Memur-Sen İl binasında bir basın açıklaması düzenleyen Diyanet-Sen Mardin Şube Başkanı Abdulkadir Kurtuluş’un açıklamasına Memur-Sen il başkanı Eyyüp Değer başta olmak üzere Memur-Sen Konfederasyonuna üye sendika başkanları da tarafından da destek verildi.
Açıklamasında 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle Taksim'de bir araya gelen kadın gruplar yürüyüş düzenledikleri esnada yatsı ezanının okunmasını ıslıkları ile protesto etmesini densizlik olarak niteleyen Kurtuluş, “Bin yıldan uzun süredir İslam’ın bayraktarlığını yapan bir ülkede ezan sesini protesto etme cüretini göstermek ülke insanımıza ve tüm dünya Müslümanlarına yapılmış bir saygısızlıktır. Ezan sesi üzerinden yapılan bu tahammülsüzlük kesinlikle kabul edilemez. Halkı provoke etme amaçlı bu protestoyu gerçekleştirenler derhal büyük çoğunluğu Müslüman olan Türkiye halkından ve tüm dünya Müslümanlarından özür dilemeli haklarında halkı kin ve düşmanlığa sevk etmekten gerekli yasal işlemler başlatılmalıdır.”dedi.
Açıklamasında bölgedeki hoşgörü ortamına dikkat çeken Kurtuluş, şunları söyledi:
“Selçuklu, Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte yüzyıllar boyunca bir çok inanç ve kültüre sahip insanlarla birlikte kardeşçe yaşamayı başarmış, diğer inanç sahiplerine saygıda kusur etmemiş bir halkın bu gün kendi ülkesinde ezanına tahammül edilememesi üstelik de bu tahammülsüzlüğün protesto ile gösterile bilmesi bizlerinde tahammül sınırlarını zorlamaktadır. Ezanımıza yapılan saygısızlığa seyirci kalmayacağız. İslami değerlerimize saldırı halinde olan, insanlar arasında kin ve düşmanlığı alenen tahrik etme ve kamu barışını bozma amacıyla yapılan bu protestoyu inanç özgürlüğü çerçevesinde değerlendirmemiz mümkün değildir.Türkiye her dinden-inançtan insanların yaşadığı geniş bir mozaiktir. Saygı ve kardeşlik düsturuyla hareket ederken, toplumu kutuplaşmaya götüren bu tür girişimler özellikle son zamanlarda İslam ve Müslümanlar üzerine oynanan oyunlar da göz önünde bulundurduğumuzda, maalesef bu olayın tamamen bilinçli ve kurgulanmış bir durum olduğunu müşahade ediyor ve kesinlikle olayı sonuna kadar takip edeceğimizin bilinmesini istiyoruz.”
“Birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyduğumuz şu günlerde Müslümanları namaza çağıran evrensel mesaj ezan sesini protesto etmek toplumumuzdaki kardeşlik duygularını yıkmaya yönelik birlik ve beraberliğimizin çimentosu dinimiz ve ezanımız üzerinden ayrılık tohumları ekmeye çalışmaktır.”diyen Kurtuluş, “Aziz milletimiz bu tür oyunları gayet iyi bilmektedir. Kimse bu oyunlara prim vermemeli sağduyu ile hareket etmeye devam etmelidir. Kimi zaman tahrik, kimi zaman siyasi dengeler nedeniyle gerçekleştirilen bu tür provokatif girişimler karşısında Müslümanları sağduyulu davranmaya, tepkilerini hukuk ve İslam geleneğinin bizlere öğrettiği naiflik ölçülerinde göstermeye davet ediyorum. Diyanet-Sen olarak hukuk çerçevesinde 85 Bin üyemizle bu olayın takipçisi olacağımızdan kimsenin kuşkusu olmasın.”ifadelerini kullandı.
Yorumlar
4 yorumDün birileri de Ak Parti mitinglerinde ezan okunurken yüksek sesle dombra çalanların görüntülerini yayımladılar. Bu yandaş sendikacılar Ak Partililerin ezana saygısızlığını niye protesto etmemişlerdi acaba!?
Bunlar Kabataş yalanlarında da böyle yapmışlardı. Sonra özür falan dilemediler. Günahlarıyla birlikte kaldılar.
Bir eylem var. Gürültü patırtı yüksek. O arada ezanı duyacak kimse yok. Ama bu güruh memur çıkıp o eylemlerin ezana karşı yapıldığı yalanını uydurarak sözüm ona siyaset yapıyorlar. Ayıptır. Günahtır. Sağduyulu olalım.
Ayet-i kerimede de, “Ey iman edenler! Sizden hiçbir topluluk bir başka toplulukla alay etmesin. Ne mâlum? Belki alay edilenler edenlerden daha hayırlıdır. Kadınlar da başka kadınlarla alay etmesinler. Belki de alay edilenler edenlerden daha hayırlıdır. Birbirinizi, (daha doğrusu kendilerinizi) karalamayın. Birbirinize kötü lâkaplar takmayın. İman ettikten sonra insanın adının kötüye çıkması, fâsık damgası yemesi ne fena bir şeydir! Kim tevbe etmezse, işte onlar zalimlerin ta kendileridir.” (Hucûrat, 49/11) buyurmuştur. Bizim anlayışımız bu iken, karşı tarafın da inaçlarımıza saygılı olmasını beklemek hakkımızdır.