FETÖ mağduru avukatlardan suç duyurusu
FETÖ mağduru avukatlardan Muhlis Alkan ile Yılmaz Fidan, Kızıltepe’de görev yapan eski Başsavcı Ramazan Esen ile Savcı Mesut Sarıkaya hakkında suç duyurusunda bulundular.
“FETÖ’cü savcıların biri cezaevinde biri firarda”
Konu ile ilgili açıklama yapan Av. Muhlis Alkan, şunları söyledi: “Şikâyetçi olduğumuz eski Başsavcı Ramazan Esen ve Mesut Sarıkaya şu an FETÖ terör örgütünden meslekten ihraç edildiler. Mesut Sarıkaya tutuklu Ramazan Esen’de yurt dışına kaçmış durumdadır. Bunlarla ilgili savcılığa şikâyetimizin iki tane konusu vardı; biri görevi kötüye kullanma ikincisi de FETÖ terör örgütü ilişkilerinden dolayıdır. Biz buna müdahil de olmayı düşünüyoruz.”
2009’dan beri siyasetin içinde olduğunu söyleyen Alkan, “2009’da Saadet Partisi’nden sonra AK Partiye geçtim ve o tarihten beri AK Parti’nin bütün teşkilat kollarında görev aldım. Özellikle teşkilatın ve milletvekillerimizin Adalet Bakanlığına bağlı adliye saraylarındaki temsilciliğini yapıyorduk. Bu süreç içerisinde adliyedeki konumuz çok iyiydi ta ki Ramazan Esen Başsavcının ve Mesut Savcının gelmesinden itibaren, sonra bu durum değişti.” dedi.
FETÖ’cü savcıların icra müdürlüğü ile ilgili yapılan bir soruşturmada kendilerini yalan, baskı ve şantajlarla dosyaya dâhil ettiklerini belirten Alkan, açıklamasını şu şekilde sürdürdü:
“Kendileri geldikten sonra adliyedeki o huzur ortamı bozuldu. Kâtiplerin, personelin, avukatların sıkıntıları oldu. Hatta bir kısım hâkim ve savcı kendilerinden şikâyetçiydi. O huzur ortamını bozacak her şeyi yaptılar. Kendisine bu sıkıntıyı defalarca dile getirdim. Çünkü hem bu işin avukat kısmını temsil ediyordum hem de AK Parti’yi siyasi olarak temsil ediyordum. Özellikle bu konuda bir tavır alındığını düşünüyorum. Daha sonra icra müdürlüğü ile ilgili yapılan bir soruşturmada benim ve otağımın dâhil edildiğini görünce ben bunun tam kanaatine vardım. Hiç yoktan ve çeşitli yalanlarla, baskılarla, şantajlarla bizi dosyaya dâhil ettiler. Bizim hakkımızda dava açma yoluna kadar gittiler. Amaçları bizi kötülemek ve bu işi AK Parti’ye kadar götürebilmekti.”
“Adliyedeki herkesi usulsüz dinlemeye başladılar”
Hâkim ve savcılar dâhil herkesin hukuksuz bir şekilde dinlendiğini dile getiren Alkan, “Özellikle Mesut Sarıkaya’nın soruşturmasını yaptığı icra müdürlüğü dosyasında adliye ortamında herkesin bir şekilde dinlendiği söz konusu oldu. Tüm kâtipler, mübaşirler ve hatta açıkçası hâkim ve savcılar ‘biz dinleniyoruz’ dediler. Ramazan Esen başsavcı ile birlikte bir de Mesut Sarıkaya’nın bu şekilde ortak hareket ettiği söylendi. Biz avukatlar dinleniyoruz-dinlenmiyoruz endişesi içerisinde kaldık. Biz dinlemelerle ilgili kararın da usulsüz alındığını biliyoruz. Bunu da dile getirdik ve takipçisi olacağız.” dedi.
Kaynak: Mardin Life
Yorumlar
14 yorumMardinden güzel haberler geliyor. Mardin temizleniyor yani Türkiye temizleniyor. Demek ki neymiş? Baskılara ve iftiralara rağmen deliler yaza yaza anlata anlata milletin gözünü açabiliyor yenilenen devletimizin vatandaşını duyması sağlanabiliyormuş. Birileri sağlam yazar, aptal cahiller boşa giden söz sarfeder. Mardin'de ve diğer illerde suçlular boşuna yazanların ve anlatanların üzerine bunca baskı kurup, işlerinden atmadı, karalamadı, iftira atmadı ve deli demedi. Kimin deli kimin yalancı olduğunu her geçen Mardin ve Türkiye öğreniyor. Deliler yerinden izleyip tespit ediyor ve güvercinlerin kanatlarına takarak uçuruyor. Yaşasın öyle deliler.
