Vakfın Konferans Salonu’nda samimi bir ortamda düzenlenen, İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şinasi Gündüz’ün sunduğu konferansa Ensar Vakfı Başkanı Zeynel Tepe, Memur-Sen İl Başkanı Mustafa Aydın, AK Parti eski il başkanı Şeyhmus Dincel, Fuat Yağcı İmamı Hasan Yenigün, Yeşilay Derneği Temsilcisi Lütfü Günlüoğlu, SHYÇK Müdürü Mehmet Akan ve vatandaşlar katıldı.
Konferansına küreselleşme kavramı ve getirdiği sorunları açıklayarak başlayan Prof. Dr. Şinasi Gündüz, dünyada meydana gelen olayların, özellikle Müslümanları ilgilendirdiğini dikkat çekti.
DÜNYA KÜÇÜK BİR KÖY
Gündüz, Küreselleşmenin bir sosyologun ifadesiyle, “Dünyada vuku bulan bu sorunlar lokal gibi görünse de etkisini küresel anlamda hepimizi içerisine alacak şekilde bağladığını biliyoruz. Küreselleşme dünyanın adeta küçük bir köyü andırmasıdır. Başka bir sosyologda küreselleşmeyi dünyanın her anlamda daralması olarak tanımlamaktadır.”dedi.
Gündüz, İslam tarihindeki çok kültürlülüğün toplumsal yapısını tarihsel örneklerle vererek sözlerine şunları söyledi:
“Bu dünyada sadece bizler yaşamıyoruz. Çok farklı inanç ve kültürlere sahip insanlar ve toplumlar bulunmaktadır. Bunların farkında olarak yaşamalıyız. İkincisi, farklı görülen bu unsurlara yönelik bir anlama ve tanımanın esas olduğunu görmemiz gerekmektedir. İslam tecrübesinin öngördüğü anlama ve tanıma çabası, oryantalist tanımlamadan farklıdır. Üçüncü olarak da ortak aklın üretimine yönelik medeniyet inşasıdır. Farklılıkların medeniyet inşasında temel bir zenginlik olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Biz bunlara dayalı bir söylem geliştirdiğimiz zaman bu çerçevede modern dünyaya, sadece Müslümanlara değil, tüm insanlığa sunacağımız çok şeyimiz olur.
İçinde yaşadığımız dünyada çok farklı bir takım sorunlarla insanlık olarak baş etmeye çalışıyoruz. Bunlardan özellikle yakın çevremizde cereyan eden siyasal ve sosyal hadiseler ve bunların ürettiği kaos durumu, çatışma, işgaller, savaşlar bir takım toplumsal hareketler ve bunların yol açtığı çeşitli sorunlar ve fırsat eşitsizliğine dayalı problemler, ahlaki sorunlar, inanç zaafları, ırkçılık gibi hepimizi meşgul eden meseleler olarak dikkati çekmektedir.”
Dünyada son dönemde İslam dinine büyük bir teveccühün yakınlaşmanın olduğun dikkat çeken Gündüz, 11 Eylül sonrasında Batı’nın İslam dinine karşı top yekün bir mücadele başlattıysa da Batı insanının İslam dinine daha yakınlaştığını ifade etti.

İSLAMI PARÇALAMAK İSTİYORLAR
Dünyadaki bütün istatistiki verilere göre her zaman ve her yerde büyüyen tek dinin İslam olduğunu anlatan Gündüz, “İslam bugün Avrupa ülkelerinde ikinci büyük din konumunda. Avrupa nüfusunun Fransa’da % 10, İngiltere’de % 6 Almanya’da % 5’ini Müslümanlar oluşturuyor. Bugün artık bu ülkelerde kendi değerlerine yakın bir İslam anlayışını oluşturmak için kendi ülkelerinde ilahiyat fakültelerini kuruyorlar. Dünyadaki ılımlı Müslümanlık anlayışı ile birlikte İslam Ümmeti, İslam Medeniyeti yerine Hıristiyanlardaki Ermeni Kilisesi, Yunan Kilisesi gibi Müslüman ülkelerde de Türk İslami, Arap İslami, Fars İslami akımını başlatmak istiyorlar. Bunu Amerika’da zenciler arasında yapmak istediler ama başaramadılar. Hatta dünyaca ünlü Malcom X’de bu akım sayesinde İslam’la tanışmış ve daha sonra kutsal toprakları ziyaret etmesi ile gerçek İslamı bulmuştu. Hz. Peygamber gibi bir önderi tanıdığımız bildiğimiz müddetçe İslam’a yönelik bütün bu projeler mutlaka yok olmaya mahkumdur. Ancak bunlara yönelik biz Müslümanların kendimize yönelik sorgulamayı yapmalıyız. Batı bize karşı bu kadar proje hazırlarken biz Müslümanlar ne yapıyoruz. Türkiye’de mesela Mardin’de yaşayan biz Müslümanlar olarak Avrupa’nın bize karşı uygulamaya geçirdiği oyunlara projelere karşı bir tedbirimiz bir alternatifimiz var mı? Mesela Aile yapımızı bozdular peki bunu iyileştirmek için biz ne yaptık? Toplumdaki bencilliği, egoizmi, ahlaki sıkıntıları, inanç sıkıntıları, yapancı düşmanlığı, ırkçılık, ekonomik sıkıntıları gidermek için bizim de onlara söyleyecek bir sözümüz var mı? Ciddi anlamdaki bu sorunlara karşı söyleyecek sözümüz kendi yaşantımızla onlara örnek olabilir miyiz? Kendi kendimize bunu sormalıyız.”şeklinde konuştu.

“ÇOCUKLARI MÜNAFIKÇA YETİŞTİRMEYELİM”
Gündüz, konuşmasında çocuk
eğitimi üzerinde de durarak dinleyicilere çocuklarını yetiştirme tarzına dikkat
etmelerini istedi. Çocukları yalana teşvik edecek hal ve hareketlerden
kaçınmalarını isteyen Gündüz, bundan kaçınılmadığı sürece çocukların bir ikilem
içinde büyüyeceğini ve münafıkça hareketlerin onun bilinç altına yerleşeceği
uyarısında bulundu. 

Yorumlar
1 yorumkeşke benim de haberim olsaydı da katılsaydım bu güzel sohbete<br>şinasi hocam sizleri mardinde görmek ne güzel bir duygu...