8. SineMardin Film Festivali Başladı
SineMardin 8. Film Festivali tarihi konaktan otele çevrilen Maridin Otel’de verilen kokteylle başladı.
FESTİVALIN ANA TEMASI MÜLTECİ
Kokteylin açılış konuşmasını yapan Mardin Film Ofisi Derneği ve festival yönetmeni Helün Fırat Mardin’de sinema adına yola çıktıklarında kentin bir sinema salonunun bile olmadığını hatırlatarak, “Temel amacımız Mardin'in sinemayla ilgili altyapısının ulusal ve uluslararası ölçekte tanıtmaktır. Daha önce bir sinema salonu bulunmayan Mardin’i sinemayla buluşturan SineMardin Uluslararası Mardin Film Festivali, bu yıl sekiz yaşına basıyor. 7 Haziran’a kadar sürecek festivalin açılışını ‘Kelebeğin Rüyası’ile yaptık. Biliyorsunuz yanı başımızda devam eden bir savaş var. Ve bu savaşın beraberinde getirdiği mülteci sorunu. Bizim de festivalin bu yılki ana teması ise mültecilik. Yakın coğrafyamızda sorun yaşıyoruz, özellikle Suriye'de. Dolayısıyla biz buna biraz dikkat çekmek istedik. Mülteci yönetmenlerin yapıtları, mülteci hikayeleri ve mülteci olma haline farklı bakan filmlerin yer aldığı programdaki filmler Karzan Kader’in ‘Bekas’ı, Mania Akbari’nin ‘Tahran’dan Londra ’ya ve 20 Parmak’ı, Yaşar Oktay’ın ‘Suriyeli Gelinler’i, Riad Ashmar’ın ‘Aitu’su, Ümit Kıvanç’ın ‘Ağlama Anne, Güzel Yerdeyim’i ve Selim Evci’nin ‘Rüzgarlar’ı. Bu yönetmenlerden, İranlı kadın sinemacı ve videocu Mania Akbari ise festivalin önemli konuklarından. Akbar filminin gösterimine katılacak ve ardından izleyiciyle söyleşecek. Avrupa'dan da iki Süryani yönetmenimiz katılıyor.”dedi.
HOŞGÖRÜ, MARDİN İLE SINIRLI KALMAMALI
Törende bir konuşma yapan Mardin Valisi Ahmet Cengiz ise tarihi kentin sahip olduğu kültürel yapıya dikkat çekerek, "Mardin’in kendisi zaten açık bir hava platosu konumunda. Burası sinemacıların, eşsiz ilham kaynağıdır. Son zamanlarda bölgemizde yaşanan huzur ve güvenin ardından Mardin sinema ve dizilerin vazgeçilmez mekânlarından biri haline geldi. Mardin hoşgörü ve sevgiyle yoğrulmuş bir kentimiz. Biz bu hoşgörünün Mardin ile sınırlı kalmamasını arzu ediyoruz. Türkiye'nin her bölgesine yansısın. Bu tür sanatsal faaliyetlerle Mardin'i tanıtmamız lazım.Mardin Müslümanı, Süryanisi, Kürdü, Arabı ve Yezidisi ile insanların hoş gürü içerinde bir arada yaşadığı aynı gelenek ve göreneklerin yaşadığı bir marka şehirdir. Bu konuda yoluna devam etmektedir. Mardin'i bir film platosu haline getirmek istiyoruz.“dedi.
Kokteylden sonra Mardin Müzesi bahçesinde "Kelebeğin Rüyası" adlı filmin gösterimi yapıldı. Film gösterimi öncesi bir açıklama yapan oyunculardan Mert Fırat, çözüm süreci ile birlikte Kürt Sinemasının önünün açılması gerektiğini belirterek, “Mardin'in çok kültürlü ve birçok halkın bir arada yaşadığı önemli bir kent olduğunu biliyoruz. Çözüm süreci ile bölgede filme konu olacak yeni hikâyeler de çıkacak. Bu süreç geliştikçe burada hikayeler çıkacak. Halkın yaşadığı travmalar, gün yüzüne çıkmamış hikayeler çıkacak. Hiçbir problem, onunla yüzleşmeden çözülemez. Umarım barış süreci kalıcı olur ve daha da güçlenir. Barış sürecini güçlendirecek şey böyle buluşmalardır. Ayrıca Kürt sinemasının da önü açılması lazım. Aynı Türk sinemasının önünün açıldığı gibi.”dedi.
