Milliyet Gazetesinden Gökçer Tahincioğlu'nun haberine göre Derik’te, 1992’de gözaltına kaybolan ve akıbetlerinden haber alınamayan 3 kişinin cesetlerine ulaşılabilmesi için mahkeme kararıyla yapılan kazıda, kimsesizlere ait olduğu söylenen mezarlardan dehşet görüntüleri çıktı. Mezarlardaki cesetlerden birinin yüzüstü ve kıyafetli gömüldüğü, birinin kafasına poşet geçirildiği anlaşıldı. Bir cesedin bulunduğu mezarda ise 7.65 çapında mermi çekirdeği bulundu.
1992’de, Mardin Derik’te bir mitinge katılan Necat Türk (19), Rıdda Yavuz (24), Serhat Bilen (18), kalabalığa açılan ateş nedeniyle yaralandı. Tanık anlatımlarına göre, yaralandıktan sonra gözaltına alınan 3 kişiden bir daha haber alınamadı. Savcılığın o dönemde açtığı soruşturmada 2009’a kadar herhangi bir adım atılmadı.
2009’da, aileler yeniden suç duyurusunda bulundu. Aileler, Derik’teki mezarlıkta bulunan bir bölgede çocuklarının gömüldüğünden kuşkulandıklarını belirterek, mezarların açılmasını istedi. Savcılık yeterli delil olmadığını belirterek talebi reddetti. İtiraz üzerine Midyat Ağır Ceza Mahkemesi, 2010’da takipsizlik kararını kaldırarak mezarların açılmasına hükmetti. Mahkeme, 22 Kasım 2011’i, mezarların açılma tarihi olarak belirledi.

Dehşet görüntüleri
22 Kasım’da, soruşturma savcısı, adli tıp uzmanı ve teknisyenleri, başvuran aileler ve İHD heyetinin hazır bulunmasıyla mezarları açtırdı. Belediye Mezarlığı içinde bulunan ve 5 mezardan oluşan mezarların taşlarında herhangi bir ismin bulunmadığı sadece Arapça yazıların bulunduğu tespit edildi. Açılan ilk iki mezarda, 2 metre derinlikte ilk cesede ulaşıldı. İlk cesedin elbiseleri ile yüzüstü, gelişigüzel, çorap, pantolon ve gömlekle gömüldüğü saptandı.
Cesede ait kemikler ve yanındaki topraktan örnekler alındı. İkinci ceset de bu cesetten 1 metre uzaklıkta ve aynı derinlikte bulundu. Cesedin kafasında siyah ve çürümemiş bir poşetin bulunduğu, cesedin üst kısmında herhangi bir elbisenin olmadığı, bacaklarında açık renkte bir şalvarın bulunduğu ve ayaklarında çoraplarının bulunduğu tespit edildi.

Kemikleri kırık
Havanın kararması nedeniyle ara verilen çalışmalar ertesi gün devam etti. 23 Kasım’da, kalan 3 mezar açıldı. Bu mezarlardan çıkan ilk cesedin ayak kemiklerinin kırık olduğu saptandı. Cesedin üst kısmında elbise olmadığı, ayağında çorap olduğu ve bacaklarında açık renkte yöresel şalvar olarak nitelendirilecek bir şalvarın bulunduğu saptandı. Benzer seviyede dördüncü bir ceset daha çıktı. Cesedin çıplak olarak gömüldüğü ancak ayaklarında çorapları gözlendi. Cesette iç çamaşır lastiği de bulundu. Cesedin renkli bir battaniyeye sarılı bulunduğu tespit edildi. Cesedin bulunduğu yerde yapılan araştırmada 7.65 çaplarında deforme olmuş bir mermi çekirdeği de bulundu.

Dini kural olmadan gömülmüş
Savcılık, tüm cesetlerden aldığı kemik örnekleri ve mezarlardan alınan toprak örneklerini DNA eşleştirmesi ve cesetlerin ne zaman gömüldüğünün tespiti için Adli Tıp’a gönderdi. İHD Mardin Şubesi’nden şu açıklama yşapıldı: “Mezara konulan kişilerin hiçbir dini veya örfi kural dikkate alınmaksızın gelişigüzel gömüldüğü, gizli şekilde toprağa verildikleri, cesetlerin ailelere ait olmaması halinde bile soruşturma yürütülmesi gerekiyor.”