_Mardin life yorumumda kesme biçme yama yapmışsınız. İyi niyetli olduğunu düşünüyorum. Açıklama rica ediyorum.
Tabi tabi kimse yazmamalı. Gerçekleri yazıp anlatmamalı. Hep korkmalı ve suçluların pozisyonlarından nemalanmalı. Bırakalım vatanı satan hain ve soyguncu lobisi vatansever vatandaşlarımızı yutsun. yalana ve iftiraya dayalı karalama kampanyalarıyla gerçeklerin üstünü kapasınlar ve saltanatlarına devam etsinler. Ülke ve masumun mağdurun hak hukuğu neden mesele olsın değilmi. Bazıları herkesi kendileri gibi parayla, işle ve makamla satın alınacak haysiyetsiz korkak kuklalar sanıyor galiba. Yoluna kendi canlarını adayacak vatan sevgisi olmayanlar boşa umutlanmasın. Bazıları ölmeyi göze alır ama gerçekleri anlatmayı ve vatan mücadelesinden vazgeçmez.
Benim şahsi kanaatim kafası çalışan herkesin Mardin'de kimin gerçek işini yapıp yapmadığını kimin hırsız kimin yolsuz kimin namuslu kimin namussuz kimin fetöcü ve pkkci olup olmadığını bildiği. İçimizdeki yerli ve yabancı hainleri de az çok biliyoruz. Bilenlerin hala bile bile onları korumaya ve ortaklık yapmaya devam etmesi bir avuçluk büyük şehirde göze kolaylıkla batıyor. Koruyanları koruyanlar da göze fazlasıyla batıyor. Herkes şikayetinin ve ihbarının takipçisi. Kimse ne suçunun üzerini sonsuza kadar örtebilir ne de güneşi balçıkla sıvayabilir. Arkalarındaki o yerli ve yabancı iğrenç terör örgütü ve hain güçler ne kadar kuvvetli olursa olsun. İster charles ister fethullah ister abd küçükelçileri ister şişman alman gelip gitsin artık kurtuluşları yok. Maskeler düşmüş durumda. Öyle devletin kaynaklarıyla ve başkalarının fikir ve emeği üzerinden abuk sabuk şov fırtınası yağdırarak şehrin önemli kişilerinin yanına ailecek sokulup fotoğraf çektirerek de başarılı ve saygın insan olunmuyor. Suçlardan arınılmıyor. Başardıkları tek şey bakın bizi kimler destekliyor şovuyla o insanları ve kurumları da zan altında bırakmak. Topu topu aptalların bilgisizlerin ve makam manyaklarının gözü boyanabilir ve kandırılabilir. kalite sertifikası işin ehli kaliteli olanlar tarafından verilmedikten sonra sonra gerisi nafile. Ülkenin hapishaneleri zaten sahte uyduruk kıytırık ödül ve diplomalarla bomboş zeminler üzerinde yükselen hırsızlara ve hainlere yetmez hale gelmiş. Keçileri yokedip Abdurrahman Çelebi rolü yapanların sonunu tarih bize gösterip duruyor. Masum olmayan kimsenin kaçışı yok. Hele de bu dönemde.
