Genel yayın yönetmeni Emre Kalcı edebi kişiliği, hayat hikayesi ve eserleri merak ediliyor. Kitap severler arama motorlarında Emre Kalcı hakkında bilgi edinmeye çalışıyor. Emre Kalcı hayatını, kitaplarını, sözlerini ve alıntılarını sizler için hazırladık. İşte Emre Kalcı hayatı, eserleri, sözleri ve alıntıları...

Doğum Tarihi: 5 Şubat 1976

Doğum Yeri: İstanbul

Emre Kalcı kimdir?

5 Şubat 1976'da İstanbul'da doğdu. İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi İşletme İktisadi Enstitüsü Turizm İşletme Bölüm'ünden mezun oldu. Çeşitli gazete ve dergilerde editörlük ve köşe yazarlığı yaptı. Bir yayınevinde genel yayın yönetmenliği yapıyor, yeni kitaplarını hazırlıyor ve yazıyla aşkı devam ediyor...

--reklam--

Emre Kalcı Kitapları - Eserleri

  • Yarım
  • Kir
  • El
  • Alçı
  • Sessiz Düet Silahsız Düello
  • Her Mektubu Görülmüştür
  • Kesilmiş Sahneler
  • Çevrimdışı

--reklam--

Emre Kalcı Alıntıları - Sözleri

  • Ağlamak, ani bir anlama hâlidir... Anlarsınız... (El)
  • "Herkesi iyileştiren bir şiir yazsam, bizi de kurtarır mı peki?" (Çevrimdışı)
  • "Her yalnız kalanın içinde piç bir kanama. Nedeni belli olmadığında bile kanıyor..." (Çevrimdışı)
  • sevgilin olamamış biri,sevgilinmiş gibi iz bırakınca en sessiz köşende sakladığın bir sır,sıkılıp ses çıkarınca kalbin kendi elinden düşüp,yapışmayacak kadar kırılınca hatırlarsın, sessizdir yaşanmış en sessizdir o çarşamba... (Sessiz Düet Silahsız Düello)
  • "Birinin sevgisine inanmak için önce acısına inanabilmek gerekir." (Çevrimdışı)
  • solmuş bir gül kadar kuruyum. (Sessiz Düet Silahsız Düello)
  • "Kiminin konuşamadıkları birikir, artık söylenmemişler gölüdür." (Çevrimdışı)
  • İnsanlar küçücük görünüyordu yüksekten. Alçaktan da, daha alçak görünürdü bazıları. (Kesilmiş Sahneler)
  • "Ne olacak zaman geçince, ne kalacak tutuşan ellerden geriye, kim unutturacak beni sana, kim hatırlatacak yeniden bir zamanlar ne kadar sevildiğini?" (Çevrimdışı)
  • Hayat insanı,elinde olanları bir başkasıyla ne kadar paylaşabildiğiyle sınıyor ve ödülü en sona bırakıyordu belki... (Kesilmiş Sahneler)
  • Bir kırığı hikayesi büyütür, bir yarayı kabuğu özetler, bir aşkı unutma süresi anlamlı kılar... (Kir)
  • “Seni son kez gördüğümde omuzların ağlıyordu, bilirsin çabuk tanırım ağlayan omuzları... Ama yalnızlığımı seninle harcadığım için pişmandım hâlâ, öfkeliydim biraz da... Sen yine geçip gittin yanımdan, daha önce hiç hayatıma uğramamış yabancı biri gibi. Yüzüne bile bakmadım, omuzlarının üzerinden gökyüzüne çevirdim gözlerimi... Çünkü sular kesik, ellerim kirli, bahanem çok... Kayıp eşya odasında kalbini bile aradığım biriyle en çok ne yaşayabilirim ki dedim içimden. Bir kalp kaç kere kırılıp iyileşir, bir bakış kaç kere hatırlanıp unutulur, bir yalan kaç kez söylenir ve en çok kaç kez affolur? Demek ki her hikâye, bitmeden önce kendini gerçekten tamamlıyor. Su bile kırılıp iki ayrı yerden akmaya başlıyor insanın yanaklarından bazen... Herkes kendi vedasını işte o zaman anlıyor. Aşk için yazdıklarım bitti... Şimdi kir göstermeyen bir sözcüğün, kendisiyle yüzleşme vaktidir. Ve aşkta tüm lekeler, ancak hikâyenin ilk cümlesinde havada asılı duran o hisle baştan sona temizlenir...” (El)
  • "Aramızdaki onca güzel söz, onca anlamlı bakış, birlikte söylediğimiz şarkılar, paylaşılanlar nereye gidecek diye uzun uzun düşündüm." (Çevrimdışı)
  • Hatırladıkça çoksun ve umursamadıkça hiçsin... (Kir)
  • İnsan en çok yarım kalmış hikayeleri hatırlar, en çok onları unutmak için savaş verir... (Sessiz Düet Silahsız Düello)
  • İyi olmak yetmiyordu bazen; insan hem iyi olmalı, hem de kötü olanı görmeyi bilmeliydi. Kötülüğü göremeyenin iyiliği de bir işe yaramıyordu işte... (Kesilmiş Sahneler)
  • sevmek ve sevilmek hayatın havai fişekleri. (Sessiz Düet Silahsız Düello)
  • Bir yalnızlığın varmış, anlatamadığın bir hikayen, kısık sesin, buruk odan, yanmış anıların varmış.. (Kir)
  • Gerçeği bilen ama kendi yalanını unutan kimseye güvenemezdi insan. (Kesilmiş Sahneler)
  • geçip giden son yaz, gidip gelen hisler. (Sessiz Düet Silahsız Düello)