Dinler arası diyalog olmaz
Son yılların en çok konuşulan konularından olan ve hakkında birçok toplantı yapılıp yazı yazılan "dinlerarası diyalog" tartışmalarına Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez nokta koydu... Görmez, "Dinler arası diyalog olmaz, din adamları arasında diyalog olur." dedi.
4'üncü Semavi ve Evrensel Dinler Kongresi'ne katılmak üzere Kazakistan'ın başkenti Astana'ya gelen Diyanet İşleri Başkanı Görmez, burada Türk gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını cevaplandırdı.
Kazakistan'ın farklı dini gruplar arasındaki diyalog çalışmasını da önemsediğini ancak bunun yanlış ifade edildiğini anlatan Görmez, ''Dinler arası diyalog olmaz, din adamları arasında diyalog olur. Yani iki farklı dinden din adamı oturup örneğin çevre ile ilgili, savaşlarla ilgili bir konuyu görüşebilir, bu diyalogdur. Ancak dinler arası diyalog olmaz. Dinler birbirine dönüştürülmez, din adamları dünya ile ilgili yaşanan sorunlarla ilgili sorunlarını tartışır'' dedi.
Astana'da oluşturulan Dini Liderler Konseyi'nin de bazı küresel sorunların çözümünde faydası olabileceğini dile getiren Görmez, ''Mühim olan düşmanlıkları, yanlış anlaşılmaları, ötekileştirmeyi bırakarak bir masa etrafında konuşabilmektir'' diye konuştu.
Görmez, günümüz dünyasında dinin yeniden insanların manevi sorunlarının çözümünde etkin rol almaya başladığını bunun da sevindirici olduğunu kaydetti.
Nazarbayev: Dinler arası diyalog tek şart
Kazakistan'ın başkenti Astana'da düzenlenen 4'ncü Semavi ve Geleneksel Dinler Kongresi, Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev'in kapanış konuşması ile sona erdi. Nazarbayev, dünyada barış ve hoşgörüye ulaşmanın tek yolunun dinler arası diyalogdan geçtiğinin altını çizdi.
Astana, Barış ve Uyum Sarayı'nda (Piramit) 30 farklı dini grubun temsilcisi ile gerçekleştirilen 4'ncü Semavi ve Geleneksel Dinler Kongresi'nin kapanışında konuşan Kazakistan Cumhurbaşkanı Nazarbayev, iki gün süren toplantının çok verimli geçtiğini ve hedeflenen amaca ulaşıldığını söyledi.
Forumun temel amacının, işbirliği, uyum, barış, adalet ve aydınlık bir gelecek olduğunu anlatan, bunun da foruma katılan dini liderler tarafından ortak bir şekilde dile getirildiğini söyleyen Nazarbeyv, "Ben buraya gelerek bu foruma destek veren tüm katılımcılara teşekkür ediyorum. İnanıyorum ki, burada dile getirilen bu düşünceler dünyada da yankı bulacaktır" diye konuştu.
Dini liderlerin öncelikle manevi bozulmanın durdurulması ve ahlaki çöküşün engellenmesi gibi bir görevle sorumlu olduklarını belirten Nazarbayev, ikinci olarak da toplumsal dinamiklerin güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Nazarbayev, dini liderlerin hoşgörüsüzlük ve radikalizmin önlenmesi için de aktif rol oynamaları gerektiğini vurguladı.
"Dinler arası diyalog, dünyada hoşgörü ve barışa ulaşmak için tek şarttır" diyen Nazarbayev, bu diyalogun modern iletişim araçlarının da kullanılarak geliştirilmesi gerektiğini ifade etti. Nazarbayev, bu yıl kurulan Dini Liderler Konseyi'nden de Uluslararası çocuklar, gençler, gençlik ve aile değerleri ile ahlaki eğitim konulu bir konferans düzenlemeleri tavsiyesinde bulundu.
Nazarbayev, kongre katılımcılarını 2015'te gerçekleştirilecek 5'nci Semavi ve Geleneksel Dinler Kongresi için şimdiden Astana'ya davet etti.
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, kongrenin tamamlanmasının ardından Astana'dan ayrıldı.
Yorumlar
5 yorumO haberde etkinliği düzenleyen kişilerden biri olarak Mardin Müzesi müdürünün açıklaması var.Bu müze neden arkeoloji dışında her etkinliğin içinde anlamıyorum.Dinlerarası dialogla, dinlerarası dialog konserleriyle müzenin neden işi olur.A haberde yaz bozfs FETÖnün Ayasofya ve Bodrum müzelerini Vatikanla nasıl kullandığını izlemek izletmek lazım.