Düşünme, yazma ve eleştiri yapma özürlü bir toplumda gösterilen geleneksel bir tepki örneği. Bu kadar da olmaz. İnsanda göz var izan var. Mürebbiyelik nasihatları verirken kendisi gerçek adını kullanmayan Kamil hayli rahatsız olmuş FETÖcü 1 trol olabilir. Çelişkili ruh hali ve cümleleriyle dikkatleri konudan uzaklaştırmaya çalışıyor. Bunu yaparken kendilerine düşman gördükleri her kimse malum cenahın klasik taktiğiyle onu hedefe koyup iftira atıyor ve ithamda bulunuyor. İspatı kolay bir suç işliyor yani. Gerçeklerin üstünü kapatmak için doğru söyleyenleri anında psikolojik hasta olarak yaftalama ve ötekileştirme, zan altında bırakma, mahkemelerden bir şey çıkmadı lagalugasıyla aklanma çabası. Daha dün Mardin adliyesinde Mardin Artuklu Üniversitesi'nin nitelikli yolsuzluk duruşması yapıldı. Daha önce Rektör Serdar Bedii Omay ve genel sekreterleri nitelikli yolsuzluktan ihraç edildi, ortakları hapis yattı. Rektör yardımcıları, dekanları, genel sekreterleri, hukuk müşavirleri, bazı memurları şimdi FETÖden tutuklu ve memurluktan atıldı. Ben uydurmuyorum. Basın ve Valilik açıklıyor. Üniversitenin FETÖcü ve PKKci ajan misyonerleri basında sıksık gündeme gelince bir kısmı işten çıkartıldı. MİT tarafından tescillilerdi. Yıllardır tarihi kalıntıları ve doğası talan ve tahrip edilen kadim şehir Mardin'in Müze müdürü tehdit ve hakaretten adli ve idari cezalar aldı. Yardımcısı arkeolog darpten adli ceza aldı. PKK-KCK operasyonlarında ele ölü veya canlı geçirilen teröristler arasında bu üniversitenin militan gibi yetiştirilen öğrencileri ve müzenin personeli de çıktı. Üniversite ve müze denilen iki kurumda daha ne rezalet olsun? Referans olduğunuz bu üniversite ve müze hakkında yapılan şikayetlere madem bu kadar hakimsiniz o halde kaybettikleri mahkemelerin kararlarını paylaşmaktan korkmamalısınız. Kamil olmayan Kamil üniversite ve müze tarafından mağdur edilen ve bu kurumları mahkemeye veren haklarında psikolojik hasta, deli etiketi yapıştırdıkları kişilerin sayısını biliyorsunuz değilmi? Üniversitedeki iletişimci, sağlıkçı, tarihçi, sanat tarihçi, arkeolog kadın ve erkek hocalar, öğrenciler, işçiler, memurlar, genel sekreterlik ve rektörlük çalışanları, haklı olarak adliye ve emniyet arasında mekik dokuyan ticaret yapan o üç kadın, mğzr öüdürünğn kameralar önünde yumruklayıp havaya kaldırdığı adam, sözde organik sabun atölyesinde gözleri kör olanların öfkeli yakınları, sit alanlarındaki köy muhtarları, müzenin içindeyken müdürle husumeti olan üniversite bağlantılı, çıkar çatışmasına düşmüş ya da müdürün ve eşinin mobingine uğrayıp sürgün edilmiş olan eski veya mevcut personeli, işlerine gelmediği için haberleri sansürlettirilmeye, gazeteleri kapattırılmaya çalışılan ve şikayet edilen basın yayın mensupları, arsa ve bina sahipleri.... Kimin arkasında durduğunuza ve birilerini kasıtlı olarak hedef kıldığınıza dikkat edin... Akıl, vicdan ve iz'an ekseninde durun. Selametle.
Turizm otelciliktenmi muğladanmı yukarıdaki çiçekli bahçedenmi makam koltuğundanmıyazıyorsunuz
Şu mardinlife sayfasını kendine yurt edinip, alakalı alakasız her haberin altına üniversitedeki akademisyenlerle ilgili ve Mardin müzesi ile ilgili ithamlarda - iftiralarda bulunan sayın hocam; Madem bu kadar eminsiniz, kanıtlarınız var verirsiniz yargıya (ki vermişsiniz bildiğim kadarıyla, hiçbir şey çıkmamış) sonucunu beklersiniz. Kişisel mağduriyetleriniz ve psikolojik sıkıntılarınız yüzünden bütün bir üniversiteyi itham altında bırakmanız doğru değil. Madem o kadar mertsiniz, en doğru, en dürüst sizsiniz buyrun açık isminizi kullanarak ve itham edeceğiniz insanların isimlerini vererek yorumlarınızı yazın. Böyle herkesi töhmet altında bırakıp saçma sapan yorumlarla ancak ve ancak egonuzu tatmin edersiniz. Yazık, hakikaten vaktinize yazık malum hocam. Zaten itham ettiğiniz isim ve kurumlardan (Üniversite, Müze) dolayı artık herkes kim olduğunuzu biliyor. Yazık hakikaten yazık. Burada yazdığınız zamana yazık. Selametle.
