve tarihi alanları hedef aldı.

Kudüs'te, işgal polisinin koruması altında 1317 yerleşimci Mescid-i Aksa külliyesine baskın düzenleyerek Talmud ayinleri gerçekleştirdi; bu sırada işgal kuvvetleri Müslümanların hareketlerine kısıtlamalar getirdi.

Nablus'un güneydoğusundaki Avarta kasabasında, onlarca yerleşimci çete, sabahın erken saatlerinden itibaren kasabaya akın etmeye devam ederek, İslami türbelerin yakınında Talmudik ritüeller gerçekleştirirdi, bölgeye yaklaşmaya çalışan Filistinlilere saldırdı.

Çeteler ayrıca Kudüs'ün kuzeybatısındaki Cib mahallesindeki Ras bölgesine baskın düzenleyerek tarihi bir pınarda ayinler gerçekleştirdiler; diğerleri ise Ramallah'ın doğusundaki Beytin kasabasında iki eve baskın düzenledi. Yine Ramallah'ın doğusundaki Taybeh kasabasında ise yerleşimci çeteler bir ailenin evine saldırdı, aile üyelerine saldırdıktan ve biber gazı sıktıktan sonra bir çocuğu yaraladılar.

Saldırılar tarım arazilerini de hedef aldı; çeteler Cenin'in kuzeydoğusundaki Faku'a köyünün topraklarından zeytin çalarken, Beytüllahim'in güneydoğusundaki Raşayda'da bir Bedevi topluluğuna hizmet veren içme suyu boru hattını ve Tubas'ın güneydoğusundaki Atuf ovasındaki başka bir boru hattını da tahrip ettiler.

Yerleşimciler ayrıca Tulkarm'ın doğusundaki Bala kasabasının doğusunda bulunan Osmanlı tüneli "Al-Hark"a baskın düzenleyerek Talmudik ritüel gerçekleştirdiler, işgal rejimini simgeleyen paçavraları astılar.

Akşam saatlerinde, işgal kuvvetlerinin koruması altındaki yerleşimci çeteler, bölgeyi Filistinlilerin girişine kapatarak güvenliklerini sağladıktan sonra, El Halil şehrindeki bir arkeolojik alana baskın düzenlediler ve burada Talmudik ritüeller gerçekleştirdiler.

El Halil'in güneyinde, Yatta'nın doğusundaki Vadi al-Rahim'de, yerleşimciler bir Filistinlinin evine saldırdı ve evin elektrik ihtiyacını karşılayan güneş panellerini tahrip etti.

Baskınlar, sıkılaştırılmış askeri önlemler ve sivillerinin hareket özgürlüğünün engellenmesi

Buna paralel olarak, işgal kuvvetleri Batı Şeria'nın çeşitli bölgelerinde askeri engellerini yoğunlaştırdı; baskınlar ve saldırılar düzenledi, kasaba ve köylerin girişlerini kapattı, evleri askeri kışlalara çevirdi ve sivillerin hareketini engelledi.

Cenin'de işgal kuvvetleri, birçok köy ve kasabanın girişindeki demir kapıların çoğunu kapattı, araç muayene prosedürlerini sıkılaştırdı, aileleri evlerinden tahliye etmeye zorladı ve evlerin birçoğunu askeri kışlaya dönüştürdü.

Kâlkilya'da işgal güçleri Cayyus kasabasına baskın düzenleyerek birçok eve saldırdı ve girişine bir kontrol noktası kurdu. Ardından serbest bırakılan bir esiri yine alıkoyarak Cayyus ve Falamya'daki evlere baskın düzenlemeye devam ettiler.

Tulkarm'da işgal kuvvetleri şehrin güneyindeki Cabara İlköğretim Okulu'na baskın düzenledi, Filistin bayraklarını direkten ve okul duvarlarından indirdi ve okul tesislerine zarar verdi; aynı zamanda konuşlanmaya devam ederek bariyerler kurdu ve sivillerin hareketini engelledi.

Akşam saatlerinde işgal kuvvetleri Tulkarm'ın çeşitli bölgelerinden şehit ve esirlerin resimlerini kaldırdı ve bazılarının yanı sıra farklı mahallelerdeki şehit resimlerini de imha etti. Ayrıca Ras kasabasındaki bir esirin evine baskın düzenledi.

Beytüllahim'de işgal kuvvetleri şehre baskın düzenledi ve baskınlar birçok mahalleye yayıldı. Ayrıca şehrin güneyindeki bir  kampa baskın düzenleyerek gaz ve ses bombaları attılar, Tuku kasabasına baskın düzenleyerek gerçek mermi ve ses bombaları kullandılar, özel bir aracı alıkoyup aradılar ve araca el koydular.

El Halil'in batısındaki Tarkumiya kasabasında, işgal kuvvetlerinin kasabaya düzenlediği baskın sırasında attığı gaz bombaları sonucu çok sayıda sivil boğulma tehlikesi geçirdi.

İşgal kuvvetleri ayrıca Tubas'ın güneydoğusundaki Tammun kasabasına da baskın düzenledi ve Batı Şeria'nın çeşitli bölgelerindeki devam eden baskınlar ve askeri konuşlandırmanın bir parçası olarak bir dizi eve baskın yaptı.