2 Suriyeli ajan yakalandı
Genelkurmay Başkanlığı, devam eden operasyonlarla ilgili bir açıklama yayınladı. Kızıltepe'de Suriyeli iki ajanın bulunduğu evde yapılan aramada; 1 Kaleşnikof piyade tüfeği, 3 Kaleşnikof piyade tüfeği şarjörü, 450 Kaleşnikof piyade tüfeği fişeği ve 13 bin 500 paket kaçak sigara ele geçirildi, 1 kişi tutuklandı.
4 PKK'LI ÖLDÜRÜLDÜ 5'İ YAKALANDI
Şırnak Cizre’de devam eden operasyonda dün 4 PKK'lı etkisiz hale getirilirken 5 PKK'lı yakalandı. (Operasyonda, toplam etkisiz hale getirilen terörist sayısı 526’dır.) Gün içinde yapılan aramalarda toplam; 1 Kaleşnikof piyade tüfeği 2 av tüfeği, 1 tabanca, 1 el bombası, 1 el yapımı patlayıcı, 793 Biksi fişeği, 42 Kaleşnikof piyade tüfeği fişeği, 5 tabanca fişeği, el yapımı patlayıcı yapımında kullanılan malzeme, örgütsel doküman ve giyim malzemesi ele geçirildi.
SURİYELİ AJANLAR YAKALANDI
Diyarbakır Sur'da devam eden operasyonda ise dün 1 PKK'lı etkisiz hale getirildi. (Operasyonda, toplam etkisiz hale getirilen terörist sayısı 154’tür.) 2 av tüfeği ele geçirildi. 4 adet el yapımı patlayıcı imha edildi.
Kızıltepe'de ajan oldukları iddia edilen Suriyeli iki şahsın bulunduğu evde yapılan aramada; 1 Kaleşnikof piyade tüfeği, 3 Kaleşnikof piyade tüfeği şarjörü, 450 Kaleşnikof piyade tüfeği fişeği ve 13 bin 500 paket kaçak sigara ele geçirildi, 1 kişi tutuklandı.
Kaynak: Mardin Life
Yorumlar
10 yorumPeki Mardin Müzesinin ve müdürün dostu Minna ve Kenneth Lönnqvist (veya diğer soyadlarıyla Silver) Mardin'e kimlerin referanslarıyla geldi? Onlardan kaçı FETÖ ve PKK bağlantılıydı? 15 Temmuz darbe girişimi sonrası yurtdışına kaçarken yakalanan ilk polislerden olan Kürşat Çevik ile dostluklarının kaynağı neydi? Kürşat Çevik Mardin Emniyeti yabancılar Şube Müdürlüğü ve Valilik polisiydi. İnternette darbeyle bağlantılı olduğu iddia edilen ve Birleşmiş Milletler'in serbest bırakılmasıyla ilgili kampanya haberlerini araştırın. Fransız eşi Mardin Artuklu Üniversitesi'ne FETÖ-PKK hakimiyeti döneminde alındı ama iki yıl önce işten çıkartıldı. Bu ajan olduğu iddia edilen Lönnqvist ve Silver soyadlı çiftin üniversiredeki ve şehirdeki pek çok dostu neden FETÖ-PKK'den soruşturma geçirdi, tutuklandı ve ihraç edildi? Yine müzenin ve müdürün dostu arkeolog Prof. Dr. Gülriz Kozbe'ye Minna isimli kadının hangi akademik vasfına ve doğrudan çalışma tecrübesine dayanarak ona referans olduğunu sormak lazım. Gülriz Kozbe'ye Mardin Müzesi ile beraber Cizre Kalesin'de yaptığı kazılarda çalışan arkeologlardan, müzecilerden, öğrencilerden ve işçilerden kaçının FETÖ-PKK soruşturması kapsamında tutuklandığını, soruşturma geçirmekte olduğunu, yardımcısı müzeci arkeolog Mesut Alp'in darbe girişimi sonrası neden hemen ailesiyle Fransa'ya kaçtıığını, Cizre'deki hendek savaşlarında ve bodrum katında hangi işçilerinin öldüğünü de sormak gerekmez mi? Mesut Alp Cizre'de ölen bazı işçilerinin ölümüne WhatsApp'ta sıcağı sıcağına isyan ederken hocasıyla yaptığı WhatsApp sohbetinin bir kısmınj paylaşmakla çok iyi bir iş yapmıştı. Bakanlık bir taraftan bunlara iş veriyor Devlet diğer taraftan öldürüyor babında bir mesajı paylaşmıştı. O mesajı hangi hocasına yazmıştı???
