Uygulamaya konulduğu tarihten kaldırıldığı tarihe kadar, her zaman sözleşmeli öğretmenliğin karşısında olduklarını anlatan Değer, "Basın açıklamalarımızla, imza kampanyalarımızla sakıncalarına işaret ettiğimiz, yetkililerle yaptığımız her görüşmede gündeme getirdiğimiz sözleşmeli öğretmenlik uygulaması, denenmiş, sıkıntıları görülmüş bir uygulamadır. Standardı tartışmalı çoklu komisyonlarca yapılan böyle bir istihdamın öğretmen olanların sevincinin değil, olamayan çoğunluğun haykırışının daha çok ses getireceği, adaletin tesisinin zor olacağı bu uygulamaya karşı durmaya devam edeceğimizi tekrar ifade ediyoruz.”diye konuştu.
Tüm bu saiklere rağmen sözleşmeli öğretmenliği yeniden hayata geçirmek, geçmişten ders almamak, eğitim-öğretim hayatına olumsuz yansımalarını görmemek ve kestirememek, yer değiştirme başta olmak üzere, özlük haklarına ilişkin mahkeme kararlarını dikkate almamak, yürütülmesi zor, umulan hedefe erişmenin neredeyse imkânsız olduğu, şevk kıran cebri bir düzeni yeniden kurmak olduğuna dikkat çeken Değer konuşmasını şu şekilde sürdürdü:
"Sosyo-ekonomik açıdan yeterince gelişememiş bölgemizde öğretmenlerin kalıcı istihdamlarını sağlamanın yolu mahkemelerden dönecek cebri tedbirler değil, cezbedici teşviklerdir. Bu yöndeki tespitimizi aynen ve yeniden deklare ediyoruz. Tek başına sözleşmeli öğretmenlik uygulaması çok ciddi bir problem iken, atanacak öğretmen seçiminin mülakatla yapılması, yapılan mülakatlar çerçevesinde adayların kazanma ya da kaybetme nedeninin objektif bir şekilde izah edilememesi, yıllarca emek vererek okumuş ve birçok yazılı sınavdan geçmiş öğretmen adaylarının farklı komisyonlarca bir kaç dakikalık mülakatla elenmesi adalet duygusunun zedelenmesine neden olmaktadır.Yeni personel alımı tercihinde, mülakat uygulaması yerine daha adil, önce hakkaniyet, sonra ehliyet ve liyakat ölçülerine göre istihdamı yeniden düşünmelidir. Milli Eğitim Bakanlığı, maşeri vicdanı yaralayan, hakkaniyet ölçütleri her hâlükârda tartışmaya açık olacak olan sözleşmeli öğretmenlik istihdamı uygulamasından da, bunun yolu olan mülakatla öğretmen alımından da bir an önce vazgeçmelidir."
Gazetemiz Genel Yayın Yönetmeni Nezir Güneş de Mardin'deki eğitim sisteminin Türkiye ortalamasına göre çok geride hatta son sıralarda olduğunu hatırlatarak bunun sendika- Milli Eğitim, öğretmen-veli işbirliği ve seferberliği ile en kısa zamanda düzlüğe çıkarılması için bir çalışmanın yapılması gerektiğini ifade etti.
Yorumlar
0 yorum