Haber Merkezimize Yönetim Kurulu Üyeleri Abdulbasit Deniz, Osman Admış, Abdulselam Şahin ve Memur-Sen idari çalışanı Necmettin Demir ile birlikte Gazetemiz Genel Yayın Yönetmeni Nezir Güneş ile biraraya gelen Eğitim-Bir-Sen Mardin Şube başkanı Eyyüp Değer, kendisine Eğitim-Bir-Sen tarafından hazırlanan Eğitim Raporunu takdim etti. Gündemde yer alan konularla ilgili görüşlerini açıklayan Değer, Milli Eğitim Bakanlığının son günlerde tartışılmaya açılan konuları eleştirerek “668 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile uygulanmaya başlanan sözleşmeli öğretmenlik istihdamı, mülakat değerlendirmesi yüzünden daha önce dikkat çektiğimiz ve yetkilileri uyardığımız boyutlarıyla tartışmaya açıldı. Geçmişte denenmiş, sonuçları görülmüş ve sürdürülebilirliği olmadığı için vazgeçilmiş sözleşmeli öğretmenlik istihdamının tekrar hayata geçirilmesinin büyük sıkıntıları beraberinde getireceğini daha önce defaatle ifade etmiştik."dedi.

HER ZAMAN KARŞI OLDUK
Uygulamaya konulduğu tarihten kaldırıldığı tarihe kadar, her zaman sözleşmeli öğretmenliğin karşısında olduklarını anlatan Değer, "Basın açıklamalarımızla, imza kampanyalarımızla sakıncalarına işaret ettiğimiz, yetkililerle yaptığımız her görüşmede gündeme getirdiğimiz sözleşmeli öğretmenlik uygulaması, denenmiş, sıkıntıları görülmüş bir uygulamadır. Standardı tartışmalı çoklu komisyonlarca yapılan böyle bir istihdamın öğretmen olanların sevincinin değil, olamayan çoğunluğun haykırışının daha çok ses getireceği, adaletin tesisinin zor olacağı bu uygulamaya karşı durmaya devam edeceğimizi tekrar ifade ediyoruz.”diye konuştu.

BU UYGULAMALAR ŞEVK KIRAN CEBRİ BİR DÜZEN
Tüm bu saiklere rağmen sözleşmeli öğretmenliği yeniden hayata geçirmek, geçmişten ders almamak, eğitim-öğretim hayatına olumsuz yansımalarını görmemek ve kestirememek, yer değiştirme başta olmak üzere, özlük haklarına ilişkin mahkeme kararlarını dikkate almamak, yürütülmesi zor, umulan hedefe erişmenin neredeyse imkânsız olduğu, şevk kıran cebri bir düzeni yeniden kurmak olduğuna dikkat çeken Değer konuşmasını şu şekilde sürdürdü:
"Sosyo-ekonomik açıdan yeterince gelişememiş bölgemizde öğretmenlerin kalıcı istihdamlarını sağlamanın yolu mahkemelerden dönecek cebri tedbirler değil, cezbedici teşviklerdir. Bu yöndeki tespitimizi aynen ve yeniden deklare ediyoruz. Tek başına sözleşmeli öğretmenlik uygulaması çok ciddi bir problem iken, atanacak öğretmen seçiminin mülakatla yapılması, yapılan mülakatlar çerçevesinde adayların kazanma ya da kaybetme nedeninin objektif bir şekilde izah edilememesi, yıllarca emek vererek okumuş ve birçok yazılı sınavdan geçmiş öğretmen adaylarının farklı komisyonlarca bir kaç dakikalık mülakatla elenmesi adalet duygusunun zedelenmesine neden olmaktadır.Yeni personel alımı tercihinde, mülakat uygulaması yerine daha adil, önce hakkaniyet, sonra ehliyet ve liyakat ölçülerine göre istihdamı yeniden düşünmelidir. Milli Eğitim Bakanlığı, maşeri vicdanı yaralayan, hakkaniyet ölçütleri her hâlükârda tartışmaya açık olacak olan sözleşmeli öğretmenlik istihdamı uygulamasından da, bunun yolu olan mülakatla öğretmen alımından da bir an önce vazgeçmelidir."
Mardin Eğitim-Bir-Sen olarak, bir defa daha Bakanlığı, ileride geri adım atmak durumunda kalacağı bu hatalı uygulamadan vazgeçmeye davet eden Değer, "Öğretmeni teşvik ile şevklendirecek, istihdam olarak kalıcılığı sağlayacak; adilliği tartışma konusu yapılmayacak, uygulama açısından süreklilik arz edecek yöntemleri benimsemeye davet ediyoruz.”dedi.

TOPTANCI BİR ZİHNİYETLE AÇIĞA ALMAK YANLIŞ
Gazetemiz Genel Yayın Yönetmeni Nezir Güneş de Mardin'deki eğitim sisteminin Türkiye ortalamasına göre çok geride hatta son sıralarda olduğunu hatırlatarak bunun sendika- Milli Eğitim, öğretmen-veli işbirliği ve seferberliği ile en kısa zamanda düzlüğe çıkarılması için bir çalışmanın yapılması gerektiğini ifade etti. 
           Açığa alınan öğretmenler konusuna da toptancı bir zihniyetle yaklaşılmasının sakat bir anlayış olduğunu belirten Güneş, "Öğretmenlerin açığa alınması ve ihraç edilmesi sürecinde Eğitim-öğretim hizmetlerinin aksamadan yürütülmesi için öğrencileri öğretmensiz bırakmayacak tedbirlerin hızlı bir şekilde alınması gerekmektedir. Tek bir insanın bile mağdur olması suçun ve suçlunun cezalandırılması sürecini sekteye uğratacak ve kamu vicdanını yaralayacaktır."dedi.