Firavunun iğrenç kıl kuyruk sakalıyla Mardin'de dolaşan Kabalist temsilcilerinden şehrinizi, ülkenizi, kendinizi, genç kızlarınızı ve kara kedilerinizi koruyunuz.... Kabalizm ve Kabala öğretisi nedir, Kabalistler ne yapar biliyorsunuz değilmi? Kıdemli ajan Mina üniversitedeki yerli ajanlardan birine daha ilk görüşmeleri sonrasında bu adam Kabalist bir Yahudi dediğinde anlamamıştık. Büyük bir ihtimalle farklı merkezlere çalışan ajanlar arasındaki çekişmeden kaynaklanan bir tavır zannetmiştik. Şehir ve üniversite daha kaç ajana, misyonere ve şeytana kucak açacak, kaçına sarıp sarmalayan bir kılıf olacak? Üniversitenin ve Mardin'in içindeki devletin istihbarat birimlerine rağmen neden bu FETÖ ve PKK ve onların temsilcisi siyasi partilerle birlik olan o şeytanlar bölgeyi, halkımızı ve onlara karşı duran akademisyenimizi hedef alan şeytanlıklarına devam ediyor? Serdar Bedii Omay zamanından beri üniversitedeki her rezaletin, suçun, yolsuzluğun, kadrolaşmanın, Paralel ve ajan misyoner faaliyetlerinin gün gün kaydını tutturan Murat Dilmen neden bu şeytanları tutuklattıracak delillerin yargıya taşınmasını sağlamıyor?
Federica Broilo'nun zehir kusarak ve dedikodu yaparak ülkemizi karaladığı röportajın linki: <br>http://m.unipd.it/ilbo/turchia-prosegue-repressione-contro-universita
Dörtbuçuk yıl Türkiye'de ekmek ye, sadece yabancı olduğun için çok yüksek maaş al (9-10 bin TL), devletimizi sömürerek ve ona zarar vererek kariyer yap sonra da ülkene dönünce Türkiye'yi ve Mardin'i karala. Oh ne ala memleket şu bizim hainleri bile bile besleyen ülkemiz. Geçen aya kadar Mardin Artuklu Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü'nde çalışan Yrd.Doç.Dr. Federica Broilo'nun HDP ve PKK'yi masumlaştırıp Türkiye'yi ve üniversiteyi karaladığı ve aşağıladığı şu alttaki İtalyanca gazete röportajını gerekirse çeviri programları yardımıyla okuyun lütfen. Kendisi gibi burnu havada Avrupalı, Amerikan ve Türk arkadaşları arasındaki samimi özel sohbetlerinde Kürtlere ve Araplara gelişmemiş, pis milletler, Mardin'e cehennem gibi bir sürgün yeri diyen, büyük dedesinin Ortadoğu'da diplomatlık yapmış olduğunu ve elit bir aileden geldiğini her fırsatta böbürlenerek söyleyen bu süper dedikoducu kadın politik arenada Kürtlerin üzerinden siyaset yaparak prim kazanmaya devam ediyor. Tıpkı daha önce iki yıl üniversitenin İlahiyat Fakültesi'nde kadrolu çalışırken deşifre olmuş bir ajan olduğu iddiasıyla işine son verilen harika Türkçe konuşan tarihçi sevgilisi Luca Pizzocheri gibi. Bu kadın ve sevgilisi Luca üniversitedeki ve şehirdeki organizatörleriyle meşhur pis dedikodularıyla bazı vatansever ahlaklı akademisyenlerimizin hedefe konularak mobbinge uğramalarında ve üniversiteden sürülmelerinde görev almıştır. Bu insanlık suçunu işlerlerken çayır çatır da paylarına düşen ranttan dört köşe olmuşlardır. Bakalım tüm diğer ajan, misyoner, paralelci hainlerin yükselişinde olduğu gibi bunların bir sonraki yükselişini hangi ülkede ve sektörde göreceğiz? Louvre Müzesi'ne, British Museum'a referansları ve politik ilişkileriyle staja gönderdikleri öğrencilerinin ve asistanlarının da yükselişini izlemeyi ihmal etmemek lazım. Bunları göz göre göre besleyen üniversite idaresine ve devlet yetkililerine ne desek az.
Minna Vuorenpää<br>Minna Lönnqvist<br>Minna Angelina Lönnqvist<br>Minna Silver<br>Minna Angelina Silver<br>Kenneth Lönnqvist<br>Kenneth Silver<br>Kaj Alf Kenneth Lönnqvist ve diğerleri....
