Mardin'de "KCK" adı altında gerçekleştirilen operasyon kapsamından yargılanan 8'i tutuklu 25 kişinin görülen duruşmasında, 7 kişi tahliye edildi. Tahliye edilenler arasında Mardin il Genel Meclisi Başkanı Nazım Kök de bulunuyor.
Mardin'de 2010 Şubat ayında "KCK" adı altında gerçekleştirilen operasyon kapsamında 8'i tutuklu 25 kişi hakkında açılan davanın 15'inci duruşması Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Savunmaların ardından tutuklu yargılanan Musa Alkan, Ercan Güneş, Ayşe Bozan, Davut Bozan, İrfan Dinç, Nazım Kök ve Abdulkadir Aktaş'ın tahliyesine, Hüseyin Arasan'ın ise tutukluluk halinin devamına karar vermişti.
Tahliyelerine karar verilen tutukluların serbest bırakılması için Bağımsız Mardin Milletvekili ve BDP Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ahmet Türk, BDP Milletvekili Gülser Yıldırım, BDP il Başkanı Reşat Kaymaz, BDP Artuklu Belediye Başkan Adayı Emin Irmak, ilçe başkanları ve belediye başkan adayları 300’e yakın partili cezaevi önünde toplandı.

5 SAAT GECİKMELİ
Tahliye kararlarının cezaevine ulaşmamasının gecikmesi üzerine kalabalık 5 saate yakın cezaevi önünde beklemek zorunda kaldılar.
Cezaevi önünde toplanan kalabalığa bir konuşma yapan Bağımsız Mardin Milletvekili ve BDP Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ahmet Türk, “KCK’dan tutuklu olanlar serbest bırakılması elbette bizi mutlu ediyor. Ama yıllardan beri haksız politikalar sonucunda Kürtleri düşman gören bir mantıkla bugüne kadar binlerce arkadaşımız cezaevlerinde bu arkadaşlarımızın tamamı demokrasi insan haklarını kendi kimliğini ve haklarını savunmuş ama maalesef devletin yargısı resmi ideolojinin etkisinde kalarak demokrasi mücadelesini özgürlük mücadelesini verenleri tutsak almıştır. Umut ediyor ve inanıyorum ki kısa sürede bütün arkadaşlarımız serbest bırakılır bugüne kadar sürdürülen haksız uygulamalara da son verilir. Çünkü artık Türkiye’de hükümette devlette şunu görmeli ki artık Kürtler barış ve özgürlük mücadelesinde asla vazgeçmeyecektir. Zindanlarla tehdit ederek sindirmeye çalışarak ta hiçbir sonuca varmayacaklardır. Burada başından beri sorunların diyaloglar çözülebileceğini inanıyoruz. Farklı fikirlerin düşüncelerin, özgürce tartışılmasını istiyoruz. Eğer böyle bir ortamı yaklarsak inanıyorum ki hem Türkiye’de demokrasi egemen olur, hem halkların kardeşliği gerçekleşmiş olur. Ama yüzyıldan beri sürdürülen baskı sonuçları ise onlar açısında gerçekten zor bir dönemin kapısını aralar.”dedi.

HERKES AKLINI BAŞINA ALSIN
Bu süreçte herkesin aklını başına alması gerektiğini savunan Türk, “Kürt halkların taleplerini, büyük bir hassasiyetle dikkate almalı ve saygı gösterilmelidir. Burada insanlarımız kendi geleceklerini belirleme konusundaki çalışmalarından dolayı tutsaktır ve zindanlardır. Bu politikanın da sonuç vermeyeceği bellidir. Çünkü zaten geçmişte yaşadıklarımız bize çok şey öğretmiş. Geçmişte te aynı işkenceler, zindanlar faili meçhul cinayetler, her türlü yöntem denenmiş ama bütün bu yöntemlerin hiçbirisi ne kalıcı bir barışı getirmiştir, ne de Kürt halkını sindirebilmiş. Umuyorum bundan sonra diyalogla sorunlar çözülür. Demokratik bir geleceğin inşasında daha kararlı bir çözüm arayışı içinde olurlar. İnanıyor ve umut ediyorum ki diğer arkadaşlarmış da kısa bir süre içinde tahliye olurlar asıl o zaman sevincimiz daha da büyür. Arkadaşlarımız çıkıyor ama burukluğumuz devam ediyor. Bunu artık herkesin görmesi gerekiyor.”diye konuştu.

