Van'ın Tuşba ilçesindeki Polatoğlu İlk ve Ortaokulu'nda bir öğrencinin okula pompalı tüfekle gelmesinin ardından Eğitim-Bir-Sen Van Şube Başkanı Mehmet Ali Uca okul önünde açıklamada bulundu.

Olayın farklı yönleriyle değerlendirilmesi gerektiğini belirten Uca, yapılan incelemelerde silahın boş olduğunun tespit edildiğini, öğrenciye müdahale sırasında ise herhangi bir direnç yaşanmadığını ifade etti.

Uca, öğrencinin daha önce yaşanan benzer olaylardan veya sosyal medyada gördüğü görüntülerden etkilenmiş olabileceğini belirterek, olayın doğrudan bir saldırı girişimi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Uca, “Buradaki olay tamamen öğrencinin daha önce yaşanan olayları özenti haline getirerek, belki de evde hazır bulmuş olduğu silahı da kullanarak okula bu anlamda gelmesi olarak değerlendirebiliriz. Tamamen bir saldırı mantığıyla olan bir durum değil. Çünkü silahın boş olduğu tespit edildi. Gerçekten de eğer farklı bir niyet olmuş olsaydı çocuk bu şekilde gelmezdi. Bu tamamen sosyal medyada son zamanlarda gelişen olaylarla birlikte çocuk üzerinde oluşan özentiden kaynaklanıyor. Tabii bu çocuklar muhtemelen kendi içlerinde yaşamış oldukları boşluklardan kaynaklı bu tür eğilimlere yöneliyorlar. Bu boşluklar nelerdir? İşte evde yaşadığı bazı sıkıntılar olabilir, tatminsizlikler olabilir, doyumsuzluklar olabilir, okul içerisinde istediği başarıyı elde edememe olabilir, sessizlik, içe bürünme gibi nedenler bu çocukları bu tür faaliyetlere yöneltebiliyor. Bugün de saat 6.40 civarında kız çocuğumuzun pompalı silahı alarak okula doğru yönelmesinden sonra bazı kişilerin bunu tespit etmesiyle birlikte müdahale ederek olayı savuşturuyorlar. Çok bir direnç de göstermiyor çocuk. Çünkü az önce de ifade ettiğim gibi çocuğun burada saldırı niyeti yok. Ama ister istemez bu tür olaylar kamuoyunda ve toplumda farklı algılanabiliyor” dedi.

“Herkesin üzerine çok önemli bir görev düşüyor”

Bu tür olayların çok fazla gündeme getirilmesini doğru bulmadığını ve çocuklar üzerinde büyük etki oluşturduğunu vurgulayan Başkan Uca, “Ben burada özellikle şunu söylemek istiyorum. Bu tür olayları çok gündeme getirmek de doğru olmayabiliyor. Bu olayları gündeme getirmekle aslında biz daha fazla çocuklarımızda bu olayların özenli haline dönüşmesine sebep olabiliyoruz. Burada herkesin üzerine, uzmanların, bürokratların, siyasilerin, basının, sendikaların üzerinde çok önemli bir görev düşüyor. Bunu arka plana atmadan, bu konunun üzerine çok fazla, çok ciddi düşünerek ama çok gündeme de getirmeden, insanları bu buna çok yönlendirme noktasına getirmeden, bu işin asıl analizini yapmak gerekiyor” diye konuştu.

Ailelere silah uyarısı

Evlerde bulunan silah ve benzeri tehlikeli materyallerin çocukların ulaşamayacağı şekilde muhafaza edilmesi gerektiğini belirten Uca, “Aileler üzerine çok büyük iş düşüyor. Yani bence burada en önemli görev ailelere, anne babalara düşüyor. Çünkü çocukların hallerini, iç dünyasını, evdeki yaşantısını onlar daha iyi biliyorlar. Varsa gerçekten bir problem his ediyorlarsa, bir psikiyatri doktoruna gitmelerinde ya da bir rehber öğretmenlerle görüştürmelerinde fayda var. Çocukların iç alemini biz çözemiyoruz bazen. Onlara eğilmek gerekiyor ve özellikle evde varsa bir silah ve benzeri bir alet edavat tehlikeli olabilecek çocuklar için riskli olabilecek bir materyal varsa bunu da çocukların ulaşamayacağı yerlerde saklamaları ve gizlemeleri gerekiyor. Yani çocukların aşikar bir şekilde gördüğü bir silah aracı, maalesef çocukların bu eğilimi hızlandırmalarına neden oluyor. Onun için veliler de bu konuda daha dikkatli olabilirler” ifadelerini kullandı.

“Her okulda uzman güvenlik personeli bulunmalı”

Okullardaki güvenlik konusuna da değinen Uca, “Ben hem okulumuza, hem ilçemize, hem ilimize ve ülkemize geçmişler olsun diliyorum. İnşallah buna benzer olayları bir daha yaşamayız. Milli Eğitim Bakanlığı da artık okullara güvenlik personeli konusunda çok ciddi davranmalı. Sanki farklı alternatifler bularak, bu işi çözmeye çalışıyor ama okul bahçe görevlisiyle bu çözülecek bir mesele değil. Uzman kadrolardan oluşan, belgeli, kadrolu güvenlik personellerinin her okulda mutlaka bulunması gerekiyor. Çünkü güvenlik personeli aynı zamanda çocukta oluşabilecek bir eğilimi sona erdirebiliyor. Yani çocuk korktuğu için güvenlik personelinden bu tür eylemlerin içerisine girmekten vazgeçebiliyor. İşi aslında baştan çözmek gerekiyor. Kangren olan parmağı baştan koparmazsanız o kangren olan parmak bütün kolu götürebiliyor. Onun için biz baştan o kangren olan parmağı kesmemiz gerekiyor” dedi.