Bekin Açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
"TBMM tarafından kabul edilen ve Resmî Gazete ’de ilan edilerek yasallaşan İmar Affı Kanunu’na göre: “İmar Affı Kanunu 2018 Resmî Gazete ile afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız; ruhsata, eklerine, imar mevzuatına aykırı yapıların kayıt altına alınması amacıyla 31 Aralık 2017'den önce inşa edilen yapılar için Yapı Kayıt Belgesi verilebilecek. İstanbul Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi ile Tarihi Yarımada içindeki bazı alanlar kapsam dışında olacak.”
Bu kanuna göre; İstanbul Boğaziçi sahil şeridi ve Tarihi Yarımada içindeki bazı alanlar kapsam dışında tutulmuş iken, Türkiye’nin medeniyet tarihinde önemli bir yer tutan “Açık Hava Müzesi” vasfına sahip Tarihi Mardin Kenti’nin bu kapsam dışında tutulması ve sadece Artuklu İlçesi dahilinde yıkılma kararı bulunan 2000 kaçak yapılaşma için de bu affın kapsam dahilinde olması dikkat çekicidir.
Tarih boyunca en görkemli medeniyetlere, insanlık tarihinin ve medeniyetinin ilk aşamalarına ve göçlerine ev sahipliği yapan ve Mardin, Kızıltepe, Mazıdağı, Derik, Nusaybin, Midyat, Savur, Dargeçit, Ömerli, Yeşilli gibi yerleşim alanlarında medeniyetler mozaiğini oluşturan birçok eser ne yazık ki son dönemlerde çarpık beton yapılaşmalara yenik düşmüş, Yenişehir’de tarihi mezarlıklar dahil olmak üzere üç beş kişinin çıkarı için imara açılmış ve sit alanı vasıfları korunamamıştır.
Ayrıca bazı kişileri koruma adına Mardin’in tarihi değerlerini ranta heba eden, satan, peşkeş çeken ve resmi kurumların marnlı kireç taşında(Mardin taşı) vasıflara uygun olmayan restorasyon taahhütlerine aykırı olarak merdiven altı ucuz olan ve jeolojik oluşumunu tamamlamamış marnlı kireçtaşları(traverten taşları) satın alarak inşaatlarda kullanmaları Mardin’in tarihi yapılarının fiziksel ,kimyasal ve görsel dokusuna uymadığından kısa sürede yapılarda geri dönüşü olmayan zararlar vermekte ve estetik güzelliğini yamalı ve çirkin bir hale sokmaktadır. Bu durum, Mardin’in tarihi dokusuna saplanmış mızrak darbesi niteliğinde kalıcı zararlar vermektedir.
Küçücük bir şehir olan tarihi şehir daha merkezden itibaren herkesin gözü önünde soyulmakta ve tahrip edilmektedir. Mardin’in güneyinde bulunan mezarlıklar ise yürekleri burkan düzeydedir. Tarihi Mardin kentini korumakla sorumlu olan Mardin Müzesi, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Mardin Valiliği, kaymakamlıklar, belediyeler, vakıflar, bölge koruma kurulu, Mardin Artuklu Üniversitesi, Arkeoloji, Sanat Tarihi ve Tarih Bölümlerinde görev yapan tüm akademisyenlerin tarihi korumaları beklenirken, bu üç bölüm doğrudan ilgi ve varoluş nedenlerinden dolayı öncelikli olarak devrede olması gereken bölümler olması gerekirken konuya kayıtsız kalmaları düşündürücüdür.
Mardin kent merkezinde hepimizin gözü önündeki tahribat ve eser kaçakçılığı bu durumdayken, ilçelerdeki ve köylerdeki vahamet boyutlarındaki tahribatlar ise korkutucu boyutlardadır.
Mardin Müzesi ise, başta Sürekli Definesi (Kırk Haramiler Hazinesi) ’nin gündüz soyulması ve kaybolan eserlerin hala bulunamaması şöyle dursun, asli görevini yapmak yerine, birçok tarihi katliama göz yumması ve Mardin Kültür İl Müdürlüğünün yapması gereken “topaç çevirme” gibi etkinliklerle uğraşması dikkat çekicidir.
Burada Mardin’in tahribatına göz yuman yetkililere seslenmek istiyoruz, Mardin’i bugün koruyamasanız, ne zaman koruyabileceksiniz? Şu bir gerçek ki Mardin, adım adım felakete sürüklenmekte ve tarihi özelliğini yitirmektedir.
Mardin konusunda sesiz kalmayı yeğleyen ve oturdukları koltuklar uğruna seslerini çıkarmaktan imtina gösteren tüm yetkililere sesleniyoruz, Mardin bu son çıkarılan af ile sadece betonlaşma ile yüz yüze kalmayacak, daha fazla orijinalliğini ve tarihini de yitirmiş olacaktır. Bu vahim hatadan dönülmesi için gerekli adımların bir an önce atılması için asıl şimdi Mardin’e sahip çıkma zamanıdır. Korkarız ki, yarın çok geç olacaktır."
Yorumlar
1 yorumDoğan Bekin yine talan edilmekte olan Mardin'deki sorunları görmeyenlerin ve görmesinler diye gözleri çeşitli yollarla kör edilenlerin gözlerini açacak açıklamalarda bulunmuş. Mutlaka silinmeden okunmalı. Bence birileri bu yazdıklarından çok rahatsız olup yazıyı kaldırtmaya veya değiştirtmeye çalışacaktır. Belki de bu gece birilerinin en uzun gecesi olacaktır. Mardin yatsın kalksın Doğan Bekin'e kendisini bıkmadan koruduğu ve tahribatına sebep olanları cesurca parmakla gösterdiği için şükretsin. İnsan zekasının, cesaretinin ve vicdanının mükemmel birlikteliğini barındıran sayın yazar Doğan Bekin'i aktif siyasette de görmek arzusundayız.<br><br>Dünkü "Mardin'de Tarihi Sokaklar Yenileniyor" başlıklı haberde kullanılan <br>fotoğraftaki süt beyaz taşlardan edilinlen izlenim bile Doğan Bekin'in yazısında dikkat çektiği tarihi dokuya zarar veren ucuz taşların kullanıldığı görüşünü desteklercesine sırıtıyor. Müzenin ve valiliğin taahhütnameye aykırı davranarak merdiven altı ucuz taşları satın alarak restorasyon yaptığı ve tarihi dokuya ciddi zararlar verdiğini yıllardır iddia ederek gündeme getiren ve hatta soruşturmalar açtıran işkadını Yasemin Kalya'nın röportajlarını şimdi tekrar okuma ve onun çağrılarına da kulak verme zamanıdır. <br><br>Mardin AKP Milletvekili Şehmus Dinçel'den geçmişte olduğu gibi dostlukla profesyonelliği karıştırmadan ve kimsenin kabahatini, suçunu örtmeden bu konuya yaklaşmasını bekliyoruz. Nihayetinde artık şunun bunun değil tüm Mardin'in ve Türkiye'nin vekili. Ondan bir beklentimiz de bir HADEPli, bir CHPli, bir MHPli bir AKPli olan yanar döner müdürleri milletvekili ve iktidar partisi forsunu kullanarak mevki sahibi yapmaması. Tarih boyunca koruyanlar da kollananlar da arşivlenmiş ve zamanı gelince hesap sorulmuştur. <br><br>Mardin'de Doğan Bekinler 'in çoğalması duasıyla...