Artuklu ilçesine Bağlı Eryeri köyünde Birleşmiş Milletlerin de destelediği "Topraktan Tabağa: Yaşayan Toprak, Yerel Tohum" projesi kapsamında toprağa ekilen Mezopotamya'nın en eski buğdaylarından 'sorgül'ün hasadından sonra toplanan 20 ton buğdayın ayıklama işlemleri başlatıldı. Dünyanın en önemli mutfak kültürü yarışması Basque Culinary World Prize'da (Bask Dünya Aşçılık Ödülleri) finallere ikinci sefer kalan Mardinli şef ve sosyal girişimci Ebru Baybara Demir, toplanan 20 ton ürünü köylü kadınlarla ayıklamaya başladı.

Burada kadınlarla çalışmalara başlayan ve gazetecilere yaptığı açıklamada, bir yandan kadın istihdamını artırmak bir yandan da yerel tohumların korunmasını sağlamak amacıyla ulaşmaya başladığını söyledi. Tarımın Mezopotamya ovasından dünyaya yayıldığını, en eski buğdaylar arasında bulunan 'Sorgül'ün tekrar yaşatarak buradan ikinci kez dünyaya yayılacağını belirten, Demir, "İyi şeyler yemek için, iyi şeyler ekmekip biçmeliyiz diye projeye başladık. tarımın ilk başladığı yer Mezopotamya ovası 13 bin yıl önce buğday ilk burada ekiliyor ve dünyaya yayılıyor. Şu anda dünya üzerinde bildiğimiz 25 bin çeşit buğday var ama asıl vatanı Mezopotamya. Bizim önemsediğimiz konu geleneksel tarım bilgisiyle birlikte Mezopotamya'da en eski buğdayın bulup temel besin kaynağımız olan buğday tekrar çoğalta bilmek ve bir kez daha dünyaya yaymak için bu projeye başladık. Suriyeli Mülteci kadınların bize öğretmiş olduğu geleneksel tarım teknikleriyle elimizdeki en kıymetli şey, Mezopotamya'nın en eski buğdayı Sorgül'ü tekrardan canlandırmaya başladık. Topraklarımızı iyileştiriyoruz, 70 kadınla başladık bu projeye, şuanda ki net istihdam sayımız 224 oldu "dedi.

Yaptıkları araştırmada Mezopotamya topraklarında 11 çeşit daha buğdaya rastladıklarını anlatan Demir, susuz veya çok az suyla yetişen tohumların olduğunu bunların başında da Sorgül'ün geldiğini dikkat çekti. Bu tohumların tekrar kazandırılması için çalışmalara başladıklarını kaydeden Demir, şu ifadelerini kullandı:

''Buğday kalitemiz çok iyi, dönümde 200 kilogram aldık. Toplamda 20 ton ürünümüz var. küçük bir ölçekte başladık. 102 dönüm arazide ektik. 20 ton ürünü tekrar çoğaltmak için kullanacağız. şimdi bunları eliyoruz ve tohumluk için kullanacağız hepsini. Çiftçilerimize vereceğiz ve daha çok çoğaltmaya başlayacağız."

Dünyanın en iyi 10 Aşçısı araya girdi

Ebru Baybara Demir, Bask Dünya Aşçılık Ödülleri’ne, eğitmen şefliğini yürüttüğü UNHCR tarafından aday gösterildi. Ebru Baybara Demir’in adaylığı, yerel değerlere sahip çıkmak, unutulmaya yüz tutmuş yerel ürün ve tarifleri kayıt altına almak, Suriyeli mültecilerin toplumsal hayata entegrasyonuna destek olmak ve kadınların bölge ekonomisine katkıda bulunmalarını sağlamak amacıyla eğitmen şefliğini yürüttüğü Harran Gastronomi Okulu-Amazon Kraliçeleri projesinin başarısından kaynaklandı. Ebru Baybara Demir, uluslararası arenada Türk mutfağı ve Türk gastronomisinin adını geçmesini sağladığı için mutlu olduğunu dile getirdi.

Gastronomi Enstitüsü kuracak

Birinci olması halinde kazanacağı 100 bin Avro'yla Gastronomi Enstitüsü kurmak istediğini belirten Demir, açıklamalarını şöyle sürdürdü:

“Böyle bir hayalim vardı. Çalışmalara başlamıştık. Bunu maddi destek sağlayacak bir proje daha var. Derik’te zeytin ağaçlarımız var ve bu ağaçlar hem eski hem de yaşlılar ve yeni ağaç üretilmiyor. Bunun için sera kurulumuna ihtiyacımız var. Şu anda bu projeden gelecek olan parayı Gastronomi Enstitüsü ve Derik ağaçlarını tekrardan kazandırması ile ilgili iki projede kullanmak hedefindeyiz. Bu parayı topluma faydaya dönüştürmemiz önemli. Bu parayı kendimize değil sadece topluma fayda olacak şekilde kullanıyoruz. İkisinin de Mardin’e ve Türkiye’ye hayırlı olabileceğini düşünüyorum”.