GEZİ PARKI TEPKİSİ
Gezi Parkında yaşanan olaylara da değinen Fırat, “Gezi Parkı Türkiye için burada tam bir paradoks olarak duruyor. Çünkü bugün Gezi Parkı'nda oranın yıkılmaması için mücadele eden bir halk var. Emek Sineması'nda olduğu gibi aynı sorunlar yaşanıyor. Burada sinemayı var etmeye çalışıyoruz. Halk ile buluşturmaya çalıştırıyoruz. Burada kültürümüze sahip çıkmaya çalışırken orada bir Gezi Parkı yıkılıyor. Bu da bir paradoks olarak kalıyor ve bizi üzüyor. Hepimizin kanına dokunuyor. Gezi Parkı bir kamu malıdır. Biraz daha elimizi vicdanımıza koyarak bunu yapmamız lazım. Halkın ve hatta hakkın adaletini unutmamak lazım. Gezi Parkı için yeniden düşünmeye davet ediyorum."diye konuştu.
Filmin diğer oyuncularından Belçim Bilgin de çözüm süreci ile Türkiye'de çok önemli bir sürecin yaşandığını belirterek, “Sorunun çözüme ulaşması durumunda yeniden tarih yazılacağına inanıyorum. 29-30 yıllık bir savaş sonrasında çok kaybımız oldu. Çok fazla anlatacak hikayemiz var dünyaya. Bu tür sinema buluşmalarını çok anlamlı buluyorum. Çünkü bir filmin dünyayı değiştirebileceğine inanıyorum. Bu belki bazıları için romantik gelebilir ama sanatın böyle bir gücü var. Bu süreçten sonrada çok fazla hikayeler filmler yapılacak. Aynı zamanda bu süreç bütün kalbimizi heyecanlandırırken bir yandan gezi parkı ve emek sineması akıl karıştırıyor. İnancımızı kırıyor."ifadelerini kullandı.
Açılış konuşmaların ardından Sait Altun ve Grup Göç, Süryanice, Arapça, Türkçe ve Kürtçe şarkılar söyledi.
Açılış Filmi “Kelebeğin Rüyası”
Mardin’in iyi tanıdığı bir figür olan Yılmaz Erdoğan’ın bu yıl iki şairin gerçek hayatından esinle çektiği “Kelebeğin Rüyası” isimli filmi, festivalin açılış filmi. Gösterime oyunculardan Mert Fırat ve Belçim Bilgin de katıldı.
Odak: “Mülteci olmak”
İltica, “bir yere kaçmak, sığınmak” manasına gelir. Mülteci kelimesini bu coğrafyadaki herkes, yıllardır iyi biliyor. SineMardin’in odağında da bu var: Mülteci olmak. SineMardin festivalin üçüncü yılından bu yana, “komşu” saydığı coğrafya ve memleketlerle bir iletişim kurmayı murat ediyor. Bu muradın da çok yakın muhatapları var; 2008’de “Başkasının Acısına Bakmak” odağı, bu sene “Mülteci olmak” fenomenine yöneliyor. Daha yakından bakıyor; sinemayla.
Mülteci yönetmenlerden, mülteci hayatları anlatan filmlere; mülteci olma haline farklı, politik, hatta mizahi bir üslupla yaklaşan filmlere, bu yılın programında sınırların arasında ve ötesine bakan birçok yapım gösterilecek. Karzan Kader’in Bekas, Mania Akbari’nin Tahran’dan Londra’ya ve 20 Parmak’ı, Yaşar Oktay’ın Suriyeli Gelinler, Riad Ashmar’ın Aitu, Ümit Kıvanç’ın Ağlama Anne, Güzel Yerdeyim, Selim Evci’nin Rüzgarlar filmleri Mülteci Olmak programında gösterilecek filmlerden bazıları.