Sizce masum oldukları için mi odasındaki iki kapının ve çelik dolaplarının kilitlerini kırma riskini göze aldılar? Yoksa bu onlar için sıksık yapılan basit rutin bir işmiydi?<br>Dolaplarda ve odada ne arıyorlardı? Ne bıraktılar? Sonra ne tezgahladılar? Hangi evraklar kaçırıldı? Mesela....<br>Dolaplarda tutulan belgeler arasında kendisine baskıyla imzalattırılmaya çalışılan birincil derece yolsuzluk kanıtı olan zimmet ve faturaları kim çaldı? İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığı'nın Arkeoloji Bölümü'ne alınmış gibi gösterdiği ve kendisine teslim almış gibi imzalatmaya çalıştırdıklarının arasında bir hilti bile varken onları masum göstermek için nasıl bir gerekçe üretebilirsiniz? En kolayı zor deli kadın iftirası olurdu değil mi?<br><br> Kampüsteki sit alanının prosedür dışı işleri için müze ve üniversite arasındaki yazışmaları yoketmek kimin işine gelirdi?<br><br>Dolaplardan araştıma görevlilerinin el yazılı notlarını içeren orijinal intihalli yazılarını neden aldılar?<br><br>O araştırma görevlilerinin faaliyet raporlarında ve sözleşmelerinin üzerinde evrakta sahtecilik yapanlar neden dolaptan orjinallerin kopyasını çaldı? Şimdi üniversitede kimler yolsuzluktan, evrakta sahtecilikten ve FETÖ'den tutuklu? Kimler yargılanıyor?<br>Kilitlerin zorlanarak kırıldığını belirten güvenlik ve uzman tespit raporuna rağmen neden şimdi FETÖ ve yolsuzluktan hapiste olan FETÖnün üniversite imamı Cengiz Aydın, yolsuzluktan ihraç edilmiş olan rektör Serdar Bedii Omay ve FETÖ ve yolsuzluktan hapiste olan Dekan Rektör Yardımcısı Mustafa Oflaz üniversite içindeki bu gasp, iş yerine tecavüz ve hırsızlık için soruştırma başlatmadı?<br>Sayıştay danıştay savcılık göreve...
Hayli huzursuz olmuş ve suçluları aklamaya çalışır gibi görünen size bazı gerçekleri hatırlatmak lazım. Belli ki basında sadece silmek istediklerinizi okuyorsunuz. Karalayarak ithamda ve iftirada bulunduğunuz deli dediğiniz o kişi veya kişilerin başlattığı soruşturmalar ve mücadeleleri sonucunda bugün Mardin Artuklu Üniversitesi'nde ve dışarıdaki bazı kurumlarda çok sayıda personelin (Rektör, rektör yardımcıları, genel sekreterler ve yardımcıları, akademisyenler, memurlar, işçiler, müzecilerin, bakanlık çalışanlarının vs.)<br><br>- FETÖ soruşturmaları kapsamında tutuklandığını ve ihraç edildiğini<br>-ajanlık ve misyonerlik yapan bazı sözde akademisyenlerşn MİT raporuyla işten çıkartıldığını<br>- Tehdit, hakaret ve darp etmekten ceza aldığını <br>-Aşağıdaki savcılık açıklamasıyla tutuklu, ihraç ve devam eden davada şüpheli olarak yargılandıklarını hatırlatırım. Yasal ve etik nedenlerden tek tek isim vermem mümkün değil. Sözlerinizden yargıya taşınmış şikayetlere bir şekişde erişiminiz olduğu da anlaşılıyor. O halde satır ve sayfa atlamadan, kafanızın iyi çalıştığı saatlerde tekrar okuyun.<br><br>"Mardin Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Özel imzası ile yayınlanan açıklamada, Mardin Artuklu Üniversitesi'nde iddia olunan "Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, örgüte üye olmak, örgüt kapsamında ihaleye fesat karıştırmak, kamu kurumu aleyhine nitelikli dolandırıcılık, 4734 sayılı kamu ihale kanununa muhalefet, denetim görevinin ihmali, zimmet, rüşvet almak- rüşvet vermek, gizli bilgilerin açıklanması" suçlarından Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2012/6235 soruşturma numarası üzerinden yürütülen soruşturma kapsamında Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilen talimatla ....." <br>NOKTA!!!
Kamil Bey yukarıda ki yorumu yazarken müze müdürünün üç davadan bir çalışanının da bir davadan ceza aldığını ayrıca üniversiteden de yanlış hatırlamıyorsam aralarında eski dekan ve yeni dekanlarında bulunduğu dokuz akademisyenin memuriyetten ihraç edildiğini toz kondurmadığınız bu kurumlar hakkındaki gerçekleri niye yazmıyorsunuz. Alınmamış ödüllerin alınmış gibi sipariş üzerine alınan ödüller gibi. Müzecilikten daha çok belediyecilik yapan öte tarafta yeni şehirde üstüne bina dikilen ve sit alanı olması gereken yerlerin tahribatına nasıl göz yumduğu gibi. Keşke malum hocayı eleştirmek yerine acımasızca saldırmak yerine Mardin için mardinliler için ülke için yapmak istediklerine kulak kabartsaydınız. Gerçi bu duyarsızlık ile çok zor ama dediğiniz gibi selametle.