Vahvah benim saf Mardinli kardeşim. Ajanmış macanmış kimin umurunda. Devlet emniyet üniverdte bilmiyormu.minna denen kadın gazetelerde işine son verildiği haberi çıktığında çok emin şekilde demiştiki Kimse beni Mardindende Türkiyedende çıkartamaz.Oyle kısa zamanda Mardin'den ayrılmayı düşünmüyorm.Ben gitmem ama benimle uğraşanlar gider. Netekim öylede oldu.Saf olup kendinizi hainlere av etmeyin.
Korkunun ecele faydası yok.Korktukça ezildik ve suça ortak olduk.Görüpte konuşmayan dilsiz şeytandır demişler.İçeriden olanlar o ajanları ve kimlerin koruduğunu çok iyi biliriz.Karşı duranların başına getirilenleride biliriz.Siyonizm propagandası,çift soyad kullanan yabancı ajan akademisyenler meselesi doğrudur.Bir zamanlar arkeoloji başkanı Güner hoca bu konunun çok üstüne gitti.EBYSden bölüm ve üniversite adresi üzerinden üniversite mensubu olmayanların postalarının kabülüne itiraz etmiş ve alınmamasını talep etmişti. Hatta ek olarak kayıt evrakta ona teslim edilen açık zarftaki Siyonizm propagandası içeren broşürleri anında Rektörlük, Genel Sekreterlik ve Dekanlık birimlerine dilekçeyle teslim etmişti.Onlar Dilekçesini işleme almamak için uğraştıkça hoca ısrarla dilekçeyi EBYSden geçirtti. Aynı dirençle iki soyad kullanan Minna Hocanın kağıtlarını imzalaması için baskı gördüğü zamanda karşılaşmıştı.Yine vazgeçmedi.Birkaç dilekçeyle EBYSden itiraz edip yasal olmadığını yazmıştı. Rektörün memurlara ve genel sekreterlere havale ettiği yazısında cevap yazmayın herkes kendi işini yapsın notunu gördüğümüzde şok olmuştuk. Rektör hem gereğini yapmıyor hem de Güner Hocayı bir sürü memurun nazarında itibarsızlaştırmaya çalışıyordu. Yaptığı düpedüz mobbingdi. Çok ayıp etti. Zaten sonra hocanın aleyhinde disiplin soruşturması açıp işine son verdiler.Hoca üniversitedeki yolsuzluğun, PKK, Paralel, ajan ve ahbap çavuş kadrolaşmasına izin vermediği ve onların yakın dostu müze müdürünün ve kampüsteki sit alanı tahribatının çok üzerine gitmişti.Hepsi hocayı beraber karalayıp fermanını yazmışlardı.İşten çıkarılması için Dekanlara ve Rektörlere verdikleri yazılar gizli arşivlerde saklandı.Yazık ettiler Güner Hocaya.Biz korkumuzdan sadece izlemekle yetindik.
Doğan Bekin'den alıntı bir paragraf.<br>"Wikileaks belgelerinde, ABD’ye bölge ile ilgili raporlar sunan bazı akademisyenlerin halen Mardin Artuklu Üniversitesi’nde istihdam edilmekte oldukları iddiası durumun vahametini ortaya koymaktadır. Keza, Mardin’de Siyonizm propagandası ve İsrail askerlerine yardım çağrısı içerikli broşürlerin dağıtımı için Artuklu Üniversitesi’nin posta adresini kullandığı iddia edilen ve farklı soyadları kullanmakta olan akademik kadrodaki Minna Lönnqvist/Silver ve üniversite ile hiç bir kurumsal ilişiği olmayan Kenneth Lönnqvist/Silver’ın neden Artuklu Üniversitesi yöneticileri tarafından korunmakta olduğu iddiaları cevap bekleyen konulardır."
