Taliban zulmünden kaçarak İran üzerinden 15 gün önce kaçak yollarla Yüksekova’dan giriş yapan Afganlı üç aile sığınma talebi için önce Van Emniyet Müdürlüğüne başvurdu. Van Emniyet Müdürlüğünün Mardin Emniyet Müdürlüğüne yönlendirdiği Afgan mülteciler, Ankara’ya giderek Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) üzerinden bir başka üçüncü dünya ülkesine yerleşmek için sığınma talebinde bulundu.
Polisler tarafından tek tek kaydedilip sığınma talepleri alınan mülteciler, daha sonra hükümet konağının yanındaki parka yerleştirildi. Duyarlı bazı vatandaşların yardımı ile üö günden beri yemek ihtiyaçlarını karşılayan Afganlılar hayırsever ve yetkililerin kendilerine yardım eli uzatmasını bekliyor.
Ülkelerinde son 30 yıldır işgaller ve durmak bilmeyen iç savaşların beraberinde getirdiği siyasi belirsizlik yüzünden kendileri gibi milyonlarca Afgan’ın mülteci konumuna düştüğünü anlatan Muhammed Asıf Hasanzade 10 oğlu ve eşi ile birlikte, 29 yıldır mülteci kamplarında zor şartlar altında yaşamalarını sürdürdüklerini kaydetti.
“TALİBAN YA BİR ÇOCUĞUMU YA DA 100 BİN DOLAR İSTEDİ”
Afganistan’dan Pakistan’a oradan da İran’da mülteci kamplarında kaldıklarını anlatan Hasanzade, İran’da kaldığımız süre zarfında Taliban güçlerinin kendisinden iki çocuğunu ya da 100 bin dolar talebinde bulunduğunu kendisinin bunu ödeme yapacak gücü olmadığı ve çocuklarını da gözden çıkarmak istemediği için İran’dan kaçtığını söyledi.
Taliban korkusundan dolayı İran’da evlendirdiği üç çocuğunu geride bırakarak yaşları 20 ile 3 yıl arasında değişen 7 çocuğu ve eşi ile birlikte Türkiye’ye sığınan Hasanzade, “İran’dan kaçak yollarla Van’a geldik. Van’dan da Mardin’e gönderildik. Pakistan’da 13 sene mülteci kampında kaldık. İran’da da 16 yıl boyunca kaldık. Taliban genç çocuklarımın olduğunu öğrenip bizim izimi bulunca İran bizi Afganistan’a geri gönderdi. Ruslarla yaptığımız savaşta gözlerimi kaybettim. İki kardeşimi ve annemi kaybettim. Ailemden 3 şehit verdim. Burada 9 kişilik bir aileyiz. 7 oğlum hanım ve ben. 3 oğlumda İran’da onlar evli olduğu için orada kalma izni verildi. Mardin’de emniyet müdürlüğünce de bize 1 yıl süreyle sığınma izni verildi. Yapabilirsek daha sonra Kanada’ya gitmek istiyoruz. Çocuklarım daha iyi eğitim almaları için. Türkiye devletinden de bize bu süre içinde bize himaye etmeleri, çocuklarımızı okula göndermeleri ve destek olmalarını istiyoruz. İran’da işte geçen yıl bizi Afganistan’a gönderdi. Orda bize bir dilekçe verildi. İki oğlumu ya da 100 bin dolar benden istediler. Hezb-i İslami ile Taliban birdir, aynı partidir. Hezb-i İslami bizden iki çocuğumuzu intihar eylemleri için istedi. Bende çocuklarımı göndersem bir daha göremeyeceğim için oradan kaçtım.“dedi.
Konuşması boyunca cebinden çıkardığı evrakları gösteren Hasanzade, “Bugün bu yaptığım açıklamaları eğer Taliban duyarsa yerimizi bulur ve bizi öldürür. Verdiğim bilgilerin hepsinin benden belgesi var. Türkiye Hükümetinden isteğim bizi himaye etsin.“diye konuştu.
OKUMAK İSTİYORLAR
Taliban’ın babalarından istediği 18 yaşındaki Azizullah ve 20 yaşındaki Hicretullah ise Taliban’a katılmak istemedikleri için İran’dan kaçtıklarını ifade etti. Azizullah ailesinin geçimini sağlamak için Mardin’deki hayırseverlerden kendisine bir iş bulmalarını isterken, İran’da liseye kadar okuduğunu ve üniversiteyi okuyup inşaat mühendisi olmak istediğini sözlerine ekledi.