Meksika ve Avusturya Sineması
Minik hayat hikâyelerini karakterlerini derinleştirerek, etkileyici bir biçimde aktaran geleneği ile Meksika Sineması’nın önemli örnekleri Mardin’de izleyiciyle buluşacak. Odin Salazar Flores’in Eşekler, Fernando J. Leon’un Zebra, Gabriel Guzman S.’nin Çin İşi isimli filmleri bu yıl “Meksika Sineması” bölümünde gösterilecek.
Avrupa Sineması’nın en önemli yönetmenlerini çıkaran, insanın içeriye ve dışarıya yolculuğunu anlatan filmleriyle Avusturya Sineması’nın son örneklerinden Persona Plajı (Georg Tiller), 1+8 (Angelika Brudniak, Cynthia Madansky) ve Nova Hota Yolunda (Dariusz Kowalski) SineMardin programında olacak! Yönetmenler Angelika Brudniak ve Cynthia Madamski’nin katılımıyla gerçekleşecek gösterim, ülkelerinin kıyısında yaşayanlarla geçirilen, deneyim kazandıran şiirsel anların bir birikimi olan ve sınırın iki yanındaki insanları bölen ve birleştiren etmenleri ele alıyor ve kimlik, özdeşleşme ve “hayalî bir topluluk” olarak ulus sorularını da gündeme getiriyor.
Akbari, Onur Ünlü, Ümit Kıvanç…
İran’da kadının sesinin ve adının var olabilmesi için uğraşan hayat hikayesiyle ve sinemasıyla önemli bir sinemacı ve video sanatçısı Mania Akbari Mardin’e geliyor. Akbari, Tahran’dan Londra’ya ve 20 Parmak filmlerinin SineMardin’deki gösterimine katılacak ve ardından izleyiciyle söyleşecek.
Türkiye’den son dönem örneklerin gösterileceği programda yer alan filmlerin ekipleri de festivale konuk oluyor. Sen Aydınlatırsın Geceyi filminin yönetmeni Onur Ünlü ve oyuncular Ali Atay, Serkan Keskin ve Ahmet Mümtaz Taylan; Zerre filminin yönetmeni Erdem Tepegöz ve ekibi; Küf filmi ile Ali Aydın; Rüzgarlar ile Selim Evci ve başrol oyuncusu Mediha Didem Türemen; FerahFeza ile Elif Refiğ; Aziz Ayşe ile Elfe Uluç bu isimlerden birkaçı…
SineMardin’de ayrıca, Nilgün Öneş Senaryo Yazımı; Hasan Kaçan Mizah, Edebiyat ve Sinema; Veysel Berk Wallit! ve Ümit Kıvanç Belgesel Sinema ve Gerçeklerden Bahsetmek konularında söyleşiler gerçekleştirecek. Ümit Kıvanç’ın söyleşisinden önce Roboski üzerine yaptığı Ağlama Anne Güzel Yerdeyim belgeseli de izleyiciyle buluşacak.
Mardin’de ‘Keşke’ Duvarı!
Günümüzün en inovatif mobil uygulama fikirlerinden biri, Wallit!, SineMardin’de festival takipçilerinin “Keşke…” ile başlayan cümlelerine duvar olacak. ABD’de Silikon Vadisi’nde kurduğu Wallit! şirketi ile isminden sıkça söz ettiren Veysel Berk, hem “Milyon Dolarlık Yolculuğun Hikâyesi” olarak nitelendirdiği serüvenini anlatacak; hem de mobil Wallit! uygulamasını Mardin’de bir duvarda hayata geçirecek. Dinamik ve orijinal bir fikrin nasıl destek bulduğunun ve takip edildiğinin güzel bir resmi olan Wallit! hikayesi, genç sinemacılara fikirlerinin peşinden gitmek konusunda başarılı ve ısrarcı bir örnek olması açısından da önemli…
SineMardin Şehrin Her Yerinde!
Sanatsal içeriği CerModern tarafından hazırlanan; festival başkanlığını Helün Fırat’ın, program yönetmenliğini Zihni Tümer’in gerçekleştirdiği 8. SineMardin bu yıl SineMardin Gösteri Salonu, Kırklar Kilisesi, Mardin Müzesi ve Dargeçit’te sunacak programını…
Kaynak: Mardin Life
Yorumlar
0 yorum