SUÇÜSTÜ YAKALANMIŞLAR
Gazetecilerin sorularını da cevaplayan Türk, şunları söyledi:
“Tabi Türkiye’de birçok denge var. Bir resmi ideoloji var, bu resmi ideoloji yıllardan beri Kürtleri ve Türkiye’yi büyük bir mağduriyete sevk ediyor. Devlet içinde kırımlalar olduğu zaman herkes yine bunun faturasını yine Kürtlerden çıkarmak istiyor. Umut ediyoruz ki demokratik bir devlet çoğulcu, katılımcı, devlet anlayışı egemen olur. Ne paralel devlet ne de resmi Kürtlerin taleplerini karşılayacak düzeyde değil. Demokratik çoğulcu katılımcı anlayışla bu sorunları aşabiliriz. Bütün Türkiye biliyor ki bunlar suçüstü yakalanmış, işte kılıf çekmeye çalışıyorlar. Bir müddet önce Sayın eski İçişleri Bakanı Mardin’e geldiğinde ben aklanmadan Mardin’e gelmem diyor ama nasıl aklanacak? Suçüstü bir durumda yakalanan nasıl aklanır? Bunlarda manevralardır. Ta başından beri söylüyoruz. Siz siyasi düşüncelerinden dolayı insanları yargılıyorsunuz. Fezlekeler düzenliyorsunuz. Ama rüşvet zimmet, yüz kızartıcı suçlardan ise olayı örtbas etmeye çalışıyorsunuz? Bugün Türkiye’nin düzlüğe çıkması temiz bir toplumun oluşması için önce her şeyden önce rüşvetin, yolsuzlukların, haksızlıkların, gerçekten ortadan kaldıracak bir yaklaşım biçim önemlidir. E tabii ki toplum hırsızlığın, rüşvetin yolsuzluğun hesabını soracaktır. Sormalıdır da. Biz bu meseleyi dikkatle izliyoruz. Bu konuda partimizin tavrı açıktır. Demokratik bir Türkiye ama şeffaf bir Türkiye, temiz bir Türkiye anlayışı biz hareket ediyoruz. Umut ediyorum bu iddialar en kısa zamanda gün yüzüne çıkacaktır. Kimse temiz toplumun geleceği için hırsızlığın üstünü örtmeyecektir, örtmemelidir.”

İÇERİDEKİLERİN DUYGULARININ ŞAHİDİYİM
Bir ay önce tutuklu bulunan Mardin E tipi cezaevinde gelen Mardin Milletvekili Gülser Yıldırım da “Bir ay önce buradan çıkarken şöyle bir cümle kullanmıştım. Ardımıza bıraktığımız arkadaşlar, dururken bir cezaevi çıkışının sevincini yaşayamıyoruz demiştim. Bunun yine tekrarlıyorum çünkü cezaevinde bulunan arkadaşlarımız sadece bu çıkan arkadaşlarımızla sınırlı değildir. Ne zaman ki cezaevleri bütün siyasi tutuklulara gerçekten kapıları açıldı bütün siyasi arkadaşlarımız dışarı çıktı işte o zaman bunun sevincini en derinden yaşarız. Bütün beklentimiz budur. Dışarı çıkan her arkadaşımızın koğuşunda geride bıraktıkları arkadaşlarda nasıl bir duygu yarattığının bizzat ben şahidiyim. Çünkü sen orada arkadaşlarını bırakıp çıktığında değişen bir şey olmuyor. Bu halkın beklentisi Türkiye’de demokrasinin gelişmesi adına ve bu sürecin amacına ulaşması adına kamuoyunun beklentisi bu yönlüdür. Umarım bu yönlü çalışmalar meclise bir sonuca ulaşır ve bütün arkadaşlarımız bu çerçevede serbest bırakılır. Çünkü hepimizin dosyaları KCK adı altında benzerdir. Hiçbirinde bir farklılık yoktur.”dedi.

5 YIL BİLE AB’YE GÖRE UZUN BİR SÜRE
Demokratikleşme paketinde şuan cezaevinde bulunan öncelikle hasta tutukluları etkilemiyorsa, eğer KCK tutuklularını etkilemiyorsa, siyasetin önünü açma noktasında değilse desteklemeyeceklerini ifade eden Yıldırım, “Siyaset yapan bütün arkadaşlarımız cezaevinden çıkması gerekiyor. Beklentimiz bu yönlüdür. Bu beklentiler amacına ulaşmazsa bu halkta da büyük bir kırgınlık yaratıyor. Uzun tutukluluk süreleri AB ile karşıladığımızda Başbakan 10 yıldan 5 yıla indireceğiz diyor ama 5 yıl da çok fazla bir zaman. Özellikle Hatip Dicle arkadaşımız buradan selamlıyoruz. Ve onunda bir an önce KCK adı altında tutuklu bulunan arkadaşlarımızla beraber aramızda görmek istiyoruz.”şeklinde konuştu.
Kadınların zılgıtları eşliğinde tahliye edilen tutukluları BDP’liler sevgi gösterisi ile karşıladı.