Ailelerden Fazıl Ahmet Kulibek ise eşi ve çocukları ile önce Van’a oradan da Mardin’de geldiklerini, Türkiye’ye gelme nedenlerinin okul çağındaki çocuklarının iyi bir eğitim almaları olduğunu belirterek şunları söyledi:
“Biz 15 Ramazan’da Afganistan’dan İran’a geçiş yaptık. İran’dan da Türkiye’ye geçiş yaptık. Buraya geliş nedenimizde çocuklarımızın okula gitmesidir. Afganistan’da sürekli bombalar, intihar eylemleri oluyor. Çocuklarımız okuyamıyordu, okullar kapalıydı. Orda bir patlamada 200 kişi öldü, bir pazarda patlattılar. Taliban geçinirimizi alıyor götürüyor medreseye ama orda onlara mayın yerleştiriyor. Savaşa götürüyor. Birçok yakınımı kaybettim orda. Bizim Türkiye ile toprağımız bir. Okul çağında 3 tane çocuğum var. Bizim dinimiz toprağımız bir. Özbek asıllıyız. Biz Türkiye’den başka yere de gitmek istemiyoruz. Burada sadece çocuklarımızın eğitim görmesini istiyoruz.”
Kaynanası, eşi ve 3 çocuğu ile Mardin’de gelen Özbek asıllı Metin Kadiri’de, Kulibek ailesi ile Van’da karşılaştıklarını, aynı kaderi paylaştıklarını, İslam ülkesi Türkiye’den destek beklediklerini kaydetti.
Yasal olarak mültecilerin Birleşmiş Milletlerden bir cevap gelinceye kadar Kars'ta kendi imkanları ile kalmaları gerekiyor. Mültecilerin bu süre içerisinde her hangi bir suça karışmamaları ve herhangi bir işte de çalışmamaları da gerekiyor.
TÜRKİYE GÖÇMENLER İÇİN KITALAR ARASI BİR KÖPRÜ DURUMUNDA.
Mültecilere yardımcı olmaya çalışan ve mülteciler üzerinde bir çılşma yapan Mardin Artuklu Üniversitesi Öğretim görevlisi Serdar Yıldırım ise Resmi raporlara göre, dünyada 20 milyonu aşkın mülteci nüfusunun 3,5 milyonunu Afganlar oluşturduğunu ve ülkesini terk ederek başka ülkelere sığınan Afgan nüfusunun yanında evlerinden ayrılarak ülke içinde güvenli bölgelere yerleşmek zorunda kalan sığınmacı sayısının da üç milyondan fazla olduğunu ifade etti.
Yıldırım’ın verdiği bilgilere göre Afgan mülteciler, rejim ve iklim koşullarının uygunluğu nedeniyle çoğunluğu Pakistan ve İran’a sığınıyor. Pakistan’da 2,5 milyondan fazla Afgan mülteciyi barınırken, İran’da bir milyonu aşkın Afgan mültecinin bulunduğu belirtiliyor. Sınır komşusu olmasına rağmen Türkmenistan, Özbekistan ve Tacikistan Afgan göçmenleri kabul etmiyor.
Yıldırım, Türkiye'nin, Türkiye Coğrafi konumu itibariyle, kıtalar arası bir köprü mahiyeti gördüğünü ve bu nedenle yasa dışı göç alan bir ülke olduğuna vurgu yaparak, “Mardin halkı belki de ilk kez böylesine bir Afgan mültecilerin göçü ile karşılaşıyor. Ama diğer illerde yasa dışı göçlerle sık sık karşı karşıya kalıyor. Türkiye Coğrafi konumu itibariyle, kıtalar arası bir köprü mahiyeti görüyor. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde ve gelişmiş batı ülkeleri arasında köprü vazifesi gören Türkiye, kendisinden kaynaklanamayan bu sorunları da kucağında buluyor. Bugün Kuzey Irak'ta, Suriye'de ve Afganistan'da ki iç savaş ve sıkıtılar göçmen sorunuyla bizi buluyor. Pakistan ve Bangladeş gibi ülkelerde yaşanan yokluk ve fakirliklerin bir şekilde faturasını Türkiye olarak ödemek zorunda kalıyoruz. Bu ciddi anlamda Türkiye'nin önemli bir sorunudur."diye konuştu.
Yorumlar
0 yorum