1839 yılında Dr. Asahel Grant ve eşi Elijah Asley New York’tan Urumiye’ye gelerek Nasturi ve Ortodoks Süryanilere tıbbi ve ruhani yardım ulaştırma adı altında Mardin-Urumiye bölgesinde araştırmalar yaparken asıl projeleri ‘Kayıp Yahudi Kabileleri’ni ortaya çıkarmak idi. Kendilerinden önce bölgede alan çalışması yürüten misyoner David Livingstone’un kaldığı yerden ‘Kayıp Yahudi Kabilesi Nasturiler’ ile ilgili yoğun çalışmalar yürüttükleri bilinen bir gerçektir. <br> Dr. Asahel ve Elijah’ın bölgeye yerleşmesinin II. Mahmut dönemiyle başlayan reform ve merkezileşme hareketine denk gelmesi ve bunun sonucu olarak bölgesel egemenliğin sona ereceği vehmine kapılan Nasturilerin otonom bölge kurma arzusuyla ABD ile temasa geçtikleri bir döneme denk gelmesi dikkat çekicidir.<br><br> Amerikan Board (ABCFM) tarafından daha sonra Mardin’de kurulan istasyon, benzer çalışmalar yürütmüştür. Keza Fransız Katolik Kapusen (Capucins) faaliyetlerinin en önemli güç merkezi sayılan “Le Couvent des Péres Capucins a Mardine” (maison-mère) yerleşkesinin okulu école les Capucins ve özellikle Cizre’de faaliyet yürüten Roman Katolik Dominican Order Misyonu, Mardin’deki farklı renklerdeki mozaiğin büyük ölçüde zarar görmesine ve dağılmasına neden olmuşlardı.<br><br> Şu anda çıkan haberlere göre, Mardin Artuklu Üniversitesi, ‘Medeniyetler İttifakı’, ‘Diyalog’ ve ‘Büyük Ortadoğu Projesi’ (Greater Middle East Initiative) kapsamında bu kuruluşların faaliyetlerini aratmayan uygulamalarla, geçmişte benzer amaçlar peşinde koşmakta olan dış istihbarat örgütleri için önemli bir çekim merkezine dönüşmüştür. <br><br> Acaba Sabiilerin ‘ganzibra’ derecesine sahip ruhani lideri Prof. Brikha Nasoria’nın Mardin Artuklu Üniversitesi’ne getirilmesi bu amaca mı matuf idi? Rasta kıyafetiyle boy gösteren bu ruhani liderin Mardin’e ne amaçla getirildiği bu bağlamda akıllarda soru işaretlerine sebep oluyor. Akademik başarısızlıklarla adından söz ettiren bu üniversite, ne yazık ki, bu tür çalışmalarla başarı elde etmeye çalışmaktadır.<br><br> Keza, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin yabancı istihbarat ajanlarıyla kaynamakta olduğu bir dönemde, Mardin Artuklu Üniversitesi tarafından yabancı istihbarat elemanlarına yüksek ücretler ödenerek istihdam edilmeleri iddiaları dikkat çekicidir.<br><br> Batılı bazı kıdemli ajanların bu üniversitede görev aldıklarına dair haberler ayyuka çıkmış vaziyettedir. MOSSAD ajanı İsrailli İngiliz vatandaşı Yahudilere pozitif ayrımcılık yapma adına istihdam edilmelerine ilişkin iddialar dikkat çekicidir.<br><br> Tüm bu olaylar yaşanırken, Mardin Artuklu Üniversitesi Rektörü, Prof. Dr. Ahmet Ağırakça’nın bölgede ilk ‘İbranice Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü kuracaklarını ifade etmesi Mardin Artuklu Üniversitesi’nin yüklendiği misyonu ortaya koyması ve zamanlama açısından dikkat çekicidir.<br><br>Akademik başarısızlıklarıyla dip yapmış olan Mardin Artuklu Üniversitesi’nin hangi amaca yönelik olarak yabancı ajanlara kol kanat germekte olduğuna ve ajanların kendilerini deşifre eden akademisyenlerimizi tehdit edip işten çıkarttıklarına yönelik iddiaların bir an önce araştırılması ve ortaya çıkarılması gerekir kanaatini taşıyoruz.<br><br>Wikileaks belgelerinde, ABD’ye bölge ile ilgili raporlar sunan bazı akademisyenlerin halen Mardin Artuklu Üniversitesi’nde istihdam edilmekte oldukları iddiası durumun vahametini ortaya koymaktadır. Keza, Mardin’de Siyonizm propagandası ve İsrail askerlerine yardım çağrısı içerikli broşürlerin dağıtımı için Artuklu Üniversitesi’nin posta adresini kullandığı iddia edilen ve farklı soyadları kullanmakta olan akademik kadrodaki Minna Lönnqvist/Silver ve üniversite ile hiç bir kurumsal ilişiği olmayan Kenneth Lönnqvist/Silver’ın neden Artuklu Üniversitesi yöneticileri tarafından korunmakta olduğu iddiaları cevap bekleyen konulardır.
MARDİN ARTUKLU ÜNİVERSİTESİ AJAN KAYNIYOR.<br>http://www.milligazete.com.tr/koseyazisi/Mardin_Artuklu_Universitesi_ajan_kayniyor/27685