Akbulut, matematiğin sadece bir ders değil, zihinsel bir irade disiplini olduğunu belirterek, başarı oranlarındaki düşüşün arka planındaki ezber bozan nedenleri 4 ana başlıkta sıraladı:
1. Pürüzsüz Ekranlar ve Erkeyen Zihinsel Dayanıklılık
Şimdiki kuşağın tek bir dokunuşla istediği her şeye ulaştığı pürüzsüz bir dijital dünyaya doğduğunu ifade eden Hidayet Akbulut, "Matematik doğası gereği pürüzlüdür; takılmayı, hata yapmayı ve bir problem üzerinde saatlerce zihinsel çıkmazda kalmayı gerektirir. Öğrencilerimiz matematikte başarısız olmuyor, 'zihinsel sürtünmeye' karşı toleranslarını kaybediyorlar. Bir soru 15 saniyede çözüme evrilmediğinde beynin ödül mekanizması süreci 'bozuk' algılıyor ve öğrenci soruyu bırakıp ekran kaydırma refleksine sığınıyor" değerlendirmesinde bulundu.
2. Yapay Zekâ Taşeronluğu ve "Türetme Kasının" Erimesi
Photomath, ChatGPT ve Gemini gibi araçların sorunun çözüm adımlarını saniyeler içinde vermesinin eğitimde "Taşeron Düşünme" sendromuna yol açtığını vurgulayan Akbulut, "Öğrenciler artık 'Neden bu formülü kullandık?' sorusunu sormuyor. Yapay zekâ ile büyüyen çocuk, problemi matematiksel bir modele dönüştürme aşamasını makineye devrettiği için beynin 'türetme kası' hızla eriyor. Sonuçta cevabı bilen ama o cevaba giden köprüyü inşa edemeyen bir nesil ortaya çıkıyor" dedi.
3. "Eğlenceli Matematik" Endüstrisinin İhaneti
Son yıllarda popülerleşen oyunlaştırma (gamification) uygulamalarının çocuklara gerçek dışı bir beklenti sunduğunu belirten Akbulut, "Matematik her zaman eğlenceli değildir; çoğu zaman sıkıcı, soyut ve katı bir disiplindir. Renkli uygulamalar ve rozetlerle büyüyen çocuklar, lise seviyesinde türev veya integral gibi yüksek odak gerektiren kavramlarla karşılaşınca büyük bir çöküş yaşıyor. Motivasyonu anlık eğlenceye bağlanan öğrenci, iş ciddileştiğinde sahayı terk ediyor" ifadelerini kullandı.
4. Ekonomik Gerçeklik ve Kısa Yoldan Yaşama Kaygısı
Eski "Bu gerçek hayatta ne işimize yarayacak?" sorusunun varoluşsal bir boyuta evrildiğini belirten eğitimci, hızlı yoldan kazanç sağlama algısının öğrencilerin odak noktasını bozduğunu aktardı: "Geleneksel emek anlayışının zayıfladığı bir çağda öğrenci bilinçaltında şu hesabı yapıyor: 'Polinomları anlamak için harcayacağım 10 saat bana kısa vadede bir güvence sağlamayacak.' Matematiğin uzun vadeli analitik getirisi, günümüzün 'kısa yoldan hayatta kalma' güdüsüne yenik düşüyor."
"Çözüm Müfredatı Hafifletmek Değil, Zorluklara Katlanma İradesi Aşılamaktır"
Matematikteki tabloyu özetleyen Hidayet Akbulut, modern çağdaki başarısızlığın bir sayısal zekâ eksikliği değil, doğrudan bir "dikkat ve irade" krizi olduğunu vurguladı. Akbulut, çözümün kitapları daha renkli hale getirmekten veya müfredatı hafifletmekten değil; gençlere pürüzlü, yavaş ve zor süreçlere katlanabilme iradesini yeniden kazandırmaktan geçtiğini belirterek tüm öğrencilere sınav sürecinde başarılar diledi.
Yorumlar
0 yorum