Korunan sadece üniversitedekiler değil. Belediyeler, valilik, adliyeler, askeriye, baro, emniyet,vakıflar, dernekler,Mardin müzesi, başta kızıltepe kaymakamlığı ve diğerleri, STKlar, basın yayın. İçleri FETÖ ve PKK üyesi ve destekçisi dolu. Nerede rant orada FETÖ ve PKK.
Validen ve rektörden açıklama talep ediyorum. Her gün çeşitli üniversitelerde FETÖcü akademisyen ve memur ihraçları haberlerini okurken FETÖ ve PKK üssü olan Mardin Artuklu Üniversitesi'nde hala örgüt üyelerine dokunulmamasının sebebi nedir? Birileri tarafından korunduklarına artık şüphe yok. O üniversitenin kaç terör örgüt üyesini mezun ettiği veya akademik ünvan ve para sahibi yapıp yurt içi ve dışındaki üslerine ve karargahlarına postaladığı biliniyor. Telefonlarında şimdi haberlerde manşet manşet anlatılan o programlardan yüklenen araştırma görevlileri ve yerli yabancı akademisyenlerin zombi Feto'nun hısım ve akrabaları, Aponun, PKK'nın CIA'in, MOSSAD'ın, MI6'in uşakları olduğunu ispatlayan daha kaç belgeye ve bilgiye ihtiyaç var? Daha kaç yerli yabancı ajanın ve hainin Wikileaks'teki raporlarını ve gazete manşetlerinde isimlerini okumamız gerekiyor? Mesela Sanat Tarihi, Arkeoloji, Antropoloji, Mimarlık, Felfese, Sosyoloji, Edebiyat, Tarih, Güzel Sanatlar, Eğitim Bilimleri, Yaşayan Diller Enstitüsü, Süryani Çalışmaları, Yabancı Diller, İlahiyat, Turizm ve Otelcilik bünyesinde kaç tane FETÖcü PKKci Byblockcu Bank Asyacı var kaç tanesi ünvan ve kadro alarak hazır paketler halinde mesela Türkiye'de Hacettepe'ye, Erzurum Atatürk'e, Sivas'a, Çorum Hitit'e, Fatih'e, Abdullah Gül'e, Selahaddin Eyyubi'ye, Fırat'a, Marmara'ya, Boğaziçi'ne, Ege'ye, Dokuz Eylül'e, Gazi'ye, Bilkent'e, İstanbul'a, Ankara DTCF'ne, Batman'a, Çanakkale'ye transfer edildi? BİR FETÖ VE PKK ÜSSÜ OLAN MARDİN ARTUKLU ÜNİVERSİTESİ'NDEKİ TERÖR ÖRGÜTÜ ÜYELERİNİ VE YOLSUZLARI KİM KORUYOR? YETKİLİLER BU VE DİĞER FETÖ PKK BATAĞI KURUMLARDA TEMİZLİK YAPMADIKÇA KENDİLERİ DE ŞAİBE ALTINDA KALMAKTADIR. BİLGİLERİNİZE GEREĞİNİN YAPILMASI İÇİN ARZOLUNUR...
Sizinle beraber olanlar 12 yil ceza aldi.<br>O yediginiz 6 milyon parayida FETÖ yetirtti size.<br>Hem nerden bilecez fetö mağduru olduğunuzu, ya fetöcüyseniz kendiniz böyle perdelemediğiz ne malum,<br>Zamanında fetö okul avukatları olarak taksitlerini icraya vermediniz mi
O yolsuz günleriniz vardı. O yediginiz 6 milyon parayida FETÖ yetirtti size. Sonra Yurtlarına yaptığınız bağışlarla işi büyüttünüz. <br>Hakim savcı lojmanlarına 18 teneke kavurmayı da siz gönderirken fetö iyiydi.<br>Fetö avukatlığı da yaptınız onu da söyleyin.<br>Himmeti az verip açığa düşünce yediğiniz naneler ortaya saçıldı.<br>Ablalarla rekabette cabası tabi.<br>Admin yayınlamazsan savcı amcayabildireceğim.