MARDİN'DE "DİNLERARASI HOŞGÖRÜ VE BARIŞ KONSERİ" -"100 GENCE MÜZİK EĞİTİMİ PROJESİ" KAPSAMINDA, ÖĞRENCİLER MARDİN'DE KONSER VERDİ<br>SON GELİŞMELER<br>15.01.2011 18:57<br><br><br>Şanlıurfa Halk Eğitim Merkezince yürütülen "100 Gence Müzik Eğitimi Projesi" kapsamında, öğrenciler "Dinlerarası hoşgörü ve barış konseri" verdi.<br><br>Şanlıurfa Halk Eğitim Merkezince yürütülen "100 Gence Müzik Eğitimi Projesi" kapsamında, öğrenciler "Dinlerarası hoşgörü ve barış konseri" verdi.<br><br>Mardin Müzesi önündeki konserde öğrenciler, üç dine ait ilahi ve ezgiler seslendirdi.<br><br>Proje Koordinatörü Barış Şakir, konser öncesinde AA muhabirine yaptığı açıklamada, projede özellikle kentin kenar semtlerinde yaşayan ve ekonomik durumu iyi olmayan ailelerin yetenekli çocuklarına müzik eğitimi verdiklerini söyledi.<br><br>Projenin maliyetinin 150 bin lira olduğunu ifade eden Şakir, şöyle konuştu:<br><br>"SODES kapsamında ekonomik durumu iyi olmayan ancak yetenekli çocuklara yönelik bir proje hazırlayarak müzik eğitimi verdik. Öğrencilerimiz üç dine mensup kişilerin yoğun yaşandığı yerlerde konser veriyor. Yaklaşık bir yıllık eğitimden sonra koromuz üç dine ait ilahiler seslendirmeye başladı. Daha önceki konserimizi Hatay'da verdik, şimdi Mardin'deyiz. Ardından soMardin Kültür ve Turizm Müdürü Davut Beliktay da Mardin'in bir hoşgörü kenti olduğunu ifade ederek, "Kentimiz, çeşitli din ve dillerin bir arada harmanlandığı bir n konserimizi Şanlıurfa'da vereceğiz."<br><br>yer. Bu konserin Mardin'de verilmesinin farklı bir anlamı olduğunu düşünüyorum" dedi.<br><br>Konser sonrasında Beliktay ve Mardin Müzesi Müdürü Nihat Erdoğan, öğrencilere katılım sertifikalarını dağıttı.<br><br><br>http://m.haber3.com/mardinde-dinlerarasi-hosgoru-ve-baris-konseri-100-gence-muzik-egitimi-projesi-kapsam-639389h.htm
diyanet işleri başkanımızın söylediği doğrudur. dinler arası dialog değil din adamları veya değişik dinlere mensub insanlar arasında geçmişte olduğu gibi bugün ve elbette yarında dialog olabilir.bilen bilmeyen istediği şekilde yorumluyorsa bu islam dinini elbette bağlamaz.tevhid dinimizin temeli birileri ile oturup haşa bunu üçten(hrist.inanci)diyalogla ikiye düşürme veya farklı noktaya çekme girişimi mümkünmü .....dinin esaslarıyla oynamak kimin haddine.............
bozuk saat bile günde 2 sefer doğru çalışır,ewet zamanın da milli görüşçü olan r.t.e koalisyon dönemindeki partilerin sene(1998),bir demeci var dı diyanetin gönderdiği imamın arkasın da namaz kılınmaz diye,çünkü atatürkün propagandasını yapıyorlar diye,e şimdi soruyorum :şu anda diyanetin,pardon (cemaat adı altında siyonizmi ve emperyalizmi savunan )imamların arkasın da namaz kılmak ne derece doğrudur,yıl 2010 12 eylül ,dönemin başbakan yardımıcısı bülent arınç,okyanus ötesine selam göndermek le,acaba papa yamı yoksa cıa ajanları tarafından korunan ,fetull beyemi bir gönder me yapmıştı,olsun işte dinler arası diyalog nasıl olursa ,okyanus ötesinden koca devlet de yönetilebiliyormuş ,yine de diyorum din sömürgeciliğinden uzak durun vallahi de billahi de toprak kabul etmiyecek sizi,ve şu anda ingiltere de bir müze de bedeni toprak haline gelmeyen mısır firavunu gibi olıcaksınız...ibreti alem olsun ...
yahu bu başkan abiyi sevmem boşuna değilmiş