Filistin Topraklarını Savunma ve Yerleşimlere Karşı Direniş Komisyonunun açıklamasına göre, 18 Ekim tarihli iki ilan, işgal rejiminin sözde Sivil İdaresi bünyesinde görev yapan kamu ve terk edilmiş mülklerden sorumlu yetkili tarafından imzalandı. İlanlar, Filistinlilere ait arazilerin yerleşim projeleri için yeniden sınıflandırılmasını ve bu projelerin etki alanlarının genişletilmesini öngörüyor.
"Bar Kohba" adıyla yayımlanan ilk ilan, Beytüllahim vilayetindeki Batir beldesinin 12 ve 13 numaralı kadastro havzalarında bulunan 64,06 dönümlük araziyi kapsıyor.
Söz konusu alan, daha önce tarımsal bir yerleşim noktası olan Neve Uri’den gelişen ve Nahal Heletz adıyla bilinen yerleşim projesiyle bağlantılı. İşgal hükümeti, Haziran 2024’te bu bölgede bir yerleşim kurulmasını onaylamış, projenin adı daha sonra Bar Kohba olarak değiştirilmişti.
Yeni arazi ilanının, yerleşim projesini kalıcı hale getirme ve genişlemesi için gerekli toprakları güvence altına alma sürecinin bir parçası olduğu belirtiliyor.
El-Halil’de iki beldenin arazileri Beni Kedem için ayrılıyor
"Beni Kedem" başlıklı ikinci ilan ise El-Halil vilayetindeki Sayir ve Şuyuh beldelerinin toplam 118,75 dönümlük arazisini kapsıyor. Arazilerin bir bölümü Sayir’in 4 ve 20 numaralı, diğer bölümü ise Şuyuh’un 8 numaralı kadastro havzasında bulunuyor.
Beni Kedem, daha önce Mitzad/Asfar yerleşimine bağlı bir mahalle olarak resmileştirilmesi hedeflenen bir yerleşim noktasıydı. Siyonist rejimin güvenlik ve siyasi işlerden sorumlu daraltılmış kabinesi, 11 Aralık 2025’te aldığı kararla buranın bağımsız bir yerleşime dönüştürülmesini onaylamıştı. Karar, toplam 19 yerleşimin kurulmasını öngören düzenlemenin bir parçasıydı.
Filistin topraklarındaki kontrol genişletiliyor
Filistin Topraklarını Savunma ve Yerleşimlere Karşı Direniş Komisyonu, iki ilanın yerleşimlerin kurulması ve yasa dışı yerleşim noktalarının resmileştirilmesiyle arazi sınıflandırma işlemlerinin birbirini tamamlayan adımlar olduğunu ortaya koyduğunu belirtti.
Komisyona göre bu yöntemle, sahadaki yerleşimci varlığı resmî kararlar üzerinden daha kalıcı bir denetime dönüştürülüyor; yeni yerleşimlerin genişlemesi için arazi rezervleri oluşturuluyor. Bu durum, Filistinlilerin tarım ve yapılaşma için kullanabileceği alanları daraltırken Filistin coğrafyasının parçalanmasını derinleştiriyor ve fiilî ilhak uygulamalarını güçlendiriyor.
Filistinli yetkililer, söz konusu adımların yalnızca arazi statüsünü değiştirmekle kalmadığını, aynı zamanda yerleşim projelerinin gelecekteki genişleme alanlarını da belirlediğini vurguluyor.
Yorumlar
0 yorum